Posts tagged Peki
Vicdan Çorbası İle Formunuzu Koruyun
0Dilara Koçak’tan kurtarıcı öneriler.
Mesela çok içki içtik ve yedik. Sonrasında ne yapmalıyız? -Benim “vicdan çorbası” tarifimi yapabilirsiniz.
Diyet yapmadık, tembeliz; yağlarımızı aldırdık. Böyle bir operasyondan sonra nasıl beslenmeli ki sonucu koruyalım? Ama unutmayın, çok sıkıya gelemiyoruz. Her şeyden yemek, ama az yemek veya egzersizle denge sağlamak. Peki, ölçüyü kaçırmamanın bir püf noktası var mı? Evet, yarısını yemek. Kahveyi çok içtik, içkiyi de… Tabii cildimiz nem kaybetti. Daha az su kaybına yolaçacak bir yöntem var mı? Evet, aynı anda bol su içmek. Karnitin gibi yağ yakıcılar kullanmak ne kadar doğru? Doğal yoldan yağ yakmayı hızlandırmak mümkün mü? Süt ve yoğurt içinde de karnitin bulunur, bu besinlerin tüketimi artırılabilir. Dilara Koçak ne sever ne sevmez? Kahve mi, sıcak çikolata mı? Kahve. Siyah çay mı yoksa yeşil çay mı? İkisini de içerim.
2010 iyi yaşam günlüğü
Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK ’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü”’yle hala tanışmadıysanız, bu yıl tanışmanın tam zamanı. Yiyecekler sizi değil, siz yiyecekleri kontrol edin. Hem de kendinizi fazla zorlamadan, eğlenerek. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü” dördüncü yılına girdi. Eğer hala önceki yıllardan bir bilginiz yoksa, bu yıl mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. Elinizin altında sürekli size rehberlik edecek, sizi motive edecek bir kişisel günlüğünüz olmasının faydasını mutlaka göreceksiniz. Günlükte kolesterol nedir, özel günlerde beslenme, suyun yaşamdaki önemi, posalifin önemi, hangi yağlar tüketilmeli, sık kullanılan besinlerin kalori değerleri, değişim listeleri, alternatif listeler, hangi aktivitelerle ne kadar kalori harcandığı gibi konulardan tutun da, neyi, ne kadar, ne zaman yiyeceğinize, etiket okumanın önemine kadar tüm bilgileri öğrenmeniz mümkün.
Bu günlüğe sahip olmak, yaşam koçunuz ve diyetisyeninizi çantanızda taşımak gibi. Üstelik diyet yaparken ya da kilonuzu kontrol ederken karşılaşılacak zorlukların, baştan çıkarmaların, ayartmaların nasıl üstesinden geleceğinizi de yine bu günlükte bulabilirsiniz. Artık bir günlüğünüz var ve tabii bunun en önemli özelliği, tüm günlüklerdeki gibi izlenebilir olması. Sağlıklı ve ölçülü beslenmeyle ilgili yapılan araştırmalarda tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı oldukları görülen ve kabul edilen bir gerçek. Aynı şey, günlük harcamalarını yazan insanlar için de geçerli. Yazmayanların daha müsrif oldukları kesin. Yani otokontrol mekanizmasını harekete geçirmek için aslında ne yaptığınız ya da ne yapmadığınızla sizi tatlı tatlı yüzleştirecek bir günlüğünüz olması, kesinlikle diyeti işkence olmaktan çıkaracak; adeta sizin kazanacağınız bir oyun haline getirecektir. İşte “İyi Yaşam Günlüğü”nde bunlar var. Bir de benim merak ettiklerim vardı ki Dilara Koçak’ı yakalamışken sormadan geçemedim.
Doğru sözcük diyet mi, yoksa beslenme alışkanlığı mı? Bu çok tartışılan bir konu. Diyet kelimesini kullanmak, daha en başından moral bozmuyor mu?
Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK : Zayıflama diyetleriyle ilgili en önemli yanlşı anlama, diyet yapmanın birçok yiyecekten mahrum kalmak, hatta bazı yiyeceklerin yasaklanması demek olduğunu düşünmektir. Kilo verme döneminde bazı yiyecekler sınırlı yenebilir ama bu belli bir süre içindir. Yasaklar bireyin suçluluk ve vazgeçme duygularını körükler; ama hedef bu değildir.
Kilo verme dönemi içinde geçen süre, yeni yeme davranışının alışkanlık haline gelmesi için önemlidir. Okuduğum bir kitapta, davranışları birer düğüm attığınız uzun bir ip gibi düşünmek öğütleniyordu. Tekrarlanan her davranış için bir düğüm daha. Bu şekilde baktığımızda 20 yıl boyunca attığınız düğümü çözmek biraz zaman alabilir ama sabırlı olmak ve vazgeçmemek mutlaka sizi başarıya götürecektir. Diyette yasaklar başarısızlığa sebep olur; önemli olan tüm besin gruplarını içeren ve her şeyin ölçülü miktarda yenildiği bir beslenme ve yaşam düzenine geçebilmektir. Bu yüzden diyet kelimesi yerine, yeni beslenme biçimi veya yeni yaşam biçimi şeklinde bir kullanım daha doğru diye düşünüyorum. Yapılan bir çalışmaya göre gerçekten diyet yapanların sayısı son 16 yıldır en düşük seviyede. Yani bundan 16 yıl önce insanlar daha fazla ve bu işi ciddiye alarak diyet yapıyordu. Oysa şimdi diyet yapma fikri çok yaygın ama bu çaba sadece dile getirmekle sınırlı kalıyor. Diyet yapmayı ciddiye alıp başarılı olanların sayısı çok az. Diyet kelimesi ve diyet listeleri artık insanlara sıkıcı geliyor.
İdeal kilo hesabı, boyu, kiloyu çarpıp bölerek bulunacak kadar standart bir şey midir? Kişinin kemik yapısına göre değişiklik göstermez mi?
Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak: Çok doğru. Bireyleri boyuzunluğuna ve yaşına göre standardize edemeyiz. Genetik yapı, kas kemik yapısı, fiziksel aktivite düzeyi, daha önce yapılan diyetler, bireyin sağlık durumu gibi çok ek faktör belirler ideal kiloyu. şöyle bir örnek verebilirim? Boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve yaşı aynı iki arkadaş var. Ama birisi 36 beden, diğeri 38 beden kıyafet giyiyor. Bu nasıl olabilir?
Olabilir, çünkü beden tipimizde kilo ve boydan daha önemli olan belirleyici, vücudumuzdaki kas miktarı ve yağ oranıdır. Şöyle açıklayayım, Mine ve Naz, yaşları 23, boyları 163 cm, kiloları ise 56 kg. Her ikisi de benzer özellik gösterse de vücutlarındaki yağ oranına baktığımızda fark var: Birinin vücudu %20, digerinin %28 yağ oranına sahip. Mine’nin vücudunun %20’si yağsa, bu 11 kg yağ demektir toplamda. Geriye kalan bölüm yani 56-11= 45 kg kas, kemik, su ve iç organlardan oluşan yağsız doku kitlesidir. Biz bundan kısaca “kas” diye bahsedeceğiz Mine, spor yaptığı için daha kuvvetli ve yoğun kasa sahip; bu yüzden aynı kilodalar ama Mine’nin daha az yağı, daha çok kası var. Bu yüzden 36 beden. Naz, spor yapmıyor ve az yiyerek aynı kiloda kalmayı başarıyor. Bu yüzden daha az kası var ve yağ oranı yüksek bir vücudu olduğu için de 38 beden kıyafet giyiyor. O zaman sadece kilo odaklı olmak doğru değil. Bazen aynalar veya kıyafetler daha sağlıklı ve doğru cevabı verebiliyorlar. Bu yüzden kilo verirken aynaya bakın, eğer yüzünüz küçülüyorken, yağlı bölgeler aynı kalıyorsa yağ değil, kas ve su kaybediyorsunuz demektir
Yerleşmiş fazla kilosu olan kişiler, genelikle her çeşit diyeti deneyip, bir süre için başarıya ulaşıp, sonra vazgeçip eski kilolarına dönen insanlar. Gerçekten herkesin zayıflaması gerekli mi? Eğer sağlık problemleri yoksa ve öyle mutlularsa, medya ve çevre baskısıyla zayıflamaya çalışıyorlarsa, bir diyetisyen “Sen böyle mutlusun, boşver zayıflamayı” der mi? Bence dese ne güzel olur.
Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak : İdeal kilo kavramına elveda deyin. Maalesef birçoğumuz “ideal kilo” kavramıyla üzülerek yıllarımızı geçirmiş olabiliriz. Her yerde boya göre uygun kilo tabloları bulabilirsiniz, birçok diyet programı insanlara tablolara göre ideal kilo hedefi verir. Ancak bu tablolar çoğu zaman “ideal” olmaktan çok uzakta kalabiliyor. Artık bu düşünceyi bırakın. Bilimsel verilerin büyük bir kısmı önemli bir konuda fikir birliğine sahiptir ki o da şu: En iddiasız miktarda kilo kaybı bile sağlık açısından büyük yarar sağlayabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, uyku bozuklukları ve birçok tıbbi sorun, en iddiasız kilo kaybıyla bile düzelme göstermiştir. Bu gerçek her şeyi değiştirir. Hemen herkes kendini daha iyi hissettiği ve sağlık sorunları riskini azalttığı daha sağlıklı bir kiloya ulaşmayı başarabilir. Bu yüzden gerçekçi olunmalı. Son 5 yılı değerlendirin ve çok iddialı hedefler yerine hayattan keyif alıp her şeyi ölçülü yiyebileceğiniz daha kabul edilebilir hedefler koyun. Herkes çok ince olmak zorunda değil; önemli olan “beden kitle indeksi”nizin normal aralıklar içinde olması ve sağlığınız. İnce ama mutsuz olmak, sağlıklı olmak değildir. Sağlık, bedenen ve ruhen iyilik halidir. Hayatın keyfini kaçırmayın.
Genellikle aşırı yemek yiyen kişilerrin, bir şeylerin yerine yemek yemeyi koyduklarını görüyorum ve şişmanların arasında gerçekten gurme olan kişi de az. Çoğunluk şuursuzca ve çokça tüketiyor, açıkçası pek de seçici değiller. Diyetisyenden önce psikolloğa gittmeleri gerekmez mi? Yani ilk durak diyetisyen mi, dahiliyeci mi, yoksa psikolog mu olmalı?
Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak : Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çoğu insanın normalin üstünde yemek yemesinin sebebi %75 duygusal durumuna bağlı. Yani başka bir deyişle duygularla başa çıkmak için yemeği kullanmaktalar. Yemeğin yarattığı iyi duygular genellikle kısa sürelidir ve sonuçta kilo aldırdığı için üzüntü, mutsuzluk, stres, kaygı, pişmanlık gibi olumsuz duyguların daha fazla hissedilmesine sebep olur. Önemli olan fizyolojik açlıkla psikolojik açlığı ayırt edebilmektir. Fizyolojik açlık, mide tarafından beyne yemek yeme zamanı olduğuna dair sinyal gönderdiği zaman hissedilir. Fiziksel açlık semptomlarından bazıları midede kazınma hissi, gurultu ve hafif baş dönmesidir. Psikolojik açlıktaysa bu işaretlerden hiçbirisi yoktur. Duyguları beslemek için yemek yenildiği zaman, yemek bir teselli olarak kullanılmaktadır, dolayısıyla böyle durumlarda kişi “teselli yemekleri”ne yönelir. Bu yemeklerin genelde şeker ve yağ oranı yüksektir. Duyguya bağlı yemek yeme sendromundan kurtulmanın en önemli anahtarı, farkındalıktır. Bu farkındalığı kazanmak için kişinin kendini tanıması, hangi duyguların yemek yeme ihtiyacına sebep olduğunu anlaması gerekir. Diyet bir yarış değildir yolculuktur, keyfinizi kaçırmayın.
VİCDAN ÇORBASI2 orta boy kabak, 2 orta boy soğan, 2 orta boy domates, 2 yemek kaşığı bulgur, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 demet nane, 1 demet maydanoz, 3-4 diş sarımsak, kuru nane, tuz, kekik, kimyon. Tüm malzemeler az suyla (1-2 su bardağı) haşlanıp blender’dan geçirilip servis edilir.
ÇOK YEDİĞİNİZ VE PİŞMAN OLDUĞUNUZ GÜNLERİN ERTESİNDE VİCDANINIZI VE KİLONUZU HAFİFLETMEK İÇİN DENEYİN..
Popularity: 1% [?]
TEYYO KEMAL’E VAN DARBESİ – MİTİNGİ 150 KİŞİ İZLEDİ
0Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 33 köylüyü kurşuna dizdiği öne sürülen Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın isminin Özalp ilçesinde bir kışlaya verilmesine değinerek Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulundu. Mitingi yaklaşık 150 kişi izlerken, 1500 polis, Kemal Kılıçdaroğlu’nu korudu.
Kılıçdaroğlu, “Hükümetsin, 33 köylünün kurşuna dizildiği yerdeki kışlanın ismini değiştir” dedi. Kemal Kılıçdaroğlu, beraberindeki partililerle referandum mitingleri kapsamında halka hitap etmek üzere özel bir uçakla Van’a geldi.
Parti otobüsü ile Defterdarlık Caddesi üzerindeki miting alanına gelen Kılıçdaroğlu, CHP’nin Van’da iyi olmadığını bildiklerini ve oylarının düştüğünü söyledi. Bunun kabahatinin ise Vanlılarda değil, kendilerinde olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Şimdi geldim. Çözümleri birlikte konuşacağız. Van’ı ayağa kaldıracağız” diye konuştu.
Bugün birilerinin cebini düşündüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti milletvekillerinin ne yaptığını da halkın bildiğini söyledi.
Kılıçdaroğlu, “Vatandaşın arasında dinden imandan bahsediyorlar, sonra köşeyi dönüyorlar. Eski bir bakanın kardeşi Van’da 25 koruma ile dolaşıyor. ‘Sınır ticaretini açın’ diyoruz ama AK Parti bunu istemiyor. Amacı yoksulluk. Aşık Mahsuni’nin de dediği gibi, ‘Yiğit muhtaç olmuş kuru soğana.’ Bunlar yiğidi muhtaç ettiler kuru soğana” ifadelerini kullandı.
“ASKERİ ÖNLEMLERLE BU OLAY ÇÖZÜLEMEZ”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’a sürekli Recep Bey diye hitap eden Kılıçdaroğlu, “Recep Bey, ‘Siz hiç iktidar olmadınız’ diyor. Peki 30 yıldır akan kanı neden durdurmadılar? Biz şiddeti engelleyeceğiz, kanı durduracağız ve barışı egemen kılacağız. Recep Bey, ‘Ya sev ya terk et’ diyor. Sen kim oluyorsun da, ‘Ya seveceksin ya terk edeceksin’ diyorsun. 1989′da hazırladığımız Kürt raporunun arkasında durmadığımızı söylüyorlar. Biz raporumuzun sonuna kadar arkasındayız. CHP raporu hazırlarken vatan haini ilan edilmişti. Askeri önlemlerle bu olay çözülemez. Bu olayın tek çözümü siyasettir. Onun için buraya geldik. Bu olayı CHP çözecek” diye konuştu.
Soy tartışmasına Van’da da devam eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Soy tartışması başlatan bir Başbakan bu sorunu çözer mi? Özgür bir anayasa getirir mi? Bu anayasa çıksın, bakın başımıza neler gelecek. Bir gün sabah sizleri evlerinizden toplayacaklar. Özel yetkili mahkemelerde yargılayacaklar. Savcılığa şikayet edeceksiniz, ‘Bakanlığın talimatıdır’ diyecek. Bakanlık ise, ‘Mahkemenin kararı doğrudur’ diyecek. Kenan Evren’in yapamaya cesaret edemediğini bunlar yapıyor. Biz geldiğimizde özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız” ifadelerini kullandı.
“KUL HAKKI YİYORLAR, DOKUNULMAZLIĞIN ARKASINA SIĞINIYORLAR”
İktidara geldiklerinde dokunulmazlıkları da kaldıracaklarını ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, “Dokunulmazlıkları da kaldıracağız, herkes hesap verecek. Kaldırmıyorlar, neden? Kul hakkı yiyorlar, dokunulmazlığın arkasına sığınıyorlar. Yüreği yetiyorsa, adam gibi adamsa istediği televizyon kanalında tartışalım. Biz sözümüzün arkasındayız. Verilmeyecek hesabımız yok” şeklinde konuştu.
(Yaklaşık 150 kişinin katıldığı) Sık sık tekrarlanan, ‘Başbakan Kılıçdaroğlu’ sloganları arasında konuşmasını sürdüren Kılıçdaroğlu, “Recep Bey yüreğin yetiyorsa neden yüzde 10′luk barajı indirmiyorsun? Barajı aşamayan partilerin oyunu alacaksın, sonra, ‘Ben milletin oyunu aldım’ diyeceksin. Onun milletvekilliği yolunu biz açtık, ama barajın arkasına sığınarak demokrasi getiremezsiniz” dedi.
Faili meçhul cinayetlerin soruşturulmasını istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin bunu Meclis’te reddettiğini söyledi. İktidara geldiklerinde tüm faili meçhul cinayetlerin üzerine gideceklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, Barış ve Demokrasi Partili Van Belediye Başkanı Bekir Kaya’yı da yaptığı hizmetlerden dolayı takdir ettiğini kaydetti.
“DEVLET KİN TUTMAZ”
33 köylüyü kurşuna dizdiği öne sürülen Orgeneral Mustafa Muğlalı’nın isminin Özalp ilçesinde bir kışlaya verilmesine de değinen Kılıçdaroğlu, “Hükümetsin, 33 köylünün kurşuna dizildiği yerdeki bir kışlanın ismini değiştir. Devlet kin tutmaz. Devlet vatandaşına eşit davranmalıdır. Bakalım Recep Bey bu çağrımıza ne cevap verecek? Hem Vanlılar hem de Türkiye bu cevabı duyacak” diye konuştu.
“Referandumda ‘evet’ oyu vermeyenlerin yeşil kartını iptal ederim” diyenlerden hesap soracaklarını da sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, “Taş atan çocuklarla ilgili kanunu Recep Bey çıkardı. Yanlış olduğunu söyledi. Çocuklarımızı kazanmalıyız. Onlar geleceğe güvenle bakmalıdır. Her çocuğun eşit koşullarda okumasını istiyoruz” dedi.
“Recep Kemal’e hesap verecek” sloganına ise Kemal Kılıçdaroğlu, “Recep Bey sadece bana değil, Türkiye’ye hesap verecek” ifadelerini kullandı. Siyaset anlayışını da açıklayan Kılıçdaroğlu, işsizliğin sosyal bir yara olduğunu kaydederek, “Ne olacak bu memleketin hali diye AK parti hiç düşünüyor mu? Biz geldiğimizde aile sigortası kuracağız. Her yoksulun hesabına asgari ücret yatıracağız. Özgürce gidip bankadan parasını çekecek, çoluk çocuğuna bakacak. Onu ekmek, makarna kuyrukları gibi insanlık dışı uygulamalara tabi tutmayacağız. Amacımız budur” şeklinde konuştu.
Geniş güvenlik önlemleri altında konuşmasını tamamlayan Kılıçdaroğlu, partililere de gül attıktan sonra tekrar parti otobüsü ile Van Ferit Melen Havaalanı’na geçti. Kılıçdaroğlu ve beraberindekiler, özel uçakla buradan Batman’a hareket etti.
Popularity: 1% [?]
