Posts tagged Ki

CUMHURBAŞKANI GÜL’DEN KASET AÇIKLAMASI

0

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MHP’de yaşanan son kaset skandalları ve istifalar ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MHP yöneticileri hakkındaki kaset iddialarıyla ilgili olarak, ”Bu tip şantajlar hem çirkin hem çok tehlikelidir. Bugün buna olur, yarın başkasına olur. Savcılar ve yargıyla ilgili kurumların olayı titizlikle takip etmesi ve bu tip işleri organize edenleri ortaya çıkarması gerekir” dedi.

Gül, Sri Lanka, El Salvador, Maldivler, Kenya ve Honduras Büyükelçilerini Güven Mektuplarını sunmak üzere Çankaya Köşkü’nde kabulünden önce bir gazetecinin sorusu üzerine MHP’deki kaset iddialarını değerlendirdi.

Konuyu, ”şantaj” olarak niteleyen Gül, şöyle konuştu:

”Bu tip şantajlar, hem çirkin hem çok tehlikeli. Bugün bu şekilde olur, yarın başka bir formda başka şekilde olur. Bugün buna olur, yarın başkasına olur. Bu konularda gayet prensipli ve ilkeli durmak, hiç prim vermemek gerekir. Savcılar ve yargıyla ilgili kurumların olayı titizlikle takip etmesi ve bu tip işleri organize edenleri ortaya çıkarması gerekir.

İlkesel ve prensipli duruşu tekrarlamak istiyorum. Çünkü bu tip şantajlar farklı farklı formlarda ortaya çıkar. Onun için bunlara prensip ve ilke olarak gayet sağlam bir şekilde ‘hayır’ demek gerekir ve üstüne gidip muhakkak ki kimlerse bunları tespit etmek gerekir.”

 

Popularity: 1% [?]

Vicdan Çorbası İle Formunuzu Koruyun

0

Dilara Koçak’tan kurtarıcı öneriler.

Mesela çok içki içtik ve yedik. Sonrasında ne yapmalıyız? -Benim “vicdan çorbası” tarifimi yapabilirsiniz.

Diyet yapmadık, tembeliz; yağlarımızı aldırdık. Böyle bir operasyondan sonra nasıl beslenmeli ki sonucu koruyalım? Ama unutmayın, çok sıkıya gelemiyoruz. Her şeyden yemek, ama az yemek veya egzersizle denge sağlamak. Peki, ölçüyü kaçırmamanın bir püf noktası var mı? Evet, yarısını yemek. Kahveyi çok içtik, içkiyi de… Tabii cildimiz nem kaybetti. Daha az su kaybına yolaçacak bir yöntem var mı? Evet, aynı anda bol su içmek. Karnitin gibi yağ yakıcılar kullanmak ne kadar doğru? Doğal yoldan yağ yakmayı hızlandırmak mümkün mü? Süt ve yoğurt içinde de karnitin bulunur, bu besinlerin tüketimi artırılabilir. Dilara Koçak ne sever ne sevmez? Kahve mi, sıcak çikolata mı? Kahve. Siyah çay mı yoksa yeşil çay mı? İkisini de içerim.

Dilara Koçak'tan kurtarıcı öneriler2010 iyi yaşam günlüğü

Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK ’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü”’yle hala tanışmadıysanız, bu yıl tanışmanın tam zamanı. Yiyecekler sizi değil, siz yiyecekleri kontrol edin. Hem de kendinizi fazla zorlamadan, eğlenerek. Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın hazırladığı “İyi Yaşam Günlüğü” dördüncü yılına girdi. Eğer hala önceki yıllardan bir bilginiz yoksa, bu yıl mutlaka edinmenizi tavsiye ederim. Elinizin altında sürekli size rehberlik edecek, sizi motive edecek bir kişisel günlüğünüz olmasının faydasını mutlaka göreceksiniz. Günlükte kolesterol nedir, özel günlerde beslenme, suyun yaşamdaki önemi, posalifin önemi, hangi yağlar tüketilmeli, sık kullanılan besinlerin kalori değerleri, değişim listeleri, alternatif listeler, hangi aktivitelerle ne kadar kalori harcandığı gibi konulardan tutun da, neyi, ne kadar, ne zaman yiyeceğinize, etiket okumanın önemine kadar tüm bilgileri öğrenmeniz mümkün.

Bu günlüğe sahip olmak, yaşam koçunuz ve diyetisyeninizi çantanızda taşımak gibi. Üstelik diyet yaparken ya da kilonuzu kontrol ederken karşılaşılacak zorlukların, baştan çıkarmaların, ayartmaların nasıl üstesinden geleceğinizi de yine bu günlükte bulabilirsiniz. Artık bir günlüğünüz var ve tabii bunun en önemli özelliği, tüm günlüklerdeki gibi izlenebilir olması. Sağlıklı ve ölçülü beslenmeyle ilgili yapılan araştırmalarda tükettikleri besinleri kaydeden kişilerin daha dikkatli ve sağlıklı oldukları görülen ve kabul edilen bir gerçek. Aynı şey, günlük harcamalarını yazan insanlar için de geçerli. Yazmayanların daha müsrif oldukları kesin. Yani otokontrol mekanizmasını harekete geçirmek için aslında ne yaptığınız ya da ne yapmadığınızla sizi tatlı tatlı yüzleştirecek bir günlüğünüz olması, kesinlikle diyeti işkence olmaktan çıkaracak; adeta sizin kazanacağınız bir oyun haline getirecektir. İşte “İyi Yaşam Günlüğü”nde bunlar var. Bir de benim merak ettiklerim vardı ki Dilara Koçak’ı yakalamışken sormadan geçemedim.

Doğru  sözcük  diyet  mi, yoksa  beslenme alışkanlığı  mı?  Bu  çok  tartışılan  bir  konu. Diyet  kelimesini  kullanmak, daha  en başından moral bozmuyor  mu?

Uzm.Diyetisyen Dilara KOÇAK : Zayıflama diyetleriyle ilgili en önemli yanlşı anlama, diyet yapmanın birçok yiyecekten mahrum kalmak, hatta bazı yiyeceklerin yasaklanması demek olduğunu düşünmektir. Kilo verme döneminde bazı yiyecekler sınırlı yenebilir ama bu belli bir süre içindir. Yasaklar bireyin suçluluk ve vazgeçme duygularını körükler; ama hedef bu değildir.

Kilo verme dönemi içinde geçen süre, yeni yeme davranışının alışkanlık haline gelmesi için önemlidir. Okuduğum bir kitapta, davranışları birer düğüm attığınız uzun bir ip gibi düşünmek öğütleniyordu. Tekrarlanan her davranış için bir düğüm daha. Bu şekilde baktığımızda 20 yıl boyunca attığınız düğümü çözmek biraz zaman alabilir ama sabırlı olmak ve vazgeçmemek mutlaka sizi başarıya götürecektir. Diyette yasaklar başarısızlığa sebep olur; önemli olan tüm besin gruplarını içeren ve her şeyin ölçülü miktarda yenildiği bir beslenme ve yaşam düzenine geçebilmektir. Bu yüzden diyet kelimesi yerine, yeni beslenme biçimi veya yeni yaşam biçimi şeklinde bir kullanım daha doğru diye düşünüyorum. Yapılan bir çalışmaya göre gerçekten diyet yapanların sayısı son 16 yıldır en düşük seviyede. Yani bundan 16 yıl önce insanlar daha fazla ve bu işi ciddiye alarak diyet yapıyordu. Oysa şimdi diyet yapma fikri çok yaygın ama bu çaba sadece dile getirmekle sınırlı kalıyor. Diyet yapmayı ciddiye alıp başarılı olanların sayısı çok az. Diyet kelimesi ve diyet listeleri artık insanlara sıkıcı geliyor.

İdeal  kilo  hesabı,  boyu,  kiloyu  çarpıp bölerek  bulunacak  kadar  standart  bir  şey  midir? Kişinin  kemik  yapısına  göre  değişiklik göstermez  mi?

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak: Çok doğru. Bireyleri boyuzunluğuna ve yaşına göre standardize edemeyiz. Genetik yapı, kas kemik yapısı, fiziksel aktivite düzeyi, daha önce yapılan diyetler, bireyin sağlık durumu gibi çok ek faktör belirler ideal kiloyu. şöyle bir örnek verebilirim? Boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve yaşı aynı iki arkadaş var. Ama birisi 36 beden, diğeri 38 beden kıyafet giyiyor. Bu nasıl olabilir?

Olabilir, çünkü beden tipimizde kilo ve boydan daha önemli olan belirleyici, vücudumuzdaki kas miktarı ve yağ oranıdır. Şöyle açıklayayım, Mine ve Naz, yaşları 23, boyları 163 cm, kiloları ise 56 kg. Her ikisi de benzer özellik gösterse de vücutlarındaki yağ oranına baktığımızda fark var: Birinin vücudu %20, digerinin %28 yağ oranına sahip. Mine’nin vücudunun %20’si yağsa, bu 11 kg yağ demektir toplamda. Geriye kalan bölüm yani 56-11= 45 kg kas, kemik, su ve iç organlardan oluşan yağsız doku kitlesidir. Biz bundan kısaca “kas” diye bahsedeceğiz Mine, spor yaptığı için daha kuvvetli ve yoğun kasa sahip; bu yüzden aynı kilodalar ama Mine’nin daha az yağı, daha çok kası var. Bu yüzden 36 beden. Naz, spor yapmıyor ve az yiyerek aynı kiloda kalmayı başarıyor. Bu yüzden daha az kası var ve yağ oranı yüksek bir vücudu olduğu için de 38 beden kıyafet giyiyor. O zaman sadece kilo odaklı olmak doğru değil. Bazen aynalar veya kıyafetler daha sağlıklı ve doğru cevabı verebiliyorlar. Bu yüzden kilo verirken aynaya bakın, eğer yüzünüz küçülüyorken, yağlı bölgeler aynı kalıyorsa yağ değil, kas ve su kaybediyorsunuz demektir

Yerleşmiş  fazla  kilosu  olan  kişiler, genelikle  her  çeşit  diyeti  deneyip, bir  süre  için başarıya  ulaşıp, sonra vazgeçip eski kilolarına  dönen insanlar. Gerçekten herkesin zayıflaması gerekli mi?  Eğer sağlık problemleri yoksa ve  öyle mutlularsa, medya ve çevre baskısıyla  zayıflamaya çalışıyorlarsa, bir diyetisyen “Sen  böyle  mutlusun, boşver  zayıflamayı” der mi? Bence dese ne güzel olur.

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak : İdeal kilo kavramına elveda deyin. Maalesef  birçoğumuz “ideal kilo” kavramıyla üzülerek yıllarımızı geçirmiş olabiliriz. Her yerde boya göre uygun kilo tabloları bulabilirsiniz, birçok diyet programı insanlara tablolara göre ideal kilo hedefi verir. Ancak bu tablolar çoğu zaman “ideal” olmaktan çok uzakta kalabiliyor. Artık bu düşünceyi bırakın. Bilimsel verilerin büyük bir kısmı önemli bir konuda fikir birliğine sahiptir ki o da şu: En iddiasız miktarda kilo kaybı bile sağlık açısından büyük yarar sağlayabilir. Yüksek tansiyon, diyabet, yüksek kolesterol, uyku bozuklukları ve birçok tıbbi sorun, en iddiasız kilo kaybıyla bile düzelme göstermiştir. Bu gerçek her şeyi değiştirir. Hemen herkes kendini daha iyi hissettiği ve sağlık sorunları riskini azalttığı daha sağlıklı bir kiloya ulaşmayı başarabilir. Bu yüzden gerçekçi olunmalı. Son 5 yılı değerlendirin ve çok iddialı hedefler yerine hayattan keyif alıp her şeyi ölçülü yiyebileceğiniz daha kabul edilebilir hedefler koyun. Herkes çok ince olmak zorunda değil; önemli olan “beden kitle indeksi”nizin normal aralıklar içinde olması ve sağlığınız. İnce ama mutsuz olmak, sağlıklı olmak değildir. Sağlık, bedenen ve ruhen iyilik halidir. Hayatın keyfini kaçırmayın.

Genellikle aşırı yemek yiyen kişilerrin, bir şeylerin yerine yemek yemeyi koyduklarını görüyorum ve şişmanların arasında gerçekten gurme olan kişi de az. Çoğunluk şuursuzca ve çokça tüketiyor, açıkçası pek de seçici değiller. Diyetisyenden önce psikolloğa gittmeleri gerekmez mi?  Yani ilk durak diyetisyen mi, dahiliyeci mi, yoksa psikolog mu olmalı?

Uzm.Diyetisyen Dilara Koçak :  Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çoğu insanın normalin üstünde yemek yemesinin sebebi %75 duygusal durumuna bağlı. Yani başka bir deyişle duygularla başa çıkmak için yemeği kullanmaktalar. Yemeğin yarattığı iyi duygular genellikle kısa sürelidir ve sonuçta kilo aldırdığı için üzüntü, mutsuzluk, stres, kaygı, pişmanlık gibi olumsuz duyguların daha fazla hissedilmesine sebep olur. Önemli olan fizyolojik açlıkla psikolojik açlığı ayırt edebilmektir. Fizyolojik açlık, mide tarafından beyne yemek yeme zamanı olduğuna dair sinyal gönderdiği zaman hissedilir. Fiziksel açlık semptomlarından bazıları midede kazınma hissi, gurultu ve hafif baş dönmesidir. Psikolojik açlıktaysa bu işaretlerden hiçbirisi yoktur. Duyguları beslemek için yemek yenildiği zaman, yemek bir teselli olarak kullanılmaktadır, dolayısıyla böyle durumlarda kişi “teselli yemekleri”ne yönelir. Bu yemeklerin genelde şeker ve yağ oranı yüksektir. Duyguya bağlı yemek yeme sendromundan kurtulmanın en önemli anahtarı, farkındalıktır. Bu farkındalığı kazanmak için kişinin kendini tanıması, hangi duyguların yemek yeme ihtiyacına sebep olduğunu anlaması gerekir. Diyet bir yarış değildir yolculuktur, keyfinizi kaçırmayın.

VİCDAN ÇORBASI2 orta boy kabak, 2 orta boy soğan, 2 orta boy domates, 2 yemek kaşığı bulgur, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 demet nane, 1 demet maydanoz, 3-4 diş sarımsak, kuru nane, tuz, kekik, kimyon. Tüm malzemeler az suyla (1-2 su bardağı) haşlanıp blender’dan geçirilip servis edilir.

ÇOK YEDİĞİNİZ VE PİŞMAN OLDUĞUNUZ GÜNLERİN ERTESİNDE VİCDANINIZI VE KİLONUZU HAFİFLETMEK İÇİN DENEYİN..

Popularity: 1% [?]

Son Referandum anketi sonuçları son durum analizi!

0

Referandum anketi sonuçları son durum analizi!

12 Eylül’de gerçekleştirilecek olan Anayasa değişikliğireferandumuna sayılı günler kalırken, Evet ve Hayır cephesinin tansiyonu referandum anketleri ile ölçülüyor... İşte referandum anketimizde son durum…

Bir tarafta “Evet“, diğer tarafta “Hayır“. Referanduma sayılı günler kala, AK Parti evet için çalışmalarını arttırırken, CHP cephesinde de hayır için çalışmalar sürüyor.

Peki halk, referandum için ne diyor?

beyazforum.org  kullanıcılarının katıldığı ankette, şu ana kadar Evet’lerin üstünlüğü sürüyor… 75 binden fazla kişinin oy kullandığı ankette, Evet oyu oranı %55′de. Hayır oranı oranı ise, %37.7′de kaldı. Geriye kalan kısım olan %7.1′lik kesim ise, sandığa gitmeyip boykotta bulunacak…

75.585 kişi arasından;
“Evet” oyu kullanan toplam kişi sayısı ise, “41.642” kişi.
“Hayır” oyu kullananlar, “28569” kişi ve
“Sandığa gitmeyeceğim” diyen kişi sayısı da: “5374“ kişi.

Kim, Neden Evet veya Hayır diyor?

beyazforum.org okuyucuları yazmış oldukları yorumlarla, neden “Evet” veya neden “Hayır” dediklerini dile getiriyorlar. İşte o yorumlardan bir kaçı;

Evet” diyen 3 okuyucunun yorumları;

» Bir mesele düşünün PKK-MHP-CHP ittifakla hayır diyor. Bu bile başlı başına EVET demek için yeterli bir neden bence. Ben AKP’li değilim ama değişiklik yapılacak maddeler o kadar mantıklı ki hazırlayan parti kim olursa olsun evet diyeceğim. Hayır diyen arkadaşlara da objektif bir gözle değişiklik yapılacak maddeleri okumalarını tavsiye ediyorum. Kendim için, ailem için, güzel ülkem ve bu güzel ülkemde yaşayan tüm güzel insanlar için EVET diyor ve EVET demelerini tavsiye ediyorum.

» CHP ve MHP bir şeye aynı anda karşı ise bilinki o şey memleketin hayrınadır. ben bu iki partinin memleket hayrına bir şey yaptığını daha görmedim.. Apoyu asamayan partiyi mi şimdi dinleyeceğim?kaldı ki anayasa mahkemesi ve diğer devlet kurumları belli güç odaklarının elinde ve bu durumun da düzeltilmesi gerekiyor. neymiş türbanı çöz sonra evet diyim… bu kurumlar sana türbanı çözdürür mü? anca sudoku çözersin böyle giderse.

» Ben MHP’liyim diyipte Hayır diyenlere şaşırıyorum. Benim aklıma Ergenekon, Devlet Bahçeli’yi ve yanındaki adamları kandırmış, hain emellerine ortak etmiş. Acaba Rahmetli Türkeş olsaysaydı ne yapardı? Bunlar Benim ülküdaşlarım der miydi? Ülkücü kardeşlere seslenmek istiyorum; Allah Rızası için durun biraz düşünün “Biz neye hayır diyeceğiz” yanlış bi iş yapıyorsak bunun vebalini nasıl veririz. Bu dünyanın bi de öbür tarafı var, hesap verileceğini unutmamak lazım. Ben kesinlikle ne AKP ne de bir başka partidenim. Sadece VATANIMI SEVEN BİR İNSANIM.

Hayır” diyen 3 okuyucunun yorumları;

» Ülkemizin stratejik konumu hakkında konuşmaya gerek yok sanırım.Ordunun yıpratılması, ordu mensuplarının alacağı kararlarda korkarak hareket etmesi herşeyi mahveder. ordusu olmayan bir ülkenin işgali çok kolay olur tahmin edersiniz. bu ülkede dokunulmazlığı olması gereken tek kurum TSK olmalıdır, ne olduğu belirsiz millet vekilleri değil.

» Anlamıyorumneye evet diyorsunuz.Bir de Allah rızasında bahsediyorsunuz. Bu hükümet önce dokunulmazlıkları kaldırsın, namusumuz dediği başörtüsünü çözsün, ilk 100 de üniversiteyi kazanıp sırf başörtüsü yüzünden okuyamayanlar için Hayır diyeceğim kardeşim için Hayır diyeceğim… Türkeş olsaydı bunlara meydan bu kadar kalmazdı zaten. ama ne mhp ne chp için akp ye inanmıyorum bizi kandırdığı için sözlerini tutmadığı için onada referandumuna da hayır.

» Ben hem maddeleri okudum hem tarafsız olarak aklımın alabileceği kadar inceledim. Maksadım sadece geleceğim ve ilerde olacak çocuklarımız için şu durumdan daha kötü bi vatan olmaması için doğru şeyi yapmak.Ne yaparsak baştakiler için değil kendimiz için yapmalıyız.Baştaki kim olursa olsun,evimizde tüten dumandan haberi yok,derdimizden,ocağımızdan haberi yok yalanmı??hangi parti olursa olsun herkes kendi dümeninde.Halk olarak bırakın savaşmayı,inatlaşmayı.Biz başta değiliz ki inatlaşalım bize onlardan hayır varmı?halk olarak halk için faydalı bi oy verelim.Bize sunulan tek şey oy kullandırılmak zaten bari bunu faydamıza yapalım kendi kendimize zarar vermeyelim partiler uğruna.Bu arada neyin ne olduğunu kimin evet kimin hayır dediğini ne biliyorsunuz???ne duyulursa ne yazılıp çizilirse onu biliyoruz nerden biliyosunuz söylenenlerin doğru olduğunu!!mesela pkk hayır diyormuş nerden biliyorsunuz???öyle de gösterilebilir.Bizler kim hayır kim evet demiş ona bakmamalıyız.Aklımız var allaha şükür yetçek kadar.Açın biyerden okuyun neymiş yeni gelcek maddeler okuyun aklınıza yatıyormu yatmıyormu ona göre özgürce kendi beyninizce karar verin.Allah akıl vermiş,göz vermiş,fikir vermiş.Okuyun anlayın karar verin.Bırakın inadı taraf tutmayı.Ben okudum ve benim aklıma yatmadı.Onaylamıyorum değiştirilmesini.Ülkem,geleceğim ve bütün sevdiklerimin daha kötü bi ülkede yaşamaması için hayır diyorum.

Popularity: 1% [?]

Ankara için iftar vakti – imsak vakitleri

0

Ankara için iftar vakti – imsak vakitleri

11 Ayın Sultanı Yüce Ramazan’ın 3. günü de doldu. Ramazan boyunca iftar vakitleri, imsak saatleri beyazforum.org’da yer alıyor… İşte Başkent Ankara için iftar vakti, imsak saati ve namaz saatleri… (Diyanet saatine göre)

Ramazan ayı, başkentimiz Ankara’da da sevinçle karşılandı. Ramazan’a özel olarak her bir tarafı süslenen Ankara’da, özellikle Gençlik Parkı’nın görüntüsü dikkat çekiyor.

Birlikteliğin, beraberliğin en yoğun olarak yaşandığı ay olan Ramazan, Ankara’da da geleneksel Ramazan törenleri ile kutlanıyor. Ankara’da Ramazan’ın bu yılki odak noktası ise Gençlik Parkı.  Rengarenk olan görüntüsü, devasa havuzu ve muhteşem yeşilliğiyle Ankara’nın merkezinde kapılarını Başkentlilere açan Gençlik Parkı, bu kez geleneksel bir eğlenceye ev sahipliği yapıyor.

BİRÇOK EĞLENCE ANKARALILARI BEKLİYOR

Gençlik Parkı’nda bu yıl birbirinden eğlenceli anlar geçeceğe benziyor.

Oruçlulara özel açılan İftar çadırı, Ramazan ile klasikleşen Hacivat-Karagöz oyunu, Aşuk-Maşuk, Orta Oyunu, kukla gösterisi ve Meddah gibi birbirinden eğlendirici anlar, Ramazan boyunca Gençlik Parkı’nda olacak.

Bir diğer dikkat çeken nokta ise, Ramazan’ın gelmesi ile birlikte esnafların da yüzünün gülmesi oldu. Gençlik Parkı’nda, Ramazan ayına yakışır bir şekilde ilahilerle karşılanan, çeşitli gösterilerle eğlenen Başkentlilerin en çok keyif aldığı etkinlik ise alışveriş yapmak oluyor.

Bununla birlikte Ankara’da gösteriler  ve geleneksel Ramazan kutlamaları Gençlik Parkı ile sınırlı değil. Ankara’nın 24 noktasında, iftar çadırları da açılmış durumda.

Ankara Büyükşehir Belediyesince, kentin 26 noktasına kurulan yemek merkezi ve iftar çadırlarında her gün 12 bin vatandaşı ağırlıyor.

İŞTE ANKARA’NIN BU YIL Kİ İMSAKİYESİ

Tarih İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsı Kıble Saati
13.08.2010 4 13 5 51 13 01 16 48 19 58 21 27 12 18
14.08.2010 4 15 5 52 13 00 16 47 19 57 21 25 12 17
15.08.2010 4 16 5 53 13 00 16 46 19 55 21 24 12 17
16.08.2010 4 18 5 54 13 00 16 46 19 54 21 22 12 16
17.08.2010 4 19 5 55 13 00 16 45 19 53 21 20 12 15
18.08.2010 4 20 5 56 13 00 16 45 19 51 21 18 12 15
19.08.2010 4 22 5 57 12 59 16 44 19 50 21 17 12 14
20.08.2010 4 23 5 58 12 59 16 43 19 48 21 15 12 14
21.08.2010 4 24 5 59 12 59 16 43 19 47 21 13 12 13
22.08.2010 4 26 6 00 12 59 16 42 19 46 21 11 12 12
23.08.2010 4 27 6 00 12 58 16 41 19 44 21 10 12 12
24.08.2010 4 28 6 01 12 58 16 40 19 43 21 08 12 11
25.08.2010 4 30 6 02 12 58 16 40 19 41 21 06 12 11
26.08.2010 4 31 6 03 12 58 16 39 19 40 21 04 12 10
27.08.2010 4 32 6 04 12 57 16 38 19 38 21 02 12 09
28.08.2010 4 34 6 05 12 57 16 37 19 37 21 00 12 09
29.08.2010 4 35 6 06 12 57 16 36 19 35 20 59 12 08
30.08.2010 4 36 6 07 12 56 16 36 19 34 20 57 12 07
31.08.2010 4 37 6 08 12 56 16 35 19 32 20 55 12 06
01.09.2010 4 39 6 09 12 56 16 34 19 30 20 53 12 06
02.09.2010 4 40 6 10 12 56 16 33 19 29 20 51 12 05
03.09.2010 4 41 6 11 12 55 16 32 19 27 20 49 12 04
04.09.2010 4 42 6 12 12 55 16 31 19 26 20 47 12 04
05.09.2010 4 44 6 13 12 55 16 30 19 24 20 46 12 03
06.09.2010 4 45 6 14 12 54 16 29 19 22 20 44 12 02
07.09.2010 4 46 6 15 12 54 16 28 19 21 20 42 12 01
08.09.2010 4 47 6 16 12 54 16 27 19 19 20 40 12 01
09.09.2010 4 48 6 16 12 53 16 26 19 18 20 38 12 00
10.09.2010 4 50 6 17 12 53 16 25 19 16 20 36 11 59
11.09.2010 4 51 6 18 12 52 16 24 19 14 20 35 11 58 

Popularity: 1% [?]

BÖBREK ÇETESİNE DARBE

0

5 BİN LİRAYA ALIP, 50 BİN LİRAYA SATIYORLARDI

Adana’da ‘organ ticareti’ yaptıkları iddiasıyla 28 kişi gözaltına alındı. Jandarmanın 12 ilde eş zamanlı yaptığı operasyonda çetenin ihtiyaç sahibi kişilerden 5 bin liraya aldığı böbreği internet aracılığıyla 50 bin liraya sattıkları ileri sürüldü.

Edinilen bilgiye göre İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, Adana, Antalya, Hakkari, Tokat, Amasya, Ankara, Eskişehir, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Sakarya ve İstanbul’da “organ nakli” yapan çeteye yönelik eş zamanlı operasyon düzenledi.

Operasyonlarda, elebaşılığını Abdulkerim Ö.’nün yaptığı ileri sürülen 28 kişi gözaltına alındı. Aralarında böbreklerini para karşılığı satanların da bulunduğu 19 kişi Cumhuriyet Savcısı’nın talimatıyla serbest bırakıldı.

Jandarma, çetenin maddi durumu zayıf kişilerden 5 bin lira karşılığında böbrek alıp diyaliz hastalarına 30 ile 50 bin lira arasında değişen fiyattan sattıklarını belirledi. Çetenin böbrek nakli bekleyen hastalara sahte belgeler tertipleyip Adana ve Antalya’da ki bazı özel ve üniversite hastanelerinde de ameliyat gerçekleştirdikleri ortaya çıktı.

Çete elemanlarının sahte belgelerle böbrek veren ve alan kişinin akrabalık bağı bulunduğu yönünde sahte belgeler de düzenlediği belirlendi. Jandarmadaki sorgusu tamamlanan çete elebaşı Abdulkerim Ö. ile S.E, C.E., N.K., R.K, M.P., M.A., N.K. ve Ş.K isimli kişiler “organ ve doku ticareti yapmak” suçundan adliyeye sevk edildi. Adliyeye sevk edilen 9 kişi tutuklanarak cezaevine konuldu.

Popularity: 1% [?]

Sitenin Suspend Olmasının SEO’ya Etkisi

0

Bu yazımda sitenizin bir müddet kapalı(suspend) kalmasının SEO olan olumsuz etkisinden bahsedeceğim. Google’ın yeni sistemi olan Caffeine‘den osnra artık herşey değişti. Önceden ilk sıralara geçen siteler kolay kolay düşmezdi. Ancak yeni sistemle bu o kadar kolay oldu ki bizzat kendim yaşadım.
Herşey Google’da Görseller aramasında facebook yazınca ilk sırada çıkmamla başladı. Ardından inanılmaz bir hit geldi. Haliyle bandwidth yetersiz olduğundan site suspend oldu. Aradan bi 10 saat geçtikten sonra bandwidth limitini arttırdım site tekrar açıldı. Ancak yine hite dayanamadı ve kapandı. Bunun sonucundan bir 24 saat daha site kapalı kaldı. Ardından arama sonuçlarına baktığımda sitem ilk sırada iken şuan sonuçlarda görünmüyor bile. Bunu görünce ben de yeni sunucuya geçiş yaptım. Belki IP’nin değişmesinin bir yararı oluyor diye. Zaten bandwidth limiti kısıtlı olduğundan sunucuya geçmem de gerekliydi.
Sonuç olarak sitem topladam 2 gün gibi bir süre kapalı kaldı. İlk sırada çıkarken şuan hiç çıkmıyor. Buradan anlıyoruz ki Google artık siteye erişim sağlanıp sağlanamamasına da önem veriyor. Bu yüzden yeni bir site açıcaksanız seçeceğiniz özelliklerde en çok bandwidth limitine dikkat edin. Zira bandwidth dolar ve siteniz suspend olursa benim gibi olumsuz şeylerle karşılaşabilirsiniz.

Popularity: 1% [?]

sayaç
Go to Top