Posts tagged Tam

Galatasaraya Tam Destek

0
Eski başkanlardan G.Saray yönetimine destek

Galatasaray yönetiminde son dönemde yaşanan sorunların ardından, sarı-kırmızılı kulübün 5 eski başkanının imzasıyla yönetime destek deklarasyonu yayınlandı.

Sarı-kırmızılı kulübün resmi internet sitesinde, eski başkanlar Ali Tanrıyar, Ali Uras, Selahattin Bayezit, Alp Yalman ve Mehmet Cansun imzasıyla, “Galatasaray Spor Kulübü Başkanları’ndan Deklarasyon” adı altında bir yönetime destek metni duyuruldu.

“Son dönemde yaşanan gelişmeler karşısında, Galatasaray Spor Kulübü Başkanlığı görevini yapma onurunu yaşamış Galatasaraylılar olarak, camiamızı birlik ve beraberliğe davet etmek amacıyla aşağıdaki deklarasyonu yayınlamayı uygun gördük” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Galatasaray, ülkemizin en köklü camialarından biri olarak, gelenekleri ve başta sportif olmak üzere birçok alanda yaptığı öncülüğüyle Türk sporunun lokomotif gücü ve simgesi olmuştur. Galatasaray Spor Kulübü başkanı ve yönetiminin her türlü güçlüğe karşın yıllardır kararlılıkla yürüttüğü ve son dönemde sonuçları alınmaya başlanan projelerle öncülüğünü üstlendiği yol, bugün ülkemizin diğer mümtaz kulüpleri tarafından da örnek olarak kabul edilmekte ve takip edilmektedir. Kulübümüzün modern bir vizyona göre yeniden yapılanması ve güçlendirilmesi açısından yürütülmekte olan projelerden alınan sonuçları memnuniyet verici bulmaktayız. Bu zahmetli yolda, kulübümüze fayda sağlamakta olan birçok stratejik projeyi yürüten Galatasaray Spor Kulübü yönetimini ve çalışmalarını destekliyoruz. Kulübümüzün tarihi, bizi diğer kulüplerden ayıran yazılı ve yazısız gelenekler, kurallar getirmektedir. Camiamızın bu geleneklere bağlı olarak hareket edeceğine olan inancımız tamdır.”

Popularity: 1% [?]

Gut Hastalığı İçin Beslenme Önerileri

0

GUT HASTALIĞI İÇİN “SADECE ETi KISMAK” YETMEZ.

54 yaşındayım, gut hastasıyım. Doktorum ilaç kullanmadan önce perhiz yapmamı önerdi. Proteinli besinleri ve eti azalttım, biraz da fazla kilom var. Haftada 3 – 4 gün 45 dakika yürüyorum, bol su içiyorum. Haftada 3 – 4 kadeh rakı içerdim ama tamamen bıraktım. Tatlı genelde sevmem, ama tam olarak neler yemem gerektiği konusunda emin değilim. Bilgilendirirseniz müteşekkir olurum.  Ahmet S. -  Kütahya

Gut daha çok 40 yaş üstündeki – genellikle  – şişman erkeklerde, alkol ve protein tüketimi fazla olan bireylerde görülür. Gut vücudumuzdaki ürik asit fazlalığından oluşur. Hastalığın gelişmesinde kırmızı et ve hayvansal proteinin aşırı tüketiminin etkisi var, ama tedavide bazı bitkisel kaynaklı besinler de sınırlanmak zorunda. Bol su içmeye lütfen devam edin, ürat kristallerini atmak için önemli, yürüyüş ve kilo verme de tedaviye olumlu etki yapar. 

SINIRLI TÜKETİN
(Aşağıda önerilen besinlerden her gün SADECE BİRİ tüketilmelidir. Liste dışında kalan sebzeler rahatça tüketilebilir.)

(Günde sadece 1 seçim)
Yağsız dana eti, tavuk
veya hindi, balık   2 köfte kadar
Kuru baklagiller   8 çorba kaşığı
Karnabahar, ıspanak,
pazı, brokoli, brüksel 
lahanası, semizotu  8 çorba kaşığı
Bezelye, kuşkonmaz veya
veya mantar   4 çorba kaşığı
Bulgur     8 çorba kaşığı

YEMEYİN!
-Tam yağlı süt, yağlı et suları ve bunlarla yapılmış yemekler (az yağlı / yağsız tüketilebilir)
-Sakatatlar (karaciğer, böbrek, dalak, işkembe, dil, beyin, kokoreç)
-Sucuk, pastırma, sosis, salam
-Alkollü içecekler
-Havyar, midye, kalamar, istakoz, ançuez, sardalya
-Leblebi, kuruyemişler
-Tam yağlı peynirler (az yağlı / yağsız tüketilebilir.)
-Yağda kızartılmış, kavrulmuş, sos eklenmiş yemekler
-Kepekli, çavdarlı, yulaflı ekmekler, krakerler (beyaz ekmek ve mısır ekmeği yenebilir.)
-Hamur işi, börek, çörek, pasta, kurabiye, kek (yağsız sütten tatlı veya meyveli tatlı tercih edilebilir.)
-Kaymak, krema, mayonez
-Hayvansal yağlar (tereyağı, kuyruk yağ)
-Av etleri  (Kaz, ördek, keklik, bıldırcın, tavşan)

Popularity: 1% [?]

İşhtah Kontrolü

0

İştahı kontrol altına alın.

 

Dr. M.Ender SARAÇ

Merhaba sevgili okuyucular, verdiğimiz sağlıklı zayıflama programını düzenli ve eksiksiz uygulayanlar kendilerini daha hafiflemiş hissetmeye başladı. İlk günlerdeki programa uymamış olsanız bilse üzülmeyin, aradaki açığı kapatırsınız. Unutmayın, hiçbir zaman geç kalmış sayılmazsınız, vücudunuzdaki fazlalıklardan ne kadar çabuk kurtulursanız sağlığınız o kadar düzelir, kendinizi de zinde ve güzel hissedersiniz.

İştah azaltan çay

Pek çok kişi diyet yaparken iştahına hakim olamamaktan yakınıyor. Sizlere ilerleyen günlerde iştahı kontrol altına almaya yardımcı çeşitli önerilerde bulunacağım. Bu önerilerden ilki zararı ya da yan etkisi olmayan, yemeklerde iştahı kontrol altına almaya yarayan doğal bir çay tarifi. Bu çayı yemeklerden 5-10 dakika önce bir büyük çay fincanı ya da kupa ya da bir su bardağı miktarında ve ılık sıcağımsı olarak içeceksiniz. İçine şeker koymayacaksınız. Sade olarak içeceksiniz. Aşırı kaynar olmasın. Ama ılığın üzerinde bir sıcaklıkta olsun.
İştah azaltan çay

MALZEMELER: – İri bir tutam mate çayı – İri bir tutam ıhlamur – Yarım yeşil elmanın kabuğu. İlla ki kurutulmuş olması gerekmez. Yaş elmanın kabuğu da olur.

Bu ölçüler 1 bardak su içindir. Tüm malzemeyi suyun içerisinde 2-3 dakika kaynatın. Birkaç dakika demleyin. Aşırı sıcaklığı geçince içmeye başlayın. Bu çayı yemeklerden 5-10 dakika önce yudum yudum için. Birkaç dakika bekledikten sonra da yemeğinizi yiyebilirsiniz.

YEŞİL ERİK DİYETİN DOSTU

Şu an tam da yeşil, kütür can eriğin zamanı. Midesi sYEŞİL ERİK DİYETİN DOSTUağlam olanlara diyette eriği özellikle ara öğünlerde veriyorum. Büyük ölçüde su içeren eriğin şeker oranı düşüktür. Canlandırıcı, susuzluğu giderici özellikleri vardır. Ancak diyetlerde erik yerken yapılan bir hata var. O da bol miktarda tuza banmak. Benim burada verdiğim ve bahsettiğim, sararıp tatlanıp şeker içeriği yükselmiş olan erik değil. Taze kütür kütür mevsimin diri can eriğidir. Eriğin içinde bol miktarda B vitamini vardır. Eriğin bağırsakları yumuşatıcı bir etkisi de bulunur. Bence en önemli etkisi içindeki potasyum ve magnezyum. Egzersiz yapanlara, kas yorgunluğuna ve kramplara karşı içindeki potasyum birebirdir. Erik ne kadar ekşi ise içindeki C vitamini oranı da o kadar yüksektir. Erik aynı zamanda iyi bir C vitamini kaynağıdır. Ayrıca içinde az miktarda da olsa A vitamini bulunur. Eriği yerken iyicene çiğnemenizi öneririm.

BELİNİZİ ÖLÇÜN GERÇEKLERDEN KAÇMAYIN

Her gün belinizi sabah aç karnına ve tuvalet ihtiyacınızı giderdikten sonra ölçün. Sanıyorum herkesin evinde bir mezura vardır. Artık bu mezuralar bel ölçmek için de kullanılacak. Unutmayın belden giden her santim geleceğe yapacağınız en büyük yatırımlardan biridir. Kadınlar için ideal bel ölçüsü: 80-85 santim civarıdır. Erkekler içinse: 85-90 santim civarıdır. Eğer bel ölçüsü kadınlarda 93-94 santimin, erkeklerde 101-102 santimin üstünde ise tehlike çanları çalmaya başlıyor demektir. Unutmayın, sadece verilen kilo değil, özellikle bel civarının ne kadar inceldiği de çok önemli. Evet artık itibaren her sabah mezura ile bel civarı ölçülecek. Gerçeklerden kaçmak yok!

20 DAKİKADAN AZ SPOR YAPMAK İŞE YARAMIYOR

Bazı kişiler “Ben çok hareketliyim, bütün günü kıpır kıpır ve ev işi yaparak geçiriyorum. Dolayısıyla egzersiz yapmama gerek yok” diyorlar. Oysa 20 dakika düzenli egzersiz yaptıktan sonra vücut depo yağların olduğu bölgedeki yağları yakmaya başlıyor. Dolayısıyla 20 dakika dans, step, aerobik, yürüyüş, yüzme, koşu, kondüsyon bisikleti, yürüyüş bandı veya herhangi bir egzersizi yaptıktan sonra uygulayacağınız ekstra hareketler o zaman daha çok işe yarıyor. Özellikle de ısınmış vücuda yapacağınız sıkılaştırıcı karın hareketleri bedenin çok daha süratli sıkılaşıp güzelleşmesine ciddi bir katkı sağlıyor. Ancak egzersiz yaptıktan sonraki hareketliliğiniz kalori tüketiminize ve yağ yakmanıza yardımcı oluyor.

GÜNÜN MÖNÜSÜ

Sabah yataktan kalktıktan hemen sonra 1 bardak ılık, ballı limonlu su için. Yarım tatlı kaşığı balı, 8-10 damla limon suyunu ılık suya karıştırın.

SABAH: – 4-5 kaşık müsli – 1 küçük kahve kaşığı tarçın – 1 bardak az yağlı keçi sütü – 5-6 adet diri çilek.

ARA: – 3 adet ceviz içi – 3 kuru kayısı.

ÖĞLE: – 1 porsiyon ızgara tavuk göğüs (derisiz) – 1 porsiyon zeytinyağlı semizotu – 2 adet salatalık.

TEK ARA: – 2 ince dilim tam buğday ekmeğinden taze yağsız peynirle yapılan yagsız tost – 1 avuç yeşil erik.

AKŞAM: – 1 kase sebze çorbası – 4-5 kaşık yeşil mercimek – 1 porsiyon zeytinyağlı taze fasülye.

GECE: – 1 avuç kiraz

ZENCEFİLLİ, TAZE NANELİ LİMONATA

Özellikle havalar ısınmaya başladıktan sonra hem serinleten hem de aralarda hafif tatlı bir içecek içmek isteyen hastalarıma verdiğim yararlı ve sağlık açısından olumlu etkileri olan bir tarifim de zencefilli limonatadır. Aynı zamanda bol ve kaliteli bir C vitamini deposudur da. İçine esmer şeker veya bal koyabilirsiniz. Asla buz gibi aşırı soğuk içmeyin. Limon diyetler sırasında mide yakınması olmayan hastalarıma özellikle bol vermeye çalıştığım bir meyvedir.

MALZEMELER: (6 kişilik) – 1 demet taze nane – 5 adet limon  Yarım tatlı kaşığı zencefil – 1 çay bardağı esmer şeker – 1 yemek kaşığı bal

HAZIRLANIŞI: Yıkanan limonların kabukları rendelenir. Taze nane küçük küçük doğranır. İçerisine şeker ve zencefil katıldıktan sonra 5 dakika bu karışım eldiven takılarak elle ovulur. Daha sonra içine limonun suları sıkılarak suyunu isteğinize göre ayarlayabilirsiniz

Popularity: 1% [?]

Kilonuzu Korumak İçin

0

Dr.Ender SARAÇ’ tan Kilonuzu korumak için tavsiyeler :

Uz.Dr. Ender SaraçSağlıklı yaşam ve sağlıklı kilo verme konusunda bazı püf noktalarını yazmaya devam ediyorum. Bu 23 maddeyi iyice okursanız, sıkı diyet yapmadan, sadece bu kurallara uyarak sağlıklı kilo verebilirsiniz. Hiçbir zaman beyninize “Yapamayacağım”, “Ya veremezsem”, “Versem de geri alırım” gibi olumsuz mesajlar yüklemeyin.
 Kilonuzu korumak için tavsiyeler

1- Beyaz un, beyaz şeker, ağır yağlı kızartma, ağır şarküteri ürünleri ve şekerli meşrubatlardan uzak durun.
2- Her şeyden önce inanın, karar verin. Zayıflama beyinde başlar, unutmayın.
3- Başlamaktan önemlisi olan istikrarlı olmak ve devam etmektir. Kendinizi sürekli motive edin.
4- Yemek aralarında ılık, sıcak su, ayrıca başta yeşil çay olmak üzere sık sık bitki çayları için.
5- Bir adım ölçer alın ve onu günde 10 bine tamamlamaya çalışın. Eğer alamıyorsanız her gün 1 saat tempolu yürüdüğünüzden emin olun.
6- Zencefil, sivribiber, kekik, biberiye gibi toksin atmaya yardımcı baharatları günlük tüketim listenize ekleyin.
7- Akşam geç ve ağır yemeyin. Dolu mideyle yatağa girmeyin.
8- Mutlaka kahvaltı edin, asla öğün atlamayın. Ara öğünlerde başta meyve olmak üzere minik, sağlıklı atıştırmalar yapın.
9- Doğru nefes aldığınıza emin olun ve gün içerisinde 20-30 kez sık sık geriye doğru esneyip burundan nefes alıp ağzından verin.
10- Beslenme programınızda tam buğday, yulaf ezmesi, yağsız süt ürünleri, balık, tavuk etinin beyaz kısmı, yumurta beyazı, yeşillikler, bakliyatlar, mevsim sebzeleri, az şekerli mevsim meyveleri ve ölçülü miktarda zeytinyağı olsun.
11- Düzenli olarak kan tahlili yaptırın. Kilo veremiyorsanız veya zayıflarken kendinizi kötü hissediyorsanız mutlaka bir hekime başvurun.
12- Birden aşırı kaçamak yapmak yerine az miktarlarda olmak koşuluyla özlediğiniz gıdalardan az az, nefsinizi köreltecek şekilde tüketin.
13- L-Ornitin doğal hapları kiloyu hemen geri almamak konusunda yardımcı olabilir.
14- İştah patlamalarına engel olmak için sık sık iştahı baskılamaya yardımcı olabilen yeşil elma, zerdeçal, nane kokularını koklayın.
15- Beden tipinize göre beslenmeyi öğrenmek ve size kilo aldırabilirken başkasına aldırmayabilen gıdaları öğrenmek için ayurvedaya göre beden tipinizi öğrenin. Bu konuda ayurveda kitapları içindeki testler size yardımcı olacaktır.
16- Mutlaka kendinize sözünü dinleyeceğiniz bir sağlıklı yaşam, diyet dostu edinin. Bu kişi haftada bir kilonuzu ölçsün ve sizi ara sıra kontrol etsin. Bu kişi sözünü size geçirebilecek herhangi bir kişi olabilir. (Komşunuz, iş arkadaşınız, patronunuz, eşiniz, anneniz, babanız, dayınız, öğretmeniniz, amcanız vs.)
17- Eğer aşırı iştaha engel olamıyorsanız hekime danışarak bazı destekleri kullanabilirsiniz. Çok özel durumlarda ise ancak ve ancak tıbbi kontrol ile hekime danışarak kimyasal ilaçlara başvurulabilir.
18- Ömür boyu hiç aksatmadan düzenli spor ve egzersiz yapmak çoğu kişi için neredeyse olanaksızdır. Zaten bunu başarabilenler kilo almıyorlar. Ama zayıfladıktan sonra da haftada 3 kez olsun spor veya egzersizi bırakmayın, devam edin. Hiçbir şey yapamıyorsanız evde yarım saat kadar hızlı hızlı dans edin. En azından nabzınızı hızlandırın ve ter atın. Hiç vakti olmadığını ve spor salonlarına gidemediklerini söyleyenlerin bile en azından yarım saat dans etmeye vakti vardır.
19- İnsanda stresin ve gerginliğin azalmasını sağlayarak daha bilinçli yemek yemeye yardımcı olan bir rahatlama, gevşeme tekniğini öğrenmenizde sayısız yarar var. Çünkü günlük yaşamın koşturmacası gittikçe iç dengeleri bozar ve kişinin kendine bakmasına engel olur.
20- Düzenli masaj yapın, eğer yaptırabiliyorsanız yaptırın. Kişi ara sıra soyunmalı ve kendi bedenini kontrol etmeli. Ciddi bir değişiklik varsa erkenden farkında olmalıdır. En azından haftada bir kez kendinizi iyice kontrol edin ve fazlalık olan yerlerinize konsantre olarak o bölgelerinizin inceldiğini hayal edin.
21- Ayda 1 kez aynı giysiyle fotoğraf çektirin ve her ay aradaki farkı gözlemleyin. Bu fotoğraflardan kendinize bir albüm yapın ve sırasıyla tarihlendirin.
22- Doğru yemeği biliyorsunuz ama doğru içmeyi biliyor musunuz? Yine pek çok kişi “Ben az yiyiyorum ama kilo veremiyorum” der. Ben de onlara içeceklerini sorarım. Gün boyu az yemek yediği halde çok miktarda yağlı ayran, kefir, kolalı içecekler, meşrubatlar, şeker eklenmiş sıcak içecekler gibi asitli ve tatlı içecekleri tüketen kişilerde görünmeyen bir kalori ve bazen de yağ alımı olur. Dikkat edin! Az yiyor olabilirsiniz ama içeceklerle tahmininizden çok daha fazla şeker veya yağ alıyor olabilirsiniz. Bu nedenle sık sık hatırlatıyorum ki sadece ne yediğiniz değil ne içtiğiniz de önemlidir.
23- İçinde 7 şifalı maddenin bulunduğu bitkisel destelerden de kullanabilirsiniz. Kilolarınızı daha kolay vermeniz ya da verdiğiniz kiloları korumak için işe yarayacaktır.

Maden Suyu halsizliğe iyi gelir, güzelleştirir
Yazın bedene belki de en doğal destek maden suyudur. Sadece sıvı ihtiyacını karşılamakla kalmaz aynı zamanda bedenin ihtiyacı olan ve yorgunluğa karşı koruyucu bir etki sağlayan iyon ve mineralleri de içerir. Düşük tansiyona ve buna bağlı halsizliğe de engel olur. Maden suyu, içerdiği sodyum, potasyum, klor, demir, manganez gibi doğal maddelerle enerji verir, yazın diri tutar, cildi güzelleştirir.

Enerjinizi sabit tutmak ve sağlıklı olmak için diyetlerin vazgeçilmezi maden suyu ve soda aynı şey değildir. Soda, genelde doğal kaynak sularından değil, sentetik olarak hazırlanan bir karışımdır. Soda, ya da karbonatlı su içinde çözülmüş halde karbondioksit gazı bulunan sudur.

Maden suyu ise, tamamen doğaldır, yaz sıcaklarında özellikle cam şişede olanları günde 2 küçük şişe, çok terliyorsanız günde 3-4 şişeye kadar içebilirsiniz. Sadece çok yüksek tansiyonu olanlar içtikleri miktara dikkat etsinler.

Balıksız diyet yapılmaz

Balık, diyetlerin olmazsa olmazlarından biridir. Protein açısından zengin, sağlığa zararlı yağ açısından fakirdir. Bazı balıklarda Omega 3 içeriği daha yüksektir. Omega 3 özellikle somon, hamsi, ayı balığı gibi derin ve soğuk deniz balıklarında daha yüksektir. Bu nedenle, balığı diyet günlerinin dışında da sofranızdan eksik etmeyin. Özellikle çocuklarının daha zeki olmasını isteyenler, erken yaştan itibaren bolca yedirsinler.

Balığı buğulama, ızgara gibi yöntemlerle pişirir ve derisini ayıklarsanız besleyici özellikleri açısından zengin olur ve yüksek kolesterol açısından da bedeninizi yormaz. Özellikle hamileler de gelecekteki çocuklarının sağlığı için haftada 2-3 kere kızartma olmayan, taze balık yemeye gayret etsinler. Menşeini bilmediğiniz kirli olabilme riski olan yerlerden çıkabilecek kefal gibi balıkları alırken çok dikkat edin.

Balık soğuk da yenir

Balık pilaki

Balık hep sıcak yenir diye bir alışkanlığımız var. Oysa yaz aylarında balığı soğuk da yiyebilirsiniz. Aşağıda tarifini vereceğim balık pilaki hem sağlıklı bir yemektir hem de yazın balığın kendilerine ağır geldiğini veya çok ısıttığını söyleyenler için uygundur. Özellikle Ege bölgesinde yaz aylarında tüketilen bu soğuk balık yemeği lezzetli, hafif ve sindirimi kolay bir alternatiftir. Yazın balığın kokusundan yakınanlar için de idealdir.
Malzemeler
1 kilo beyaz etli bir balık (palamut, kolyoz, lüfer, levrekten biri)
3-4 orta boy soğan
3-4 orta boy domates
5-6 adet sarımsak
1 demet maydanoz
1 çay bardağı zeytinyağı
1 limon
5-6 adet defne yaprağı
1 su bardağı su
Tuz
Bir avuç tane karabiber

Hazırlanışı: Büyük balıklardan kılçıksız fileto çıkarıp büyük parçalara kesin. Soğanları salata soğanı gibi halkalara doğrayıp tavaya koyun. İsterseniz taze soğan kullanın. Yağda soğanları hafif öldürün.
Domatesin kabuklarını soyup fındık büyüklüğünde doğrayarak soğana ilave edin. Maydanozu da yıkayıp ince kıyarak, tuz, biberi de koyun ve bir-iki kere karıştırın. Sarımsakları soyup küçük küçük doğrayarak karışıma koyun. Yayvanca bir kaba bu sosun yarısını koyup balıkları yerleştirin. Sosun diğer yarısını da balıkları tamamen örtecek şekilde yayın. Aralara 5-6 adet defne yaprağı koyun. Üzerine bir su bardağı suyu ve limon dilimlerini de koyup kapak kapatın. Balıkları ya fırında ya da orta hararetli ateş üzerinde suyunu çekinceye kadar pişirin.

Diyet dostu çaylar

Diyet yaparken cinsel gücünüz azalıyorsa

Malzemeler
1 çay kaşığı dolusu mate yaprağı
1 çay kaşığı ginseng
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
Yarım tatlı kaşığı toz zencefil
2 adet avokado yaprağı

Şişkin ve ödem sorunu olanlara
Malzemeler
Yarım tatlı kaşığı yeşil çay
1 tutam mısır püskülü
1 tutam kiraz sapı
3-4 adet saplı orta boy maydanoz
1 adet avokado yaprağı
2 adet parmak ucu kadar zencefil.

Buzlu Türk kahvesi

Buzlu Türk kahvesiYaz günlerinde size evde hazırlayabileceğiniz kolay ve keyifli bir tarif veriyorum. Türk kahvesini hepimiz seviyoruz ama sıcak günlerde serinletici bir şekle dönüştürebileceğiniz buzlu Türk kahvesini de deneyin.

Hazırlanışı: Bildiğiniz usul, 1 fincan az, orta ya da şekerli Türk kahvesi yapın. Sonra bu yaptığınız kahveyi aynı miktar kadar soğuk su ve bir kahve fincanı kadar da yağsız sütle karıştırın. Kahvenin dibindeki telvenin fazlasını fincanda bırakın ama az bir kısmı karışımı yapacağınız bardağın içine karışmış olsun. Sonrasında bardağın içerisine 5-6 parça buz atarak ve üzerini kapatarak veya bir karıştırma kabında iyicene çalkalayarak karıştırın. Soğuk olarak yavaş yavaş için. İsteyenler içerken üzerine birazcık kakao tozu da serpebilir. Karışımı iyice köpürtene kadar çalkaladığınızdan emin olun.

Popularity: 1% [?]

Vicdan Çorbası İle Formunuzu Koruyun

0

Dilara Koçak’tan kurtarıcı öneriler.

Mesela çok içki içtik ve yedik. Sonrasında ne yapmalıyız? -Benim “vicdan çorbası” tarifimi yapabilirsiniz.

Diyet yapmadık, tembeliz; yağlarımızı aldırdık. Böyle bir operasyondan sonra nasıl beslenmeli ki sonucu koruyalım? Ama unutmayın, çok sıkıya gelemiyoruz. Her şeyden yemek, ama az yemek veya egzersizle denge sağlamak. Peki, ölçüyü kaçırmamanın bir püf noktası var mı? Evet, yarısını yemek. Kahveyi çok içtik, içkiyi de… Tabii cildimiz nem kaybetti. Daha az su kaybına yolaçacak bir yöntem var mı? Evet, aynı anda bol su içmek. Karnitin gibi yağ yakıcılar kullanmak ne kadar doğru? Doğal yoldan yağ yakmayı hızlandırmak mümkün mü? Süt ve yoğurt içinde de karnitin bulunur, bu besinlerin tüketimi artırılabilir. Dilara Koçak ne sever ne sevmez? Kahve mi, sıcak çikolata mı? Kahve. Siyah çay mı yoksa yeşil çay mı? İkisini de içerim.

Dilara Koçak'tan kurtarıcı öneriler2010 iyi yaşam günlüğü

Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK ’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü”’yle hala tanışmadıysanız, bu yıl tanışmanın tam zamanı. Yiyecekler sizi değil, siz yiyecekleri kontrol edin. Hem de kendinizi fazla zorlamadan, eğlenerek. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü” dördüncü yılına girdi. Eğer hala önceki yıllardan bir bilginiz yoksa, bu yıl mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. Elinizin altında sürekli size rehberlik edecek, sizi motive edecek bir kişisel günlüğünüz olmasının faydasını mutlaka göreceksiniz. Günlükte kolesterol nedir, özel günlerde beslenme, suyun yaşamdaki önemi, posalifin önemi, hangi yağlar tüketilmeli, sık kullanılan besinlerin kalori değerleri, değişim listeleri, alternatif listeler, hangi aktivitelerle ne kadar kalori harcandığı gibi konulardan tutun da, neyi, ne kadar, ne zaman yiyeceğinize, etiket okumanın önemine kadar tüm bilgileri öğrenmeniz mümkün.

Bu günlüğe sahip olmak, yaşam koçunuz ve diyetisyeninizi çantanızda taşımak gibi. Üstelik diyet yaparken ya da kilonuzu kontrol ederken karşılaşılacak zorlukların, baştan çıkarmaların, ayartmaların nasıl üstesinden geleceğinizi de yine bu günlükte bulabilirsiniz. Artık bir günlüğünüz var ve tabii bunun en önemli özelliği, tüm günlüklerdeki gibi izlenebilir olması. Sağlıklı ve ölçülü beslenmeyle ilgili yapılan araştırmalarda tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı oldukları görülen ve kabul edilen bir gerçek. Aynı şey, günlük harcamalarını yazan insanlar için de geçerli. Yazmayanların daha müsrif oldukları kesin. Yani otokontrol mekanizmasını harekete geçirmek için aslında ne yaptığınız ya da ne yapmadığınızla sizi tatlı tatlı yüzleştirecek bir günlüğünüz olması, kesinlikle diyeti işkence olmaktan çıkaracak; adeta sizin kazanacağınız bir oyun haline getirecektir. İşte “İyi Yaşam Günlüğü”nde bunlar var. Bir de benim merak ettiklerim vardı ki Dilara Koçak’ı yakalamışken sormadan geçemedim.

Doğru  sözcük  diyet  mi, yoksa  beslenme alışkanlığı  mı?  Bu  çok  tartışılan  bir  konu. Diyet  kelimesini  kullanmak, daha  en başından moral bozmuyor  mu?

Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK : Zayıflama diyetleriyle ilgili en önemli yanlşı anlama, diyet yapmanın birçok yiyecekten mahrum kalmak, hatta bazı yiyeceklerin yasaklanması demek olduğunu düşünmektir. Kilo verme döneminde bazı yiyecekler sınırlı yenebilir ama bu belli bir süre içindir. Yasaklar bireyin suçluluk ve vazgeçme duygularını körükler; ama hedef bu değildir.

Kilo verme dönemi içinde geçen süre, yeni yeme davranışının alışkanlık haline gelmesi için önemlidir. Okuduğum bir kitapta, davranışları birer düğüm attığınız uzun bir ip gibi düşünmek öğütleniyordu. Tekrarlanan her davranış için bir düğüm daha. Bu şekilde baktığımızda 20 yıl boyunca attığınız düğümü çözmek biraz zaman alabilir ama sabırlı olmak ve vazgeçmemek mutlaka sizi başarıya götürecektir. Diyette yasaklar başarısızlığa sebep olur; önemli olan tüm besin gruplarını içeren ve her şeyin ölçülü miktarda yenildiği bir beslenme ve yaşam düzenine geçebilmektir. Bu yüzden diyet kelimesi yerine, yeni beslenme biçimi veya yeni yaşam biçimi şeklinde bir kullanım daha doğru diye düşünüyorum. Yapılan bir çalışmaya göre gerçekten diyet yapanların sayısı son 16 yıldır en düşük seviyede. Yani bundan 16 yıl önce insanlar daha fazla ve bu işi ciddiye alarak diyet yapıyordu. Oysa şimdi diyet yapma fikri çok yaygın ama bu çaba sadece dile getirmekle sınırlı kalıyor. Diyet yapmayı ciddiye alıp başarılı olanların sayısı çok az. Diyet kelimesi ve diyet listeleri artık insanlara sıkıcı geliyor.

İdeal  kilo  hesabı,  boyu,  kiloyu  çarpıp bölerek  bulunacak  kadar  standart  bir  şey  midir? Kişinin  kemik  yapısına  göre  değişiklik göstermez  mi?

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak: Çok doğru. Bireyleri boyuzunluğuna ve yaşına göre standardize edemeyiz. Genetik yapı, kas kemik yapısı, fiziksel aktivite düzeyi, daha önce yapılan diyetler, bireyin sağlık durumu gibi çok ek faktör belirler ideal kiloyu. şöyle bir örnek verebilirim? Boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve yaşı aynı iki arkadaş var. Ama birisi 36 beden, diğeri 38 beden kıyafet giyiyor. Bu nasıl olabilir?

Olabilir, çünkü beden tipimizde kilo ve boydan daha önemli olan belirleyici, vücudumuzdaki kas miktarı ve yağ oranıdır. Şöyle açıklayayım, Mine ve Naz, yaşları 23, boyları 163 cm, kiloları ise 56 kg. Her ikisi de benzer özellik gösterse de vücutlarındaki yağ oranına baktığımızda fark var: Birinin vücudu %20, digerinin %28 yağ oranına sahip. Mine’nin vücudunun %20’si yağsa, bu 11 kg yağ demektir toplamda. Geriye kalan bölüm yani 56-11= 45 kg kas, kemik, su ve iç organlardan oluşan yağsız doku kitlesidir. Biz bundan kısaca “kas” diye bahsedeceğiz Mine, spor yaptığı için daha kuvvetli ve yoğun kasa sahip; bu yüzden aynı kilodalar ama Mine’nin daha az yağı, daha çok kası var. Bu yüzden 36 beden. Naz, spor yapmıyor ve az yiyerek aynı kiloda kalmayı başarıyor. Bu yüzden daha az kası var ve yağ oranı yüksek bir vücudu olduğu için de 38 beden kıyafet giyiyor. O zaman sadece kilo odaklı olmak doğru değil. Bazen aynalar veya kıyafetler daha sağlıklı ve doğru cevabı verebiliyorlar. Bu yüzden kilo verirken aynaya bakın, eğer yüzünüz küçülüyorken, yağlı bölgeler aynı kalıyorsa yağ değil, kas ve su kaybediyorsunuz demektir

Yerleşmiş  fazla  kilosu  olan  kişiler, genelikle  her  çeşit  diyeti  deneyip, bir  süre  için başarıya  ulaşıp, sonra vazgeçip eski kilolarına  dönen insanlar. Gerçekten herkesin zayıflaması gerekli mi?  Eğer sağlık problemleri yoksa ve  öyle mutlularsa, medya ve çevre baskısıyla  zayıflamaya çalışıyorlarsa, bir diyetisyen “Sen  böyle  mutlusun, boşver  zayıflamayı” der mi? Bence dese ne güzel olur.

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak : İdeal kilo kavramına elveda deyin. Maalesef  birçoğumuz “ideal kilo” kavramıyla üzülerek yıllarımızı geçirmiş olabiliriz. Her yerde boya göre uygun kilo tabloları bulabilirsiniz, birçok diyet programı insanlara tablolara göre ideal kilo hedefi verir. Ancak bu tablolar çoğu zaman “ideal” olmaktan çok uzakta kalabiliyor. Artık bu düşünceyi bırakın. Bilimsel verilerin büyük bir kısmı önemli bir konuda fikir birliğine sahiptir ki o da şu: En iddiasız miktarda kilo kaybı bile sağlık açısından büyük yarar sağlayabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, uyku bozuklukları ve birçok tıbbi sorun, en iddiasız kilo kaybıyla bile düzelme göstermiştir. Bu gerçek her şeyi değiştirir. Hemen herkes kendini daha iyi hissettiği ve sağlık sorunları riskini azalttığı daha sağlıklı bir kiloya ulaşmayı başarabilir. Bu yüzden gerçekçi olunmalı. Son 5 yılı değerlendirin ve çok iddialı hedefler yerine hayattan keyif alıp her şeyi ölçülü yiyebileceğiniz daha kabul edilebilir hedefler koyun. Herkes çok ince olmak zorunda değil; önemli olan “beden kitle indeksi”nizin normal aralıklar içinde olması ve sağlığınız. İnce ama mutsuz olmak, sağlıklı olmak değildir. Sağlık, bedenen ve ruhen iyilik halidir. Hayatın keyfini kaçırmayın.

Genellikle aşırı yemek yiyen kişilerrin, bir şeylerin yerine yemek yemeyi koyduklarını görüyorum ve şişmanların arasında gerçekten gurme olan kişi de az. Çoğunluk şuursuzca ve çokça tüketiyor, açıkçası pek de seçici değiller. Diyetisyenden önce psikolloğa gittmeleri gerekmez mi?  Yani ilk durak diyetisyen mi, dahiliyeci mi, yoksa psikolog mu olmalı?

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak :  Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çoğu insanın normalin üstünde yemek yemesinin sebebi %75 duygusal durumuna bağlı. Yani başka bir deyişle duygularla başa çıkmak için yemeği kullanmaktalar. Yemeğin yarattığı iyi duygular genellikle kısa sürelidir ve sonuçta kilo aldırdığı için üzüntü, mutsuzluk, stres, kaygı, pişmanlık gibi olumsuz duyguların daha fazla hissedilmesine sebep olur. Önemli olan fizyolojik açlıkla psikolojik açlığı ayırt edebilmektir. Fizyolojik açlık, mide tarafından beyne yemek yeme zamanı olduğuna dair sinyal gönderdiği zaman hissedilir. Fiziksel açlık semptomlarından bazıları midede kazınma hissi, gurultu ve hafif baş dönmesidir. Psikolojik açlıktaysa bu işaretlerden hiçbirisi yoktur. Duyguları beslemek için yemek yenildiği zaman, yemek bir teselli olarak kullanılmaktadır, dolayısıyla böyle durumlarda kişi “teselli yemekleri”ne yönelir. Bu yemeklerin genelde şeker ve yağ oranı yüksektir. Duyguya bağlı yemek yeme sendromundan kurtulmanın en önemli anahtarı, farkındalıktır. Bu farkındalığı kazanmak için kişinin kendini tanıması, hangi duyguların yemek yeme ihtiyacına sebep olduğunu anlaması gerekir. Diyet bir yarış değildir yolculuktur, keyfinizi kaçırmayın.

VİCDAN ÇORBASI2 orta boy kabak, 2 orta boy soğan, 2 orta boy domates, 2 yemek kaşığı bulgur, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 demet nane, 1 demet maydanoz, 3-4 diş sarımsak, kuru nane, tuz, kekik, kimyon. Tüm malzemeler az suyla (1-2 su bardağı) haşlanıp blender’dan geçirilip servis edilir.

ÇOK YEDİĞİNİZ VE PİŞMAN OLDUĞUNUZ GÜNLERİN ERTESİNDE VİCDANINIZI VE KİLONUZU HAFİFLETMEK İÇİN DENEYİN..

Popularity: 1% [?]

HTC Sır Saklamıyor

HTC’nin yeni sürpriz cep telefonu!

HTC’nin Windows Phone 7′li son bombası da internete sızdı. Bu sır cebin öyle bir özelliği var ki…

Konu yeni bir ürünü gizlemek olduğu zaman, HTC kesinlikle bunu yapabilen firmalar arasında son sırada yer alıyor.

Engadget’ten sızan habere göre; HTC yeni bir akıllı telefonu, Windows Phone 7 ile birlikte piyasaya sunmaya hazırlanıyor. Aynı zamandabir kızağa da sahip olan yeni telefonun ismi; T8788 olarak ortaya çıkmış durumda.

Fakat görünen o ki kızak sistemi bir klavye için tasarlanmamış. Onun yerine tam teşekküllü bir ses sistemini ortaya çıkarak kızak, gelişmiş bir multimedya platformu için tasarlanmış.

Telefon hakkında daha fazla bilgi olmadığı gibi, Ekim ayında Windows Phone 7 platformuyla beraber piyasada olması bekleniyor.

Popularity: 1% [?]

Altın Piyasası

0

Son aylarda durmadan artışa gecen altın artık alıcı bulmakta zorlanıyor. Düğün ve sünnetlerin artış gösterdiği yaz aylarında vatandaşlar en çok gram altına rağbet gösteriyor.
Tam altın bugün 369 lira, yarım altın 184 ve çeyrek altın ise 92 liradan satıldı. Düğün ve sünnetlerin artış gösterdiği yaz aylarında altın fiyatları yüksek olunca vatandaşlar da gram altına yöneldi.

Kuyumcular artık eskisi gibi iş yapamadıklarını ve Altın fiyatlarının yüksek olduğunu belirterek, insanların düğün sünnet ve nişanlarda çeyrek altın yerine gram altın tercih ettiklerini söylediler.

Global kriz sonucunda altında belli bir yükseliş olduğunu belirten kuyumcular, “altın almak isteyenler altın fiyatlarını düşmesini bekliyor. Satanlar ise çıkmasını bekliyor” dedi.

Sünnet, düğün ve nişan törenlerinde vatandaşların sıkıntı çektiğini belirten kuyumcular, merkez bankasından ve devletten bu işe bir çözüm bulunmasını istedi.

Popularity: 1% [?]

Key ödemeleri listesinde adı olmayanlar dikkat!

0

Üçüncü KEY ödemesinden yararlanacak hak sahiplerinin isim ve alacakları tutarlar Resmi Gazete’nin mükerrer sayısında dün yayınlandı.

Star’ın haberine göre, ödemeler 3 Eylül tarihine kadar sürecek. Üçüncü KEY listelerinin yayınlanması ile birlikte, yine birçok kişi hayal kırıklığına uğradı.

Birçok kişinin ismi listede yer almazken, bazı hak sahiplerinin KEY tutarları da beklediklerinin çok altında çıktı.

Bu durum da, vatandaşların tedirgin olmasına yol açtı. Listede ismi olmayan ne yapacak?

• Tasfiye Halindeki Emlak Bankası yetkililerinden edinilen bilgiye göre, üçüncü KEY ödemesinin arından KEY ödeme çalışmaları yine devam edecek.

• Ödemeler, 2011 yılının Mart ayında sona erecek. Bu tarihe kadar üçer aylık dilimler dikkate alındığında en az iki ödeme daha yapılacak.

• Bu çerçevede, üçüncü KEY listesinde ismi olmayan hak sahipleri, çalıştıkları kurumlar ve bağlı bulundukları sosyal güvenlik kuruluşları aracılığı ile, başvurularını tekrarlayabilirler.

• Yine isteyen hak sahipleri dava da açabilir. Ancak dava sonrasında da bir ödeme yapılması için, hak sahibinin belgelerinin tam olması gerekebiliyor.

Popularity: 1% [?]

RAMAZAN VE AVRUPA’DA YANKILARI

0

Üç Ayların son halkası olan Mübarek Ramazan, feyz ve bereketiyle bütün ufku sardı. Kameri takvime göre ve her yıl on gün önce gelen Ramazan-ı Şerif, bu yıl Agustos sıcağının tam ortasında karşılandı.

Türkiye’nin de içerisinde bulunduğu dünyanın bir bölümü sıcaktan kavrulurken, Pakistan’ın içerisinde yer aldığı diğer bölümü ise, sel sularında buğulmakta. Öteden beri savaş, işgal, zulüm ve gözyaşının hakim olduğu Filistin, Afganistan ve Irak gibi İslam beldelerinde, hala sonu gözükmeyen  bir insanlık dıramını yaşanmakta.

Avrupada ise, din hürriyeti ve insan hakları konusunda  karşılanılan bütün zorluklara rağmen, müslümanlar Ramazan-ı Şerif’i en iyi bir şekilde geçirme telaşı içersindeler.

Yalnız Almanya’da sayıları beş milyon civarında olan müslümanlar, Ramazan ayını en güzel şekilde geçirmek, feyz ve bereketinden en iyi şekilde istifade edebilmek için ellerinden gelen gayreti saf etmekteler. Bu konuda mahalli cemiyetler, camiler başta olmak üzere, Müslüman  üst kurum ve kuruluşlarda, bu aya has yoğun bir trafik yaşanmaktadır.

Kimi cami ve cemiyet bahçelerine kurulan „İftar Çadırları”, bütün  bir ümmet için, birlikte oruç açılan mekanlar durumundadır. Öte yandan aileler arasında gelenek haline gelen iftar davetleri ise, komşuluğun ve dostluğun pekişmesi bakımından ayrı bir önem arz etmektedir.

Ne yazık ki, Avrupada yaşayan müslümanlar, bu yılda da Ramazan ayında bir kısım problemlerle karşı karşıya kaldılar. Aradan yarım asır geçmesine rağmen, azınlık olarak yaşadıkları Avrupa ülkelerinde, hiç bir önemli meseleleri çüzüme kavuşmadı.

Müslümanların özellikle de Türkler’in (yaklaşık üç milyon civarında) yaşadığı Almanya’da, bugüne kadar hiç bir mesele hakkıyle çözümlenmedi. Gün geçtikce katmerleşen ve hayati önem taşıyan hiç bir mesele lehte halledilmedi. Yıllarca süren “Helal” kesim mücadelesinde henüz bir tatmin edici çözüm yok. Din ve vicdan hürriyetinin ayaklar altına alındığı ve Müslüman kadınların ayrımcılığa tabi tutulduğu  “başörtüsü” meselesinde de hiç bir ilerleme gözükmüyor. Öte yandan “aile birleşimi”, “vatandaşlık”, “çifte vatandaşlık”, “dil- anadil” gibi konularda ise adeta zulüm devam etmektedir.

Avrupada Ramazan ayının gelmesiyle birlikte, müslümanlara karşı ilginin arttığı da bir gerçek. Her alanda Ramazan’ın yankılarını görmek mümkün. Futbol Federasyonları Müslüman oyuncuların oruçlarını kaza etme(röpörtaj: 11 FREUNDE.de) konusunda bir çözüm arayışındalar. Bu konuda Müslüman Üst Kuruluşlar  ile ortak mutabakat sağlama çabasındalar.

Müslüman öğrencilerin derslerde gevşeme veya dikkat dağılması endişesiyle okul yönetimleri ve yetkililer, başka bir çözüm arayışındalar. İşyerleri ve benzeri kurumlarda, Müslüman işçilerin oruç tutmaları halinde, arzu edilen verimin alınamayacağı kuşkusuyla, ilgililerde başka bir telaş hakim. Medya ise, Avrupa Müslümanları’nın meselerine Ramazan vesilesiyle daha yoğun bir  ilgi duymuşa benziyor. Bu bebeple  Avrupada büyük bir Ramazan trafiği yaşanmaktadır. Adeta müslümanlar yeniden keşfedilmekte ve Ramazan bütün bir Avrupa coğrafyasında yankı bulmaktadır.

Ramazan, feyz ve bereketi  bol bir ay olarak barış ve huzura da azami katkı sağlayan bir konumdadır. Ramazan, sosyal ilişkilerin derinleştiği bir mevsimdir. Ramazan, diyalog için önemli bir zemindir. Ramazan, müslümanların kendilerini anlatma ve tanıtma bakımından önemli bir fırsattır. İftar sofraları, kardeşlik ve dostlukların düşünceden fiiliyata dönüştüğü  yerlerdir. Öte yandan Ramazan, müslümanların tabiri cayizse görücüye çıktıkları bir ay durumundadır.

Uzun söze gerek yok. Müslümanlar gerek şahsi ve gerekse cemaat veya cemiyet olarak, daim bu düçünce içerisinde hareket etmelidirler.

Kur’an-ı Kerim’in nüzulünün 1400.yılı ve on bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun!

Popularity: 1% [?]

sayaç
Go to Top