Posts tagged Yemek
Kahve Maskesi
0Sabah kahvenizi içmeden önce ılık bir duş alıp güne zinde başlamak ve teninize ipeksi bir dokunuş kazandırmak ister misiniz? Kahveyle güzellik sırları MSN Kadın’da!
Kahve Bakımıyla Güzelleşin!
Kahve; içeriğindeki uyarı maddeler sayesinde cildin sıkılaşmasını ve kan dolaşımının hızlanmasını sağlar. Bu sayede cildin toparlanmasına, selülit sorunun yok edilmesine yardımcı olur. Günümüzde birçok selülit ve cilt bakım kremlerinin içinde kahve özü bulunmasının sebebi budur.
Selülitler İçin,
Hem pürüzsüz bir tene kavuşmak hem de basen bölgenizdeki selülitleri ortadan kaldırmak için kendinize 10 dakika ayırmanız yeterli!
Pamuklu kumaştan üretilmiş kesenin içine 1 yemek kaşığı kadar kahve çekirdeği koyun. Sabah ılık duşunuzu alırken; kahve dolu keseyi ıslatarak tüm vücudunuza hafifçe bastırarak uygulayın.Kahve kürünü her gün düzenli olarak uyguladığınızda selülitlerde gözle görülür azalma olduğunu fark edeceksiniz!
Gözaltı Torbaları İçin,
Kahvenin damarları uyarıcı etkisiyle gözaltında oluşan şişlik ve torbaları yok edebilirsiniz.
Pamuklu kumaştan üretilmiş kesenin içine 1 tatlı kaşığı kahve çekirdeği koyun. Keseyi hafifçe ıslatıp buzlukta 5 dakika bekletin. Sürenin sonunda gözaltlarınıza keseyi hafifçe bastırarak uygulayın.
Popularity: 1% [?]
Dr. Kubilay İle Diyet
0Öğün atlamayın, programlı form tutun.
Şişmanlamak için artık çok neden var. Ama sağlıklı kilo vermenin ve kiloyu korumanın da bir çok yolu bulunuyor. Önemli olan, sağlığı koruyan yemek perogramlarına sonuna kadar bağlı kalmak.

Dr. Gürkan Kubilay, öğün atlamanın kilo verme konusunda sanılanın aksine, yarar yerine, büyük zarar verdiğini belirtiyor.
Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, stres, ulaşım ve iletişim olanaklarının fazlalığı sayesinde birçok işi az enerji sarfederek yapabilme ve büyük şehirlerde yürüyüş ya da spor alanlarının gittikçe azalması…
Anlayacağınız, şişmanlamak için o kadar çok neden var ki! Bu konuda çok bilinçli olunması gerektiğini artık hemen hemen herkes biliyor. Çünkü dünyada bir obezite salgını var ve kilolu insanların sayısı gün geçtikçe artıyor. Sadece kepek ekmek yiyerek, çaya ya da kahveye şeker atmayarak veya yağlı yiyeceklerden uzak durarak zayıflanamayacağı apaçık ortada… Bu nedenle bilinçli olunmalı, en önemlisi uygun bir diyet programı belirlenmeli ve mutlaka spor yapılmalı…
Spor demişken, akla ağırlıkların altında ezilmek ya da deli gibi koşmak gelmesin. Çünkü İç Hastalıkları Uzmanı Dr.Gürkan Kubilay, ileride de yapabilecek miktarda ya da tempoda sporun kişiye fayda sağlayacağını belirtiyor ve şöyle devam ediyor: “insanlar boş bir dönemleri olduğunda, zayıflamak için deli gibi spor yaparlar. Ama şu çok önemlidir. Daha sonra yapamayacağı düzeyde sporu asla yapmayın. Çünkü vücut sizden, başladığınız bir şeyin devamını istiyor. Yani sizin ortalama haftanın dört günü 40’ar dakika boş vaktiniz varsa, o sürede spor yapın. Yoksa gaza gelerek, bir aylığına ya da iki aylığına deli gibi tenis oynamanız, yüzmeniz veya bisiklete binmeniz, metabolizmayı o kadar yüksek seviyeye çeker ki, bir süre sonra size “lütfen hep devam et” der. Ama siz daha sonraki dönemde devam edemediğiniz için sorunlar ortaya çıkar. Dolayısıyla, spordaki en önemli kural; hayatınız boyunca yapabileceğiniz ortalama bir düzende spor yapmanızdır. Kendi kapasitenizin çok üstünde yaptığınız spor, daha sonra zarar verir. Bırakılacak spor, yapılmayacak spordur. Dünya Sağlık Örgütünün son çalışmaları şunu gösteriyor: Günde 12 dakikalık ve haftada 84 dakikalık bir yürüyüş bile metabolizmaya destek sağlıyor.”
ZAYIFLAMA SEKTÖRÜNÜN ETKİSİ!
İnsanların şişmanlamalarının temel nedeninin tahmin edildiği gibi çok yemek ya da öğün atlamak olmadığını belirten Dr.Gürkan Kubilay, asıl nedenin zayıflama sektörü olduğunu söylüyor. Çünkü insanlar zayıflama sektörünün sunduğu şeylerin yanlış yada doğru olduğuna karar verme gücüne sahip değil. Televizyonda zayıflama ürünleriyle ilgili tanıtımlarda; “… ay…. ürünü kullanırsanız… kilo zayıflarsınız” veya “sizi tok tutar ve bundan sonra hayatta kilo almazsınız” şeklinde sözlerin sarfedildiğini belirten Dr. Gürkan Kubilay, bunların boş vaatler olduğunu ve yapılması gerekenin doğru insanlardan doğru mesajları almak olduğunu ifade ediyor. Doğru kişilerden yardım almanın rahatsızlıkları gidermek konusunda ilk kural olduğuna vurgu yapan Dr. Kubilay, ikinci kuralın ise yiyeceklerin başkalarıyla paylaşılması olduğunu söylüyor. Çünkü bu şekilde yiyeceğiniz yemek miktarı azalıyor ve buda kilonuzun kontrolünü kolaylaştırıyor. Rahatsızlıkları gidermedeki son kural da inanç… Başarılmayacak hiçbir iş yoktur!
Kilo ile ağırlığın ayrı şeyler olduğunu ve bunların çoğu kez birbirlerine karıştırıldığını ifade eden Dr.GürkanKubilay, vücutta ki yağ oranının bu noktada belirleyici olduğunu vurguluyor. Yani bir insanı başkasının gözünde şişman gösteren şey vücudundaki yağ miktarıdır. Dr. Kubilay, kas oranı ile kemik ağırlığı fazla, boyu da uzun olan bir insana, kilosu 100 civarında bile olsa, şişman denilemeyeceğini belirtiyor. Dünyada çok sık kullanılan beş çeşit diyetin varlığına işaret eden Dr. Kubilay, bunları şu şekilde sıralıyor:
“İlki, az yağlı yemek… Yani yağı azaltan diyetler… Bu diyetlerde, kullanılan yağın miktarı azaltılıyor, ikincisi, karbonhidratları azaltan diyetlerdir. Bunlarda pastalar, börekler, pilavlar ve makarnalar gibi yiyecekler azaltılır. Üçüncüsü, glisemik indeks ile ilgili olan diyettir. Sizin her yediğiniz yemek öncelikle vücuttaki kan şekerini yükseltiyor. Bazı yiyecekler yenildikten sonra kan şekerini daha yavaş yükseltiyorlar. Bu iyi bir şey… Çünkü kan şekeriniz ne kadar yavaş yükselirse, o kadar yavaş acıkırsınız. Dördüncü diyet çeşidi, eksiltme diyetidir. Bu çok kullanılan bir diyettir. Her yiyecek belli miktarda azaltıyor. Şunu belirtmek lazım… Mesela denir ya ekmeği kestim’… Hayır, her şeyi almak zorundasınız. Yağ da almak gerekiyor. Çünkü hepsi vücutta bir yapı taşıdır. Beşincisi ise grup tedavisidir. Bu benim de sevdiğim bir yöntemdir.”
Popularity: 1% [?]
Kilonuzu Korumak İçin
0Dr.Ender SARAÇ’ tan Kilonuzu korumak için tavsiyeler :
Uz.Dr. Ender SaraçSağlıklı yaşam ve sağlıklı kilo verme konusunda bazı püf noktalarını yazmaya devam ediyorum. Bu 23 maddeyi iyice okursanız, sıkı diyet yapmadan, sadece bu kurallara uyarak sağlıklı kilo verebilirsiniz. Hiçbir zaman beyninize “Yapamayacağım”, “Ya veremezsem”, “Versem de geri alırım” gibi olumsuz mesajlar yüklemeyin.

1- Beyaz un, beyaz şeker, ağır yağlı kızartma, ağır şarküteri ürünleri ve şekerli meşrubatlardan uzak durun.
2- Her şeyden önce inanın, karar verin. Zayıflama beyinde başlar, unutmayın.
3- Başlamaktan önemlisi olan istikrarlı olmak ve devam etmektir. Kendinizi sürekli motive edin.
4- Yemek aralarında ılık, sıcak su, ayrıca başta yeşil çay olmak üzere sık sık bitki çayları için.
5- Bir adım ölçer alın ve onu günde 10 bine tamamlamaya çalışın. Eğer alamıyorsanız her gün 1 saat tempolu yürüdüğünüzden emin olun.
6- Zencefil, sivribiber, kekik, biberiye gibi toksin atmaya yardımcı baharatları günlük tüketim listenize ekleyin.
7- Akşam geç ve ağır yemeyin. Dolu mideyle yatağa girmeyin.
8- Mutlaka kahvaltı edin, asla öğün atlamayın. Ara öğünlerde başta meyve olmak üzere minik, sağlıklı atıştırmalar yapın.
9- Doğru nefes aldığınıza emin olun ve gün içerisinde 20-30 kez sık sık geriye doğru esneyip burundan nefes alıp ağzından verin.
10- Beslenme programınızda tam buğday, yulaf ezmesi, yağsız süt ürünleri, balık, tavuk etinin beyaz kısmı, yumurta beyazı, yeşillikler, bakliyatlar, mevsim sebzeleri, az şekerli mevsim meyveleri ve ölçülü miktarda zeytinyağı olsun.
11- Düzenli olarak kan tahlili yaptırın. Kilo veremiyorsanız veya zayıflarken kendinizi kötü hissediyorsanız mutlaka bir hekime başvurun.
12- Birden aşırı kaçamak yapmak yerine az miktarlarda olmak koşuluyla özlediğiniz gıdalardan az az, nefsinizi köreltecek şekilde tüketin.
13- L-Ornitin doğal hapları kiloyu hemen geri almamak konusunda yardımcı olabilir.
14- İştah patlamalarına engel olmak için sık sık iştahı baskılamaya yardımcı olabilen yeşil elma, zerdeçal, nane kokularını koklayın.
15- Beden tipinize göre beslenmeyi öğrenmek ve size kilo aldırabilirken başkasına aldırmayabilen gıdaları öğrenmek için ayurvedaya göre beden tipinizi öğrenin. Bu konuda ayurveda kitapları içindeki testler size yardımcı olacaktır.
16- Mutlaka kendinize sözünü dinleyeceğiniz bir sağlıklı yaşam, diyet dostu edinin. Bu kişi haftada bir kilonuzu ölçsün ve sizi ara sıra kontrol etsin. Bu kişi sözünü size geçirebilecek herhangi bir kişi olabilir. (Komşunuz, iş arkadaşınız, patronunuz, eşiniz, anneniz, babanız, dayınız, öğretmeniniz, amcanız vs.)
17- Eğer aşırı iştaha engel olamıyorsanız hekime danışarak bazı destekleri kullanabilirsiniz. Çok özel durumlarda ise ancak ve ancak tıbbi kontrol ile hekime danışarak kimyasal ilaçlara başvurulabilir.
18- Ömür boyu hiç aksatmadan düzenli spor ve egzersiz yapmak çoğu kişi için neredeyse olanaksızdır. Zaten bunu başarabilenler kilo almıyorlar. Ama zayıfladıktan sonra da haftada 3 kez olsun spor veya egzersizi bırakmayın, devam edin. Hiçbir şey yapamıyorsanız evde yarım saat kadar hızlı hızlı dans edin. En azından nabzınızı hızlandırın ve ter atın. Hiç vakti olmadığını ve spor salonlarına gidemediklerini söyleyenlerin bile en azından yarım saat dans etmeye vakti vardır.
19- İnsanda stresin ve gerginliğin azalmasını sağlayarak daha bilinçli yemek yemeye yardımcı olan bir rahatlama, gevşeme tekniğini öğrenmenizde sayısız yarar var. Çünkü günlük yaşamın koşturmacası gittikçe iç dengeleri bozar ve kişinin kendine bakmasına engel olur.
20- Düzenli masaj yapın, eğer yaptırabiliyorsanız yaptırın. Kişi ara sıra soyunmalı ve kendi bedenini kontrol etmeli. Ciddi bir değişiklik varsa erkenden farkında olmalıdır. En azından haftada bir kez kendinizi iyice kontrol edin ve fazlalık olan yerlerinize konsantre olarak o bölgelerinizin inceldiğini hayal edin.
21- Ayda 1 kez aynı giysiyle fotoğraf çektirin ve her ay aradaki farkı gözlemleyin. Bu fotoğraflardan kendinize bir albüm yapın ve sırasıyla tarihlendirin.
22- Doğru yemeği biliyorsunuz ama doğru içmeyi biliyor musunuz? Yine pek çok kişi “Ben az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” der. Ben de onlara içeceklerini sorarım. Gün boyu az yemek yediği halde çok miktarda yağlı ayran, kefir, kolalı içecekler, meşrubatlar, şeker eklenmiş sıcak içecekler gibi asitli ve tatlı içecekleri tüketen kişilerde görünmeyen bir kalori ve bazen de yağ alımı olur. Dikkat edin! Az yiyor olabilirsiniz ama içeceklerle tahmininizden çok daha fazla şeker veya yağ alıyor olabilirsiniz. Bu nedenle sık sık hatırlatıyorum ki sadece ne yediğiniz değil ne içtiğiniz de önemlidir.
23- İçinde 7 şifalı maddenin bulunduğu bitkisel destelerden de kullanabilirsiniz. Kilolarınızı daha kolay vermeniz ya da verdiğiniz kiloları korumak için işe yarayacaktır.
Maden Suyu halsizliğe iyi gelir, güzelleştirir
Yazın bedene belki de en doğal destek maden suyudur. Sadece sıvı ihtiyacını karşılamakla kalmaz aynı zamanda bedenin ihtiyacı olan ve yorgunluğa karşı koruyucu bir etki sağlayan iyon ve mineralleri de içerir. Düşük tansiyona ve buna bağlı halsizliğe de engel olur. Maden suyu, içerdiği sodyum, potasyum, klor, demir, manganez gibi doğal maddelerle enerji verir, yazın diri tutar, cildi güzelleştirir.
Enerjinizi sabit tutmak ve sağlıklı olmak için diyetlerin vazgeçilmezi maden suyu ve soda aynı şey değildir. Soda, genelde doğal kaynak sularından değil, sentetik olarak hazırlanan bir karışımdır. Soda, ya da karbonatlı su içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan sudur.
Maden suyu ise, tamamen doğaldır, yaz sıcaklarında özellikle cam şişede olanları günde 2 küçük şişe, çok terliyorsanız günde 3-4 şişeye kadar içebilirsiniz. Sadece çok yüksek tansiyonu olanlar içtikleri miktara dikkat etsinler.
Balıksız diyet yapılmaz
Balık, diyetlerin olmazsa olmazlarından biridir. Protein açısından zengin, sağlığa zararlı yağ açısından fakirdir. Bazı balıklarda Omega 3 içeriği daha yüksektir. Omega 3 özellikle somon, hamsi, ayı balığı gibi derin ve soğuk deniz balıklarında daha yüksektir. Bu nedenle, balığı diyet günlerinin dışında da sofranızdan eksik etmeyin. Özellikle çocuklarının daha zeki olmasını isteyenler, erken yaştan itibaren bolca yedirsinler.
Balığı buğulama, ızgara gibi yöntemlerle pişirir ve derisini ayıklarsanız besleyici özellikleri açısından zengin olur ve yüksek kolesterol açısından da bedeninizi yormaz. Özellikle hamileler de gelecekteki çocuklarının sağlığı için haftada 2-3 kere kızartma olmayan, taze balık yemeye gayret etsinler. Menşeini bilmediğiniz kirli olabilme riski olan yerlerden çıkabilecek kefal gibi balıkları alırken çok dikkat edin.
Balık soğuk da yenir
Balık pilaki
Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa yaz aylarında balığı soğuk da yiyebilirsiniz. Aşağıda tarifini vereceğim balık pilaki hem sağlıklı bir yemektir hem de yazın balığın kendilerine ağır geldiğini veya çok ısıttığını söyleyenler için uygundur. Özellikle Ege bölgesinde yaz aylarında tüketilen bu soğuk balık yemeği lezzetli, hafif ve sindirimi kolay bir alternatiftir. Yazın balığın kokusundan yakınanlar için de idealdir.
Malzemeler
1 kilo beyaz etli bir balık (palamut, kolyoz, lüfer, levrekten biri)
3-4 orta boy soğan
3-4 orta boy domates
5-6 adet sarımsak
1 demet maydanoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber
Hazırlanışı: Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalara kesin. Soğanları salata soğanı gibi halkalara doğrayıp tavaya koyun. İsterseniz taze soğan kullanın. Yağda soğanları hafif öldürün.
Domatesin kabuklarını soyup fındık büyüklüğünde doğrayarak soğana ilave edin. Maydanozu da yıkayıp ince kıyarak, tuz, biberi de koyun ve bir-iki kere karıştırın. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun. Yayvanca bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin. Sosun diğer yarısını da balıkları tamamen örtecek şekilde yayın. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun. Üzerine bir su bardağı suyu ve limon dilimlerini de koyup kapak kapatın. Balıkları ya fırında ya da orta hararetli ateş üzerinde suyunu çekinceye kadar pişirin.
Diyet dostu çaylar
Diyet yaparken cinsel gücünüz azalıyorsa
Malzemeler
1 çay kaşığı dolusu mate yaprağı
1 çay kaşığı ginseng
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
Yarım tatlı kaşığı toz zencefil
2 adet avokado yaprağı
Şişkin ve ödem sorunu olanlara
Malzemeler
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
1 tutam mısır püskülü
1 tutam kiraz sapı
3-4 adet saplı orta boy maydanoz
1 adet avokado yaprağı
2 adet parmak ucu kadar zencefil.
Buzlu Türk kahvesi
Yaz günlerinde size evde hazırlayabileceğiniz kolay ve keyifli bir tarif veriyorum. Türk kahvesini hepimiz seviyoruz ama sıcak günlerde serinletici bir şekle dönüştürebileceğiniz buzlu Türk kahvesini de deneyin.
Hazırlanışı: Bildiğiniz usul, 1 fincan az, orta ya da şekerli Türk kahvesi yapın. Sonra bu yaptığınız kahveyi aynı miktar kadar soğuk su ve bir kahve fincanı kadar da yağsız sütle karıştırın. Kahvenin dibindeki telvenin fazlasını fincanda bırakın ama az bir kısmı karışımı yapacağınız bardağın içine karışmış olsun. Sonrasında bardağın içerisine 5-6 parça buz atarak ve üzerini kapatarak veya bir karıştırma kabında iyicene çalkalayarak karıştırın. Soğuk olarak yavaş yavaş için. İsteyenler içerken üzerine birazcık kakao tozu da serpebilir. Karışımı iyice köpürtene kadar çalkaladığınızdan emin olun.
Popularity: 1% [?]
Cinsel Gücü Arttıran Öneriler
0Erkekte cinsel gücü arttıran 5 altın öneri
3) Güney’de özellikle Antakya’da çiftleşme dönemi öncesinde yaşlı veya kısır olan keçilerin çakşır otu bitkisinin köklerini yedikleri, ardında da yavruladıkları gözlemlenmiş. Bunun üzerine özellikle sperm sayısı az olan erkekler için çakşır kökü suyu geliştirilmiş.
Acı bir tadı olan bu su özel bir yöntemle elde ediliyor. Sadece keçilerde değil, insanlarda da erkeklik gücünü arttırıyor, sperm sayısını çoğaltmakta olumlu bir etki yapıyor.
4) Düzenli egzersiz ve kasları kuvvetlendirici hafif sporlar. Testosteron yani erkeklik hormonu düzeyini canlı tutacak her türlü bedensel aktivite erkek için yararlıdır.
5) Bu beşli karışım cinselliği kuvvetlendirir
Azgın teke otu (Epimedium Sagittatum)
Çoban çökerten otu (Tribulus Terrestis)
Amerikan Gingsengi (Panax Ginseng)
Japon eriği (Gingo Biloba)
Testere Palmiyesi (Savpalmetto)
Malzemeler
1 kilo saf, iyi kalite bal
3 çorba kaşığı arı poleni
250 gram toz zencefil
100 gram dövülmüş kişniş
50 gram dövülmüş kakule
150 gram dövülmüş toz kırmızı ginseng
100 gram ısırgan tohumu
100 gram dövülmüş ya da toz haline getirilmiş keçi boynuzu
2 gram safran
2 çorba kaşığı kırmızı pul biberi öğütüp karıştırın.
Yapılışı: Tahta bir kaşıkla macun haline getirin. Güneş görmemesi için bir folyoya sarın. Sabah ve akşam 1 tatlı kaşığı dolusu tüketin. Çok ileri safhada olmayan sertleşme sorunlarında bu macun tarifi genelde işe yarar.
Faydaları: Tabii bu karışım doğal canlandırıcıdır ve doping etkisi yapar. Baldaki doğal şeker içeriğiyle ve yapısıyla güçlendiricidir. Safran çok özel bir cinsel uyarıcıdır. Zencefil, kişniş yorgunluğu alır ve cinsel organların dolaşımını destekler. Özellikle arı poleni hücre yenilenmesi ve sperm hücrelerinin desteklenmesi için çok yararlıdır. Baba olmayı düşünenler için de iyi bir uyarıcı, sperm miktarı ve kalitesini doğal yolla arttırıcıdır.
Andropozdaki erkeğin kurtarıcısı
1 litre suya, 2 poşet mate çayı, 1 tatlı kaşığı öğütülmüş kırmızı-kore ginsengi, 1 tatlı kaşığı zencefil, yarım tatlı kaşığı öğütülmüş meyan kökü katın. Bu karışımı kaynar suda 2-3 dakika fokurdatın.
Kaynayınca 3-4 dakika demlenmeye bırakın. Sonrasında sıcak olarak biraz esmer şeker katın ve gün içinde için. Yüksek tansiyonu olanların içmesini önermem.
Cinsel hayatı hareketlendiren yiyecekler
Yulaf ezmesi: Sabah kahvaltınızla bir kahve fincanı kadar tüketin.
Ginseng: Özellikle kırmızı ginseng (Kore ginsengi) erkekler açısından daha yararlıdır. Cinsel açıdan uyarır, yorgunluğa iyi gelir, doğal testosterondur. Sperm miktarı ve sayısını artırır. Hap olarak alınabileceği gibi jelleri ve tozları da vardır. Ginseng genç ama beyni yorgun erkekler, yoğun çalışanlar için erkeklik hormonunu destekleyici doğal bir yardımcıdır.
Kırmızı pul biber: Yemeklerinizin üzerine az miktarda katabilirsiniz.
Fındık: Yoğun lif ve doymamış yağ asitlerine ek olarak içerdiği yoğun E vitamini sperm üretiminin artmasını sağlar, kolesterolün olumsuz etkilerine karşı korur. Günde bir küçük avuçtan fazla yemeyin.
Çikolata: Mutluluk hissi veren beyindeki kimyasal hormonların salgılanmasına yardımcı olur, cinsel gücü arttırır.
Kabak çekirdeği: İçerdiği yoğun çinko ve doymamış yağ asitleriyle erkekler için yararlıdır. Günde bir avuç ve tuzsuz olarak yenmesi yeterlidir.
Mesir macunu: Karışımın içerisindeki bitkiler cinsel gücü arttırır.
Zencefil: Tüm vücudu uyarır.
Roka: Cinsel gücü arttırır.
Antepfıstığı, fıstık, fındık, ceviz, badem, Hint fıstığı, incir: Cinsel arzuyu arttırır. İçeriğinde bulunan E vitamini cinsel organlara giden kan dolaşımını hızlandırarak seks dürtüsünü arttırır.
Avokado: İçeriğindeki antioksidanlar seks hormonlarının üretimini hızlandırır.
Keçi boynuzu: Günde 2 tane keçi boynuzu yemek cinsel isteği arttırır.
Sade yağ (tereyağın orta kısık ateşte yakmadan sürekli karıştırılarak köpüklerini alıp atarak hazırlanmış olan şekli.)
Tropikal meyveler
Bal kuru meyveler
Tavuk suyu
Peynir
Tahin
Pekmez
İstiridye
Kırmızı et (yağsız olmalı)
Erkeklerde en iyi cinsel uyarıcı aslında uyku. Erkeklere pek çok öneride bulunulmasına rağmen cinselliğin canlanması için en yararlı yol uyumak. Uyumak istemiyorsanız 10 dakikalık kısa bir şekerleme ya da ayaklarınızı 5-10 dakika yukarı kaldırarak dinlenmek enerji toplamanıza yardımcı olur.

Popularity: 1% [?]
Kalıcı Kilo Kontrolü
0Kalıcı kilo kontrolü için ipuçları
Beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirmenin vakti geldi…

Kışın giysilerle örtülen fazla kiloların rahatsızlık verdiği bu günlerde, kilolarını verebilmek için acele etmeyin. Kilo kaybı konusunda gerçekçi olun. 1 kilo yağdan vermek için 7000 kalori harcamak gereklidir. Günlük ortalama 500 kalori azaltılarak, haftada ancak yarım kilo verilebilir. Bunun için haftada yarım veya 1 kilo arası kaybı hedefleyin. Haftada 1 kez tartılın.
“Hızlı Zayıflama” sağlığınızı olumsuz etkiler. 5-6 ayda aldığınız kiloları, birkaç haftada vermeye çalışmayın… Nefesinizi tuttuğunuzda, daha derin bir nefes alma ihtiyacı hissedeceğinizi düşünün… Aşırı açlıkla uygulanan diyetler de buna benzer. Sonrasında kilo almanız kaçınılmazdır. Kilo verme hızınız yavaşlarsa moralinizi bozmadan azimle diyetinize uymaya devam edin, hareketinizi artırın. Direnç kırıldığında, kendinizle gurur duyacaksınız.
Mutlaka kahvaltı edin. Geceden düşen kan şekerini dengeleyen, güne başlarken bedensel ve zihinsel fonksiyonlar için çok gerekli olan enerjiyi sağlayan kahvaltıyı asla ihmal etmeyin. Diyetteyken tüm gün tok ve enerjik hissetmek için ana ve ara öğünleri atlamayın.
Tüm besin gruplarından, size uygun dengeli porsiyonlarda tüketerek sağlıklı beslenme alışkanlığı kazanın. Karbonhidrat-Protein ayrımı vb. besin gruplarını ayırmak bilimsel değildir. Doğru karbonhidratları seçin. Çok tahıllı, yulaflı veya çavdar ekmeği gibi tam tahıllı ekmekler, beyaz unlu makarna yerine kepekli makarna, beyaz pirinç yerine esmer pirinç veya bulgur daha doğru seçim olacaktır. Yağsız et, yarım yağlı veya yağsız süt ürünleri vb. düşük yağlı besinleri tercih edin. Özellikle dışarıda yemek yerken porsiyon kontrolüne dikkat edin. Yemeği arkadaşınızla paylaşın.
Canınız tatlı istediğinde veya atıştırmalık yiyecek isterseniz, önce büyük bir bardak su veya tatlandırıcı eklenmiş meyve/bitki çayı için. İsteğiniz sürüyorsa, sebze ve meyveler ilk tercih olmalıdır. Süte veya yoğurda tatlandırıcı ve kan şekerini dengeleyen tarçın ekleyerek tüketebilir, içine meyve ekleyebilirsiniz. Yine şekersiz dondurma, şekersiz çikolata veya kalorisi düşük tatlılar da masum atıştırmalar olabilir.
Güneşin olumsuz etkisinden korunmak için yeterli omega-3′ü haftada 2-3 kez, ızgara, buğulama, fırında veya haşlanmış (kızartılmamış) balık tüketerek almak önemlidir. Ayrıca semizotu gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler, ceviz, fındık vb. kabuklu yemişler de omega-3 içerir.
Özellikle mevsime uygun sebze ve meyvelerden, günde 7-9 porsiyon (en az 5 porsiyon) tüketin. Her renk besinin farklı faydaları olduğundan çeşitliliğe önem verin. Hem vitamin kaybı, hem yüksek kalori alımı, hem de kanserojen madde oluşabilme riski açısından, kızartma yönteminden uzak durun.
Yaz ve kış beslenmesi arasındaki en temel fark sıvı tüketimidir. Metabolik Hızın azalmaması, sindirim, emilim gibi görevlerin yapılabilmesi, hücre, doku, organ ve sistemlerin çalışması, atıkların vücuttan atılması ve vücut ısısının dengelenmesi için, günde yaklaşık 2,0-2,5 litre su tüketimini ihmal etmeyin. İçeceklerinize şeker eklemeyin. Kaç tane şeker kullandığınızı gözden geçirin. Günde sadece 1 adet küp şeker azaltarak yılda yaklaşık 1 kilo verebilirsiniz…
Daha aktif olun. Günde en az 30 dakika orta şiddette egzersiz yapın. İdeal olan bu miktarı yavaş yavaş artırarak günde 45 dakika – 1 saate ulaştırmaktır. Alışkanlıkları pekiştirmek ve problemleri tespit etmek için bir günlük tutun. Bu sayede, diyetinize uyumunuz ve başarınız artacaktır. Diyetinize harfiyen uymanızı engelleyen durumları ve canınızın istediklerini hafta boyunca tespit edip not alabilir, hafta sonunda ödül olarak en çok istediğinizi seçip, aşırı olmayacak makul porsiyonda tüketebilirsiniz.
“Yeterli ve Dengeli Beslenme bir yapboz gibidir. Hiç bir öneri mucize yaratamaz. Yukarıda saydığım tüm noktalar bu yapboz için önemli parçalardır…”
Popularity: 1% [?]
Ortareksiya Nedir Ne Yapılmalı?
0Yeme bozuklukları zincirine yeni bir halka daha eklendi.
Sağlıklı Yeme Takıntısı.
Gerek güzellik kavramının “zayıf kadın-atletik erkek” kalıbına sıkıştırılması gerek diyet kavramının “sağlıklı beslenme davranışı” gibi algılanması insanlarda çeşit çeşit yeme bozukluğu yarattı. Günümüzde bir tarafta vitamin açısından fakir, yağ açısından zengin fast food tipi beslenme ile aşın şişmanlamaya (obeziteye) doğru giden bir bozukluk var; öteki tarafta zayıf kalmak için şekersiz, tuzsuz ve yağsız yiyeceklere endeksli bir yaşam. Oysa ikisi de sağlıklı değil.ORTOREKTİK MİSİNİZ?
Aşağıdaki sorulara “evet” cevabı veriyorsanız, bu ortoreksiya belirtisi gösteriyorsunuz anlamına geliyor.
- Yarının yemeğini bugünden planlıyor musunuz?
- Yemeğin sağlıklı olması sizin için lezzetli olmasından daha mı önemli?
- Steril yiyecekler yedikçe sağlığınızın bozulduğunu hiç fark ettiğiniz oldu mu?
- Dün yaptığınız diyet bugün size yetersiz mi geliyor?
- Sağlıklı beslenmeyenleri küçümsediğiniz oluyor mu?
Her besinin aşırı sağlıklı olması insanı tek boyutlu beslenmeye kadar götürebiliyor. İşin bir de kişiyi anoreksiyaya itecek boyutu var. Aşırı derecede takıntılı olmak yerine dengeli beslenme konusunda bilinçli davranmak gerekir. Çünkü unutmamalıdır ki beslenme, gıdalarla yapılan ve takıntı boyutuna varmayan, özenle yapılması gereken bir eylemdir.
10 YIL İÇİNDE YAYGINLAŞACAK!
Amerikan Diyetisyenler Derneği’nin son yayınlarında bu sorunun 10 yıl içinde yaygınlaşacağı belirtiliyor. Yeme bozukluğu fazla yeme ve devamlı rejim yapma takıntısı şeklinde olduğu gibi kişinin her yediğinin sağlıklı olup olmadığını kontrol etme takıntısı şeklinde de kendini gösterir. Bu kişiler için yiyeceklerin saf, katkısız ve işlenmemiş olması oldukça önemlidir. Bu yüzden çoğu sebze ve meyveyi çiğ yerler. Çoğu da vejetaryendir. Kendi bildiklerinin tek doğru olduğuna inanıp kafalarının dikine giderler. Bir gün gelir, yaşamları bir kısır döngünün içine girer: Bir sonraki öğünü planlamak, sağlıklı yiyecek satan marketleri dolaşmak, yemek hazırlamak ve yemek. Bu nedenle sağlıklı tercihlere yönelme alışkanlık haline gelmeli, hiçbir şeyde aşırıya kaçılma-malıdır.
ZARARLI MADDE KORKUSU
İngiltere’deki Beslenme Bozuklukları Derneği’ne göre, ortoreksiya gelecek yıllarda insanlığı tehdit edecek. Çünkü saplantı halinde sağlıklı gıdalara bağımlılık geliştiren kişilerin diyet yapan bir insandan farkı yoktur. Bu kişiler yediklerinin içinde zararlı bir madde bulma korkusu yüzünden çok seçici davranırlar. İlerlemiş vakalarda tıpkı anoreksiya nervoza hastalanndaki gibi hızlı kilo kaybı görülür. Zararlı maddeye karşı duyulan derin korku yüzünden öyle çok yiyecekten vazgeçerler ki sonunda bir-iki tür yiyeceğe kalırlar. Bu da oldukça sağlıksız bir durumdur.
Yeterli ve dengeli beslenmek bu noktada çok önemlidir. Diyet yapabilirsiniz ama dozunu kaçırmayın. Tadınızı kaçıracak zorlamalarla kendinizi bunalıma sokmayın. Yemek kişinin kendini cezalandırmasına veya toplumdan soyutlamasına bir gerekçe olmamalı. Bu nedenle sağlıklı beslenme takıntı haline gelip sizi yiyeceklerden soğutmamalı, psikolojinizde birtakım bozukluklar yaratmamalıdır.
Popularity: 1% [?]
YEMEK TARİFİ – İÇLİ KÖFTE
0İçli köfte, tüm dünyada tanınan Gaziantep ve yöresinin zengin mutfak çeşitlerinden birisidir. İçli köfteyi, baklavayı olduğu gibi en güzel Antepliler yapar. Hatay, Diyarbakır, Urfa ve Adana yöresinde de değişik damak tadlarında yapılır; lezzetinden yemeye doyamazsınız.
İçli köfte genel olarak 3 türlü yapılır; içleri değişik olabilir. Yağda, fırında veya kaynamış suda.. Fırın ve kaynamış suda yapılanları yağda kızartılandan daha hafiftir. Biz size ortalama olan ve en çok tanınan yağda içli köfteyi tarif edeceğiz..
MALZEME: (Yaklaşık 50 tane kadar, her biri en az limon iriliğinde..)
1 kilo ince köftelik bulgur, yarım kilo irmik (olmazsa hepsi ince köftelik bulgur da olur), 1 kilo az yağlı kıyma, iki adet iri soğan, 3 diş sarımsak, 1 yumurta, 8-10 adet ceviz, birer tutam; kekik, karabiber, kırmızı toz biber, kimyon, 2 adet sivri biber, 3 adet domates, maydonoz ve bir kaşık arzuya göre domates veya acı biber salçası. İsteyenler köftenin içi için istediği baharatı ilave edebilir veya çıkarabilir..
Önce içli köftenin dışını hazırlıyoruz. Büyük bir kabın veya tepsinin içine bulguru hafif ılık su ile kolay yoğrulması için ıslatıyoruz. 5-10 dakika sonra bir avuç kıyma, biraz karabiber, kimyon ve köftenin kızarırken dağılmaması için bir adet yumurta sarısı ile yoğurmaya başlıyoruz. Hamur kıvamına gelince dinlenmeye bırakıyoruz ve köftenin içini hazırlamaya başlıyoruz.
Daha sert oldukları için önce ince kıyılmış soğan ve sivri biberleri orta ateşteki tavaya atıyoruz. Bir-iki dakika sonra kıymayı ve diğer baharatları aynı tavaya ilave ederek kızartıyoruz.
Kıyma ve diğer malzemeler köftenin dışıyla tekrar pişeceğinden hafif diri kalabilir. En son olarak ince kıyılmış domatesleri ilave edip, birkaç dakika kavurduktan sonra salçayı karıştırıp, indiriyoruz.
İçli köftenin dışı, şimdi yeteri kadar dinlenmiştir. Avcunuza bir top alıp, yuvarlıyorsunuz sonra ortasından delerek, hazırladığınız içi yerleştirmek için yer açıyorsunuz. Köftenin dışı çok kalın olursa, köftenin tadı, bulgura kaçar. Çok ince olursa kızartırken dağılma ihtimali yüksek. Bu yüzden yarım santimetre, yani serçe parmağımızın yarısı genişliğinde olursa köftenin dışı, lezzetinden yenmez..
İçlerini doldurup kapattığımız köfteleri isterseniz dağılmaması için yumurta sarısına batırıp – bandırıp, kızartabilirsiniz.
AFİYET OLSUN..
Popularity: 1% [?]
Gülsuyu ile Cilt Bakımı
0Güzel,taze ve capcanlı bir cilt istiyorsanız, ciltteki kırışıklıklar için doğal çözümler arıyorsanız, ya da cilt lekelerinden şikayetçi iseniz sizlere doğal önerimiz, gülsuyu. Gül suyu ciltte mucizeler yaracak bir çözüm. Cildinize taelik ve canlılık kazandırdığı gibi, ciltteki lekerin yok edilmes ve kırışıklıkların azaltılmasında da oldukça faydalı. Şimdi sırayla cilt lekeleri,kırışıklıklar ve göz altı morlukları için gül suyunun faydalarını görelim.
CİLT LEKELERİ İÇİN GÜL SUYU : Her gün yüzünüzü gül suyu ile temizlerseniz, cildinizdeki lekelerin zamanlakaybolduğunu göreceksiniz. Ayrıca kayısı yağı ve gül yağını karıştırıp, cildinize kullandığınız zaman, cildinjiz gün boyu zararlı etkilerden de korunmuş olacaktır.
CİLT KIRIŞIKLIKLARI İÇİN GÜL SUYU : Yaşınız ilerledi ve zamanla ciltte kırışıklıklar oluşmaya başladı diye sakın üzülmeyin. Çaresi var elbette. Gül suyu mucizesine tanık olun ve tarifimizi dikkatle okuyun.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 2 yemek kaşığı kil,
* 1 çay kaşığı gül yağı
* , 1 çay kaşığı kayısı yağı,
* 1 çay kayığı avokado yağı,
* 1 çay kaşığı buğday yağı,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kilin içine diğer malzemleri katarak çamur haline gelene kadar karıştırın. Elde eetiğiniz maskeyi, göz ve dudak çevresi hariç, tüm yüzünüze sürün ve 20 dakika bekletilip yıkayın. Daha sonra cildinizi gül suyu ile temizleyin
GÖZ ALTI MORLUKLARI İÇİN GÜL SUYU : Göz altlarını gül suyu ile temizlemek, göz altında oluşmuş yağ bezeleri, yorgunluk ve morlukların giderilmesine yardımcı oluyor.
ÖNEMLİ UYARI : Saf gül suyu kullanmayın. Cildinizde tahrişe neden olabilir.
Popularity: 1% [?]
Ankara için iftar vakti – imsak vakitleri
0
Ankara için iftar vakti – imsak vakitleri
11 Ayın Sultanı Yüce Ramazan’ın 3. günü de doldu. Ramazan boyunca iftar vakitleri, imsak saatleri beyazforum.org’da yer alıyor… İşte Başkent Ankara için iftar vakti, imsak saati ve namaz saatleri… (Diyanet saatine göre)
Ramazan ayı, başkentimiz Ankara’da da sevinçle karşılandı. Ramazan’a özel olarak her bir tarafı süslenen Ankara’da, özellikle Gençlik Parkı’nın görüntüsü dikkat çekiyor.
Birlikteliğin, beraberliğin en yoğun olarak yaşandığı ay olan Ramazan, Ankara’da da geleneksel Ramazan törenleri ile kutlanıyor. Ankara’da Ramazan’ın bu yılki odak noktası ise Gençlik Parkı. Rengarenk olan görüntüsü, devasa havuzu ve muhteşem yeşilliğiyle Ankara’nın merkezinde kapılarını Başkentlilere açan Gençlik Parkı, bu kez geleneksel bir eğlenceye ev sahipliği yapıyor.
BİRÇOK EĞLENCE ANKARALILARI BEKLİYOR
Gençlik Parkı’nda bu yıl birbirinden eğlenceli anlar geçeceğe benziyor.
Oruçlulara özel açılan İftar çadırı, Ramazan ile klasikleşen Hacivat-Karagöz oyunu, Aşuk-Maşuk, Orta Oyunu, kukla gösterisi ve Meddah gibi birbirinden eğlendirici anlar, Ramazan boyunca Gençlik Parkı’nda olacak.
Bir diğer dikkat çeken nokta ise, Ramazan’ın gelmesi ile birlikte esnafların da yüzünün gülmesi oldu. Gençlik Parkı’nda, Ramazan ayına yakışır bir şekilde ilahilerle karşılanan, çeşitli gösterilerle eğlenen Başkentlilerin en çok keyif aldığı etkinlik ise alışveriş yapmak oluyor.
Bununla birlikte Ankara’da gösteriler ve geleneksel Ramazan kutlamaları Gençlik Parkı ile sınırlı değil. Ankara’nın 24 noktasında, iftar çadırları da açılmış durumda.
Ankara Büyükşehir Belediyesince, kentin 26 noktasına kurulan yemek merkezi ve iftar çadırlarında her gün 12 bin vatandaşı ağırlıyor.
İŞTE ANKARA’NIN BU YIL Kİ İMSAKİYESİ
| Tarih | İmsak | Güneş | Öğle | İkindi | Akşam | Yatsı | Kıble Saati |
| 13.08.2010 | 4 13 | 5 51 | 13 01 | 16 48 | 19 58 | 21 27 | 12 18 |
| 14.08.2010 | 4 15 | 5 52 | 13 00 | 16 47 | 19 57 | 21 25 | 12 17 |
| 15.08.2010 | 4 16 | 5 53 | 13 00 | 16 46 | 19 55 | 21 24 | 12 17 |
| 16.08.2010 | 4 18 | 5 54 | 13 00 | 16 46 | 19 54 | 21 22 | 12 16 |
| 17.08.2010 | 4 19 | 5 55 | 13 00 | 16 45 | 19 53 | 21 20 | 12 15 |
| 18.08.2010 | 4 20 | 5 56 | 13 00 | 16 45 | 19 51 | 21 18 | 12 15 |
| 19.08.2010 | 4 22 | 5 57 | 12 59 | 16 44 | 19 50 | 21 17 | 12 14 |
| 20.08.2010 | 4 23 | 5 58 | 12 59 | 16 43 | 19 48 | 21 15 | 12 14 |
| 21.08.2010 | 4 24 | 5 59 | 12 59 | 16 43 | 19 47 | 21 13 | 12 13 |
| 22.08.2010 | 4 26 | 6 00 | 12 59 | 16 42 | 19 46 | 21 11 | 12 12 |
| 23.08.2010 | 4 27 | 6 00 | 12 58 | 16 41 | 19 44 | 21 10 | 12 12 |
| 24.08.2010 | 4 28 | 6 01 | 12 58 | 16 40 | 19 43 | 21 08 | 12 11 |
| 25.08.2010 | 4 30 | 6 02 | 12 58 | 16 40 | 19 41 | 21 06 | 12 11 |
| 26.08.2010 | 4 31 | 6 03 | 12 58 | 16 39 | 19 40 | 21 04 | 12 10 |
| 27.08.2010 | 4 32 | 6 04 | 12 57 | 16 38 | 19 38 | 21 02 | 12 09 |
| 28.08.2010 | 4 34 | 6 05 | 12 57 | 16 37 | 19 37 | 21 00 | 12 09 |
| 29.08.2010 | 4 35 | 6 06 | 12 57 | 16 36 | 19 35 | 20 59 | 12 08 |
| 30.08.2010 | 4 36 | 6 07 | 12 56 | 16 36 | 19 34 | 20 57 | 12 07 |
| 31.08.2010 | 4 37 | 6 08 | 12 56 | 16 35 | 19 32 | 20 55 | 12 06 |
| 01.09.2010 | 4 39 | 6 09 | 12 56 | 16 34 | 19 30 | 20 53 | 12 06 |
| 02.09.2010 | 4 40 | 6 10 | 12 56 | 16 33 | 19 29 | 20 51 | 12 05 |
| 03.09.2010 | 4 41 | 6 11 | 12 55 | 16 32 | 19 27 | 20 49 | 12 04 |
| 04.09.2010 | 4 42 | 6 12 | 12 55 | 16 31 | 19 26 | 20 47 | 12 04 |
| 05.09.2010 | 4 44 | 6 13 | 12 55 | 16 30 | 19 24 | 20 46 | 12 03 |
| 06.09.2010 | 4 45 | 6 14 | 12 54 | 16 29 | 19 22 | 20 44 | 12 02 |
| 07.09.2010 | 4 46 | 6 15 | 12 54 | 16 28 | 19 21 | 20 42 | 12 01 |
| 08.09.2010 | 4 47 | 6 16 | 12 54 | 16 27 | 19 19 | 20 40 | 12 01 |
| 09.09.2010 | 4 48 | 6 16 | 12 53 | 16 26 | 19 18 | 20 38 | 12 00 |
| 10.09.2010 | 4 50 | 6 17 | 12 53 | 16 25 | 19 16 | 20 36 | 11 59 |
| 11.09.2010 | 4 51 | 6 18 | 12 52 | 16 24 | 19 14 | 20 35 | 11 58
|
Popularity: 1% [?]

