Posts tagged Bir

JAPONYA’DA KURBAN BAYRAMI COŞKUSU

0

Asya’nın en uzak noktası Japonya’da yaşayan Müslümanlar, başkent Tokyo’da Kurban Bayramını coşkuyla kutladı. Türkiye tarafından yaptırılan Tokyo Camisi ve Türk Kültür Merkezi’nde bir araya gelen bu ülkede yaşayan Japon, Türk ve farklı milletlerden her yaşta Müslüman camiyi, caminin sosyal tesislerini ve avlularını doldurdu.

Bayram namazının öncesinde Kur’an-ı Kerim tilaveti yapılırken, Kurban Bayramı hutbesi 3 dilde yapıldı. Namaz ve hutbenin ardından birçok milletten Müslüman, caminin içerisinde ve dışında farklı dillerde bayramlaşırken güzel görüntüler oluşturdu.

Namazın ardından caminin külliye ve sosyal tesis kısmında Müslümanlara kavurma ikram edildi.

Japonya’da kanunlar gereği lisansı olmayan yerlerde kurban kesilemiyor ve bu ülkede genelde Müslümanlar kurbanları başka ülkelere göndererek kestiriyor. Müslüman cemaati özellikle Kurban bayramlarında bu anlamda sıkıntı yaşadıklarını aktarıyor.

Tokyo Cami

Japonca, İngilizce ve Türkçe yapılan üç dilde hutbe sistemi Tokyo’da Cuma namazları başta olmak üzere onlarca milletten Müslümanın anlaması için yap ılan yıllardır uygulanıyor.

Japonya’da İslamiyet çok da eski tarihlere dayanmıyor. Uzmanlar, Japonya’ya İslamiyetin Rusya’daki Bolşevik ihtilalinin ardından Orta Asya’da yaşayan Müslümanların bazılarının küçük topluluklar halinde gelerek bu ülkede yayılmaya başladığını belirtiyor.

Tokyo Camisi, Tokyo’ya göç ederek gelen Türk-Tatar grupları tarafından ilk kez şu anda bulunduğu yerde 1938 senesinde hizmete girmiş. Ancak ilk inşa edilen caminin 1986 senesinde yıkıldığı kaydediliyor.

Caminin arsasının daha sonra geleneksel Osmanlı-Türk mimarisinde inşa edildiği ve Japonya’nın Türkiye Cumhuriyeti’ne cami yapılması şartıyla hibe ettiği ifade ediliyor. Mimari bir şaheser olan Cami Türkiye Cumhuriyeti Diyanet İşleri Başkanlığı ve Tokyo Camisi Vakfı tarafından 2000 yılında tekrar inşa edilmiş.

Caminin inşasında Türkiye’den getirilen ustalar sayesinde sedef kakmalı kapılarından, duvarlarını süsleyen hatlarına kadar Osmanlı kültürünü yansıtan ve Tokyo’daki güzide bir mimari eser olarak dikkati çekiyor. Bilim adamlarına göre, Japonya’daki Müslüman sayısının diğer milletlerden olan Müslümanlarla birlikte 300 bin civarında olduğu kaydediliyor.

 

Popularity: 1% [?]

ROJ TV ÖYLE DEMİYOR AMA…

0

BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Van’da yaşanan depremle birlikte Türkiye’nin bir bütün olarak önemli bir dayanışma örneği ortaya koyduğunu söyledi.

Demirtaş, Van’da yaraların bir an önce sarılması, çok ciddi ve büyük yatırımların bölgeye çekilmesi gerektiğini vurgulayarak, “El birliğiyle bugünleri de atlatacağız” dedi. 7.2′lik depremle sarsılan Van’a gelerek, depremde en çok hasar gören 474 kişinin hayatını kaybettiği Erciş ilçesinde bir dizi inceleme ve temaslarda bulunan Demirtaş, depremzedelerle de bayramlaştı.

Sorun ve sıkıntıları dinleyen Demirtaş, gazetecilerin sorularını da yanıtladı.

Kurban Bayramı’nı buruk bir şekilde karşıladıklarını dile getiren Selahattin
Demirtaş, “Depremde hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet geriye kalanlara baş sağlığı diliyorum. Yine depremde yaralılarımız, enkaz altında kalanlarımız var. Bayramlar, toplumsal yaraları sarma vesilesidir. Türkiye, depremde bir bütün olarak büyük bir dayanışma örneği ortaya koydu” diye konuştu.
Depremin yaralarının sarılması noktasında yürütülen çalışmaları yakından takip ettiklerini anlatan Demirtaş, şunları söyledi: “Kurulan çadırkentlerde hayat devam ederken, depremin yaraları da sarılmaya çalışılıyor. Ancak, bunlar tek başına yeterli değil. Burada asıl yapılması gereken en önemli şey manevi yaraların sarılmasıdır. Depremde büyük bir travma geçirmiş, büyük acılar yaşamış bu halkın manevi yaralarının sarılması gerekiyor. Soğuk kış şartları hayatı iyice olumsuz etkiliyor. Sorun ve sıkıntıların aşılabilmesi noktasında bölgeye çok ciddi ve büyük yatırımların yapılması, tüm bunların yanında yeni ve yepyeni bir kent inşa edilmesi gerekiyor. El birliğiyle bugünleri de aşacağız.”

 

Popularity: 1% [?]

Savcılardan Haberal ve Balbay’ın Tahliyesine Ret

0

[ad code=1 align=center]
 

Savcılardan Haberal ve Balbay’ın Tahliyesine Ret
İşte savcıların Haberal ve Balbay kararı

CHP’den milletvekili seçilen Ergenekon davasının tutuklu sanığı Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ın tahliye taleplerine ilişkin karar açıklandı. Savcılığın, Haberal ve Balbay’ın tahliye taleplerine ret yönünde görüş bildirdiği belirtildi.
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ile Nihat Taşkın, ikinci “Ergenekon” davası kapsamında tuktuklu olarak yargılandıkları sırada milletvekili seçilen Prof. Dr. Mehmet Haberal ile gazeteci-yazar Mustafa Balbay’ın tahliye istemlerinin reddini talep etti.

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından Prof. Dr. Mehmet Haberal, CHP’den Zonguldak milletvekili, gazeteci Mustafa Balbay’ın ise İzmir milletvekili seçilmesinin ardından avukatları tahliye dilekçesi sunmuştu. Mazbata ile birlikte sunulan dilekçeler davanın görüldüğü İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nce değerlendirmeye alındı.

Tahliye talepleri ile ilgili mahkemenin savcıları Nihat Taşkın ile Mehmet Ali Pekgüzel’e de görüşleri sorulmuştu. Gün boyu değerlendirmelerini yapan iki savcının tahliye taleplerinin reddedilmesi yönünde görüş bildirdiği öğrenildi.

GEREKÇE 83. MADDENİN 2. FIKRASI

Savcılar görüşlerinde, “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14. maddesindeki  durumlar bu hükmün dışındadır. Ancak, bu halde yetkili makam, durumu hemen ve doğrudan doğruya Türkiye Büyük Millet Meclisine bildirmek zorundadır” hükmünü içeren Anayasanın 83. maddesinin 2. fıkrasına yer verdi.

Görüşlerde, delillerde değişen bir şey olmadığı belirtilerek, suçlamanın Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 100. maddesinde belirtilen katalog suçlardan olması nedeniyle talebin reddinin istendiği öğrenildi.

Popularity: 2% [?]

TÜRKİYE’DE SEÇİMLER VE BAŞKANLIK SİSTEMİNE DOĞRU

0

SEDAT AÇIKBAŞ
Türkiye’de 12 Haziran’da bir genel seçim daha yapılacak.. Hiçbir maç oynanmadan kazanılmaz ama bu maçın galibi baştan belli. AK Parti üçüncü kez ‘tek başına’ iktidar olur, CHP yüzde 25’lerde sürünür, MHP baraj sorunu yaşar ve diğerleri de barajı aşamaz diye düşünüyorum.. Üçüncü AK Parti iktidar dönemi, aynı zamanda Başbakan olarak sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemi olacak.

Bu dönem sonrası sayın Erdoğan’ı Türkiye’nin Başbakanı veya Cumhurbaşkanı olarak değil, ‘Başkanı’ olarak göreceğimizi tahmin ediyorum. Gelecek seçimler öncesi (2014-15) başkanlık sistemi halk oylamasına sunulur ve şimdiki sistemde son ‘kriz’ yaşanır.. Bir tarafta Ak Parti, diğer tarafta ‘statükocular’..

2005 yılında bir yazımda belirtmiştim; “Türkiye’de 2015’lerde ‘Başkanlık’ sistemine geçilebilir..” diye. Tabi bu benimkisi bir tahmin. Gerçekleşmeyebilir de. Konu referanduma sunulduğunda da, oylar yüzde 60 civarında başkanlık sistemi lehine çıkar. Türk parasından sıfırların atılacağını da daha önceden tahmin etmiştim. Tek farkla; paradan üç sıfır atılacağını tahmin ederken, altı tane sıfır atıldı. Başkanlık sistemi de, paradan sıfırların atılması da ilk kez rahmetli Turgut Özal tarafından dile getirilmişti..

Başkanlık sistemine geçildiğinde ‘kirli siyaset’ son bulmaz ama en azından akraba kayırmak, devletin kurumlarını hortumlamak, bakanlık / milletvekilliği mevkii ve konumunu istismar etmek azalır; zamanla ortadan kalkar. Başkanlık sisteminde, ipler tek kişinin elindedir ama denetimi de daha sıkıdır. Başkanlık seçimleri her dört veya beş yılda bir tekrarlanır; başkanlar da iki dönemden fazla seçilemez. Bakanlar parlamento dışından atanır. Başkan, Dışişleri Bakanı ve Maliye Bakanı’nın dışındaki bakanları genellikle kimse tanımaz.

Başkanlık sistemi güçlü devletler için bir fırsattır. Güçlü devletlerin çoğu demokrasiyle yönetiliyor ve bundan vaz geçmeleri düşünülemez. Demokrasiyle yönetilmeyen ama başkanlık sistemi (çakma başkanlık) ile yönetilen Kuzey Kore, Çin, Rusya gibi ülkelerde bu sistem ‘diktatörlük’ halini alır.. Hatta Çin ve K. Kore’de sadece gösterilen adaylar seçilebilir; sistemin reddettiği kişiler aday bile olamazlar. Bunların arasında Rusya biraz daha demokrasiye yakındır. Zamanla ‘ortalama’ demokrasiyle yönetileceğini tahmin ediyorum.

12 Haziran seçimlerine dönecek olursak; “Erken kalkan yol alır” anlamına da gelebilecek “Atı alan Üsküdar’ı geçti” sözünü AK Parti için kullanabiliriz. Adamlar çalıştı, çalışıyor. Milletin teveccühünü kazandılar. Başbakan Erdoğan tüm dünyada tanınan, İslam aleminde sevilen, sayılan; kendisini ülkesine adayan bir lider. Çok iyi bir çalışma ekibi var ve her türlü krizi yönetmesini biliyorlar. Bence Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’yi yöneten en iyi ekip, Türkiye’yi son dokuz yıldır yöneten ekiptir. Karşı takıma baktığımızda; başkanlığını bir kaset skandalına borçlu, hiçbir vizyonu olmayan, torununu yasalardaki boşluktan yararlanarak sigorta ettiren, siyasi rakiplerine ve başörtülü Türk kadınlarına hakaret eden, birçok lakapla anılan bir politikacı. Sayın Kılıçdaroğlu da CHP’deki düşüşü önleyecek kapasitede değil. Belki MHP’den ümidini kesenler seçimlerde CHP’ye oy vererek yüzde 30’u bulabilirler.

MHP hakkında hiçbirşey demiyorum.. Sadece şunu söyleyeceğim: Bu partimiz, son zamanlarda sırf Başbakan Erdoğan’a muhalefet olsun diye kendi öz politikasına aykırı hareket etmeye başlamış ve CHP’nin dümen suyuna girmiştir. Sayın Devlet Bahçeli, maalesef partisinin bu durumuna çözüm bulamamıştır. Kaset olaylarının da aday adayları listelerinin açıklanmasından sonraya rastlaması da oldukça anlamlıdır. Büyük Birlik Partisi, Saadet Partisi, Halkın Sesi Partisi, BDP, HEPAR gibi diğer partilerin barajı aşma ihtimali görünmüyor. BDP’nin birçok bağımsız adayı meclise girebilir.

 

Popularity: 1% [?]

Konya Torku Şekerspor Kalecisi Öldürüldü

0

Konya’da iki grup arasında çıkan silahlı kavgada, aralarında Konya Torku Şekerspor’un kalecisinin de bulunduğu 2 kişi hayatını kaybetti, 1 kişi yaralandı

Konya’da çıkan silahlı kavgada 2 kişi öldü, 3 kişi yaralandı.

Edinilen bilgiye göre, TFF 2. Lig Kırmızı Grup’ta mücadele eden Konya Torku Şekerspor’un kalecisi Gürsel Yaprakcı (24) ve Ahmet Marancı (27), merkez Selçuklu ilçesi Feritpaşa Mahallesi Gıda Toptancılar Çarşısı’nda Selahattin Ç, oğulları Sadık Ç. ve Cannur Ç. ile alacak verecek meselesi yüzünden tartışmaya başladı.

Kısa sürede kavgaya dönüşen olayda silahla ağır yaralanan Yaprakcı olay yerinde, Marancı ise kaldırıldığı Konya Numune Hastanesinde hayatını kaybetti.

Henüz belirlenemeyen bir nedenle yaralanan 3 şüpheli, Konya’daki çeşitli hastanelerde tedavi altına alındı.

2005 yılından beri Konya Torku Şekerspor forması giyen Gürsel Yaprakcı’nın 20 gün önce bir erkek çocuğu olduğu öğrenildi.

Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği bildirildi.

Popularity: 1% [?]

CUMHURBAŞKANI GÜL’DEN KASET AÇIKLAMASI

0

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MHP’de yaşanan son kaset skandalları ve istifalar ile ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, MHP yöneticileri hakkındaki kaset iddialarıyla ilgili olarak, ”Bu tip şantajlar hem çirkin hem çok tehlikelidir. Bugün buna olur, yarın başkasına olur. Savcılar ve yargıyla ilgili kurumların olayı titizlikle takip etmesi ve bu tip işleri organize edenleri ortaya çıkarması gerekir” dedi.

Gül, Sri Lanka, El Salvador, Maldivler, Kenya ve Honduras Büyükelçilerini Güven Mektuplarını sunmak üzere Çankaya Köşkü’nde kabulünden önce bir gazetecinin sorusu üzerine MHP’deki kaset iddialarını değerlendirdi.

Konuyu, ”şantaj” olarak niteleyen Gül, şöyle konuştu:

”Bu tip şantajlar, hem çirkin hem çok tehlikeli. Bugün bu şekilde olur, yarın başka bir formda başka şekilde olur. Bugün buna olur, yarın başkasına olur. Bu konularda gayet prensipli ve ilkeli durmak, hiç prim vermemek gerekir. Savcılar ve yargıyla ilgili kurumların olayı titizlikle takip etmesi ve bu tip işleri organize edenleri ortaya çıkarması gerekir.

İlkesel ve prensipli duruşu tekrarlamak istiyorum. Çünkü bu tip şantajlar farklı farklı formlarda ortaya çıkar. Onun için bunlara prensip ve ilke olarak gayet sağlam bir şekilde ‘hayır’ demek gerekir ve üstüne gidip muhakkak ki kimlerse bunları tespit etmek gerekir.”

 

Popularity: 1% [?]

MİLLİYET VE VATAN’DA DEPREM

0

Vatan ve Milliyet’te sular durulmuyor. Patron Demirören Vatan ve Milliyet’ten 60 gazeteciyi işten çıkarıyor. Medyahayat.com’a göre, Demirören’in talimatına göre işten çıkarılacak gazetecilerin tazminatları ödenecek.

Yine Demirören’in talimatı ile çalışanlara, “İstifa etmek isteyenlerin de tazminatları ödenecek” alternatifi getirildi. Bu teklif üzerine 3 gazeteci istifa etti. İşten çıkarılacak gazetecilerin önemli bir bölümünün Vatan’dan yapılacağı ve Ankara büronun 16 olan gazeteci sayısının 7 kişiye indirileceği belirtiliyor.

Demirören’in Vatan Gazetesi genel yayın yönetmeni Yuvacan’a, “Eylül ayına kadar beraber çalışalım” dediği, Yuvacan’ın da bu teklife, “Evet” dediği ifade ediliyor.

Vatan Ve Milliyet’te 60 gazetecinin işten çıkarılma süreci 25 Mayıs’a kadar tamamlanacak, yarin (24 Mayıs) itibariyle de işten çıkarmaların başlayacak.

Popularity: 1% [?]

Cam’ı kırılan İphone 4 mahkemelik

0

iphone 4

İphone 4 çıktığı günden beri hem popülaritesi artan hemde sorunlarıyla baş gösteren bir telefon çağımızın son teknolojik mobil ürünü olan iphone 4′ler ile ilgili en son Donald Lebuhn isimli bir baba. Kızının, iPhone 4′ü yere düşürüp camının kırılmasına neden olduktan sonra Lebuhn çözümü Apple’a dava açmakta buldu.

iPhone 4′ün yalnızca 1 metre yükseklikten serbest şekilde düştüğünü belirten baba çözümü, iPhone 4 camının helikopterlerde kullanılan malzemeden yapıldığını iddia eden Apple’a toplu dava açmakta buldu. Aynı yükseklikten düşen bir iPhone 3GS’e hiçbir şey olmadığını belirten Lebuhn, Apple’ın iPhone 4′ün tasarımının hatalı olduğunu kabul etmesini ve bu şekilde mağdur olan herkesin parasını geri almasını istiyor.

SquareTrade isimli bir firmanın yaptığı araştırmaya göre de, kaza sonucu hasar gören iPhone 4′lerin sayısı iPhone 3GS‘den yüzde 68 daha fazla.

İphone 4 hakkında blogumuzdaki diğer yazıları inceleyebilir sorularınızı bize iletebilirsiniz

Popularity: 1% [?]

Beypazarı belediye başkanı M.Cengiz ÖZALP Ak Partiye Geçti

0

ANKARA’nın tarihi ve turistik ilçesi Beypazı’nın MHP’li Belediye Başkanı M. Cengiz Özalp, sürpriz bir kararla AK Parti’ye geçti. İlçesine ve ülkesine katkıda bulunmak için AK Parti’ye geçtiğini belirten Başkan Özalp’in bu kararı, Beypazarı Belediye çalışanları ile ilçe halkını şaşırttı.

İlçede 1999-2004 yılları arasında Beypazarı Belediye Meclisi üyeliği ve Başkan Vekilliği görevlerinde bulunan, iki dönem de Ticaret Odası Başkanlığı yapan, 2009’un Mart ayında yapılan yerel seçimlerinde ise Mansur Yavaş’ın tekrar aday olmayıp, destek verdiği M.Cengiz Özalp, yüzde 47 gibi bir oy oranı ile MHP’den Belediye başkanı oldu.

Başbakan Erdoğan’ın yerel seçimler öncesinde Türkiye genelinde Elbistan ile Ankara’nın sadece Beypazarı ilçesini ziyaret ederek destek istediği seçimlerde MHP’den Belediye Başkanı Seçilen Özalp’in Ak Parti’e katılması nedeniyle rozetini de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan taktı.

’İLÇEYE VE ÜLKEYE KATKI İÇİN’

Ak Parti Ankara İl Başkanlığınca Ankara Arena Spor Salonu’nda düzenlenen ’Türkiye 2023’e Yürüyor, Ankara Ak Parti’de Buluşuyor’ etkinliğine katılan Beypazarı Belediye Başkanı Özalp, törenle Ak Parti’ye geçti. Özalp törende yaptığı konuşmada, ilçesine ve ülkesine katkıda bulunmak için Ak Parti’ye katıldığını ifade ederken, “Bunun için Sayın Başbakanımızdan izin istedim. Tevazu gösterdiler, beni de içlerine adılar. Herkese çok teşekkür ederim” dedi.

Partilerinden istifa ederek Ak Parti’ye katılanları kutlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise “Evinize hoş geldiniz” diyerek, partiye katılanlara rozetlerini taktı.

Popularity: 1% [?]

GLOKOM NEDİR NASIL TEDAVİ EDİLİR

0

GLOKOM – GÖZ TANSİYONU Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Glokom Belirti vermeden kör edebiliyor.

Glokom yani göz tansiyonu hiçbir belirti vermeden körlüğe kadar ilerleyen ve geri dönüşü olmayan bir hastalık.

Göz tansiyonu nedir?
Dr. Naci Sakaoğlu:
Göz içinin damarsız dokularını beslemek için damarlı bölgesi olan uveanın ürettiği göz sıvısının oluşturduğu bir basınçtır. Bu basınç, aynı zamanda göz küresinin yuvarlak kalmasını da sağlar. Bu basıncın eksik veya fazla olması gözde birtakım bozukluklara neden olur. Normal insanlarda göz içi basıncı 10-20 mmHg arasındadır. Göz içi basıncı 20-24 mmHg arasında olanlar şüpheli. 24 mmHg‘ nin üzerinde olanlar ise glokom yönünden araştırılmalı.

Glokomun Belirtileri nelerdir?
Dr. Naci Sakaoğlu: Kronik basit glokomlarda belirtiler fark edilmeyebilir. En kötü yanı da budur zaten. Çok sinsi seyreder, hasta hiçbir şekilde farkına varmayabilir. Yavaş yavaş görmesi azalır ve en ileri derecede görmesini kaybeder. Ama bunun farkına varmaz maalesef. Diğer türlerinde ise bazı belirtiler vardır, mesela tansiyon krizi dediğimiz tipinde. Hasta acilen doktora başvurmak zorunda kalır. Çünkü hastanın göz çevresi ve başında çok şiddetli ağrı, bulantı, kusma ve ileri derecede ani görme kaybı vardır. Bu durumda hasta acilen doktora gider ve tedavisine başlanır. Ama en tehlikelisi, sinsi bir şekilde seyreden basit kronik glokomdur. Çok belirgin belirtileri yoktur ama kabaca gözde kum atmış gibi batma, yanma, gerginlik ve ışıkların etrafında renkli hareler görme gibi belirtiler tarif edilebilir.

Kimler risk taşır?
Dr. Naci Sakaoğlu:
40 yaşın üstündeki her 100 kişiden birinin glokom olma ihtimali var. Ailesinde glokom vakası bulunanlar, yüksek derecede (5’in üzerinde) miyobu, hipermetrobu olanlarda ve diyabet, hipertansiyon gibi sistemik hastalığı olanlarda glokom görülme riski daha yüksektir. Kortizonlu ilaç kullananlar, göz ameliyatı geçirenler de yüksek risk grubuna girer.

Göz tansiyonu ne sıklıkla ölçülmeli?
Dr. Naci Sakaoğlu:
40 yaşın üstündeki herkesin yılda 1 kez göz tansiyonu kontrolünden geçmesi gerekir. Ailesinde glokom vakası bulunanlar ve yüksek derecede miyop, hipermetrobu bulunanların ise 20’li yaşlardan itibaren yılda bir kez göz tansiyonunu ölçtürmeleri gerekir.

Glokom Nasıl tedavi edilir?
Dr. Naci Sakaoğlu: İlk önce ilaç tedavisi uygulanır. Damlalarla ya göz içi salgısının miktarını azaltılır ya da salgının dışarı çıkması kolaylaştırılır. Buna rağmen hastalık ilerlemeye devam ediyorsa lazer tedavisi veya cerrahi yöntem uygulanır

Op.Dr. Naci Sakaoğlu


Glokomun (göz tansiyonu hastalığı) sinsi bir hatalık olarak nitelendirilmesinin en önemli sebebi; kendini görme kaybının başladığı ilerlemiş safhalarında fark ettirmesindendir. Bu hastalık her yaş grubunda görülebildiği gibi yeni doğmuş bebeklerde de olabilmektedir.

Glokom gözde ilk başlarda yavaş ve kendini hissettirmeden başlar, sonraları hızlı seyreder ve görme sinirlerinde onarılması mümkün olmayan görme kaybına yol açacak kalıcı tahribatlara neden olur.

Glokomun erken teşhis edilmesi ve hiç zaman kaybetmeden tedavisine başlanması, görmenin korunabilmesi için çok büyük önem taşımaktadır. Erken tedavi edilmediği takdirde sonucu kalıcı görme kaybıyla sonuçlanır. Glokom gibi kendini ancak ilerlemiş safhalarda hissettiren ve gözdeki tahribatı yüksek olan hastalıklardan korunmak için veya tedavisine gecikmeden başlanabilmesi için yılda 1 kez düzenli muayene gerekmektedir.

Glokomun (göz tansiyonu) Nedir?
Glokom erken teşhis ve tedavi edilmediği takdirde sonucu görme kaybına kadar varabilen sinsi bir hastalıktır. Bu sebeple her yıl düzenli göz muayenesi olarak göz tansiyonu kontrol edilmelidir. Glokom, görme siniri hasarının oluştuğu bir dizi durum için kullanılan bir terimdir. Glokomun başlıca nedeni göz içindeki basıncın yüksekliğidir. Görme sinirinin dolaşımının bozulduğu, doku zaafiyeti veya yapısal bozuklukların görüldüğü durumlarda görme siniri basınca daha duyarlı hale gelebilir ve basınç yükselmeksizin de hasar gelişebilir.

Glokomun Sebepleri
Göz içinde salgılanan ve gözün beslenmesi için gerekli olan göz içi sıvısının boşalamamasına bağlı olarak göz içinde basınç yükselir. Yükselen göz içi basıncı da göz siniri hücrelerine zarar verir.

Glokom Çeşitleri Nelerdir?

Açık açılı glokom: En sık görülen glokom tipidir. Toplumun yaklaşık %1′inde ve daha çok 40 yaşın üzerinde görülür. Erken dönemde hiç bir belirti vermez. Göz içi basıncı yavaşça yükseldiği için belirtiler yavaş bir şekilde başlar, kornea başlangıçta bulanmaz, ağrı hissedilmez. Görme yavaş yavaş kaybedildiği için geç dönemlere kadar hasta bunun farkına varmayabilir. Görme kaybının farkına varıldığı zaman da hasar kalıcı hale gelmiştir. Açık açılı glokomda, gözün drenaj bölgesi olan trabeküler ağda henüz tam çözemediğimiz bir direnç oluşturmaktadır. Bu, kronik bir hastalıktır. Kalıtsal olma ihtimali vardır. Günümüzde kesin tedavisi yoktur, fakat eldeki imkanlarla hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir ya da durdurulabilir. İlaçların ömür boyu kullanılması gerekebilir.

Normal basınçlı glokom: Düşük basınçlı glokom olarak da bilinir. Normal GİB’na rağmen görme alanı kaybı ve görme siniri hasarı vardır. Bu kişilerde görme sinirinde bir dolaşım bozukluğu söz konusu olduğu için GİB’nın daha aşağılara çekilmesi gerekir. Bir de bu durumun tam tersi vardır. GİB yüksek olmasına rağmen görme alanı kaybı ve görme siniri hasarı görülmez. Buna da göz hipertansiyonu denir ve tedavi gerektirmez. Ancak ileride glokoma dönüşebileceği için takip gerekir

Açı kapanması glokomu: Kalıtsal olabilir ve aynı ailenin farklı bireylerinde aynı anda görülebilir. Asyalılarda ve hipermetroplarda daha sıktır. Bu kişilerde ön kamara normal kişilere göre daha sığdır. Kornea ve iris arasında trabeküler ağın bulunduğu açı dardır. Yaşlandıkça da lensin büyümesine bağlı olarak bu açı daha da daralır ve GİB yükselir. Açı tamamen kapandığında ise akut glokom meydana gelir. Akut glokomda GİB aniden yükselir. Hasta çok ağrı hisseder, hatta bulantı ve kusma olabilir. Göz kızarır, kornea bulanıklaşır. Hasta ışık çevresinde haleler görür ve görme azalır. Bu, acil bir durumdur. Tedavi geciktirilirse görüş kaybedilir. Trabeküler ağ sıkarlaşarak hastalık kronik hale geçebilir ve bu durumun tedavisi daha da zordur.

Pigmenter glokom: Bir açık açılı glokom şeklidir. Erkeklerde daha sık görülür. Genellikle 20-30 yaşlarında başlar. Miyoplarda daha sıktır. Bu kişilerde iris lense yakın olup hareketi esnasında göze renk veren pigment aköze dökülür ve trabeküler ağı tıkar. Böylece GİB yükselir.

Eksfoliasyon sendromu: İleri yaşlarda bazı kişilerde lens üzerinde saç kepeği gibi bir materyal birikir. İrisin hareketiyle bu materyal yerinden ayrılarak pigmentle birlikte drenaj kanallarını tıkar.

Neovasküler glokom: Çok ağır bir glokom şeklidir. Gözün sinir tabakasında şeker hastalığına bağlı tutulum, damar tıkanıklığı veya herhangi bir şekilde beslenmesini engelleyen bir durum olduğunda iriste anormal damarlar gelişir ve bunlar ilerleyerek açıyı örterler.

Yaralanma sonrası oluşan glokom: Göze darbe alınması, kimyasal yanıklar veya delici yaralanmalar akut veya kronik glokoma yol açabilir. Sebebi genellikle drenaj sisteminin bozulmasıyla ilgilidir. Bu nedenle göz yaralanması geçiren kişilerin belli aralıklarla kontrolden geçmesi gerekir.

Konjenital glokom: Doğuştan itibaren vardır. Birkaç ay içinde gözde belirgin bir büyüme, sulanma ve bulanıklaşma ile kendini belli eder. Erken cerrahi tedavi yapılmazsa körlükle sonlanır.

Çocuklarda görülen glokom: Bebeklerde görülen göz tansiyonudur. Bu hastalığı da ikiye ayırabiliriz: Bir doğuştan göz tansiyonlu bebek, ki bu bebeklerin doğduğunun ilk günü iri gözleri vardır ve gözlerinin renkli kısımları kocamandır. Saydam tabakanın su toplamasından dolayı; gözleri gri olarak gözükür. Işıktan rahatsız olur, şiddetli yaşarmaları olur. Bir de doğduktan sonraki zaman içerisinde bu hastalığa yakalananlar vardır. Bebekler anne karnındayken, (gözün içerisinde su imal edilmeye başlandığı dönemlerde), gözün sıvı çıkan filtre sistemi bir zarla kapalıdır. O zarın üzerinde doğuma doğru delikçikler oluşur. O delikçiklerden sıvı, dışarı çıkmaya başlar. Bebek anne karnında gelişimini tamamlarken, gözün sıvı çıkan filtre sistemi yeterince gelişmeyebilir ve göz tansiyonu teşekkül eder. En sık rastlananı doğuştan olandır. Bunların içinde de en tehlikeli grup gözünün rengi grimsi olmayıp, göz tansiyonu çok yüksek olmayıp da sadece gözleri iri olan bebeklerdir. Çünkü bu bebeklere teşhis geç konur. Bunun için ailelerin gözleri iri olan, ışığa bakamayan ve şiddetli yaşarmaları olan çocuklarını, mutlaka bir göz doktoruna götürmeleri gerekir. Bebeklerde görülen göz tansiyonu hastalığının tedavisi, gözün sıvı çıkış kanalları gelişmediği için, ameliyattır. Bebeklerin göz tansiyonunun tedavisi güçtür. Onun için ne kadar erken teşhis edilirse o kadar iyi.

Oküler Hipertansiyon : Bazı gözlerde ortalama değerlerin üstünde göz içi basıncı saptanabilir ancak görme alanında hasar saptanmaz. Diğer bir deyişle görme sinirleri normaldir. Bu olgularda göz içi basıncı yeterli derecede yükselmediği sürece tedavi gerekli değildir ancak sıkı bir şekilde takip edilmeleri gerekir.

Popularity: 1% [?]

Page 1 of 512345
sayaç
Go to Top