SARAÇOĞLU DEPRESYON KÜRÜ

0

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU DEPRESYON Kürü

Depresyon teşhişi ile doktor tarafından ilaç yazıldı fakat kullanmak istemiyorum. İlaç yerine ne kullanabilirim?

Günümüzde ruhsal sıkıntı, anksiyete ve depresyon insanlarda artan bir şekilde görülmeye başlamıştır. Korku duygusunun (anksiyete) oluşumunda önemli rolü olan faktörlerden bir tanesi CR (Corticotropin Relaeasing) hormonu beynimizin, değişik bölgelerindeki sinir hücreleri tarafından salgılanan bir hormondur. CR-Hormonu’nun ilgili reseptörlerinin kontrol edilmesinde maydanozun bazı etkin maddeleri önemli rol oynayabilmektedir.

Merkezi sinir sisteminde, noradrenalin ve seretonin azlığı, depresyona neden olabilmektedir. Seretonin hormonunun fazlalığı da panik atağı tetikleyen bir durumdur. Bu nedenle sağlıklı bedensel ve ruhsal bir yaşam için hormonların dengeli çalışması çok önemlidir.

Ispanak-maydanoz-tere kürünün avantajları nelerdir?

Bu kürü uygulamaya başladıktan sonra yavaş yavaş çevre ile iletişime daha kolay başlama, düşüncelerdeki sakinlik ve rahatlık kendisini göstermeye başlar, isteksizlik, sersemlik ve anksiyete de giderek azalma başlar. Yan etkisi yoktur, kan spekturumunu da olumsuz etkilemez. Fiziksel performansta düşüş, konsantrasyonda azalma, sersemlik, sabah kalkıldığında uyuşukluk, aşımı kullanımdan dolayı toksisite, bağımlılık ve kürü bırakamama gibi korkutu yan etkiler söz konusu değildir.

Depresyona karşı kullandığımız Ispanağın içerisinde hakikaten etkin maddeler vardır fakat vücut bunu doğrudan alamıyor.
Vücudun ıspanağın içindeki etkin maddeleri alabilmesi için maydanozun desteğine ihtiyaç duymaktadır.

Depresyon Kürünün Kullanımı : Sabahları alınan ıspanakla beraber MAYDANOZ tüketilmeli, akşamları ise ıspanakla bereber TERE kullanılmalıdır.

Depresyon Kürünün Hazırlanışı :
Saplarıyla birlikte beş-altı yaprak ıspanak ve on-oniki tane maydanoz saplı olarak kaynamakta olan yarım litre suya atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika yavaş yavaş haşlanır. Soğuduktan sonra suyu içilir. Her gün sabah taze olarak hazırlanır. Aynı günün akşamı ise ıspanak ile tere karışımı hazırlanır. Kaynamakta olan yarım litre suyun içerisine beş-altı adet saplarıyla birlikte ıspanak ve dokuz-on tane tere (saplarıyla beraber) atılır ve ağzı kapalı olarak hafif ateşte üç dakika haşlanır. Ilıdıktan sonra suyu içilir. Sabah ve akşam için ayrı ayrı hazırlanan bu karışımlar bir hafta boyunca her gün uygulanır. Bir hafta her gün uygulandıktan sonra ikinci haftada iki güne bir uygulanırken, üçüncü haftada üç günde bir uygulanır. Sonraki haftalarda haftada bir olmak üzere iki ay boyunca uygulanır ve kür tamamlanmış olur. İhtiyaca göre bu kür altı ayda bir tekrarlanabilir. Her iki karışım da yemekten yarım saat önce veya yemekten en az bir saat sonra içilir. (Kullanacağınız tere ve maydanozun sararmamış olmasına dikkat ediniz. Sabah maydanoz ve ıspanak, akşam ise ıspanak ve tere otu karışımı uygulanır.)

Alternatif tıbba başvurmadan önce mutlaka bir uzman doktara başvurmanızı öneririz.Q

Popularity: 1% [?]

İBRAHİM SARAÇOĞLU ADAÇAYI KÜRÜ

0

Antibiyotikleri boğaz ve bademcik enfeksiyonlarına karşı koruyucu ve önleyici olarakkullanamayız. Ancak bir hekim kontrolünde teşhisten sonra kullanabilirsiniz.

Oysa adaçayı koruma ve önlemede rahatlıkla kullanabileceğiniz muhteşem bir bitkidir. Ağız hijyenini sağlamada, bademcik ve boğaz enfeksiyonuna karşı önleyici ve koruyucu gücü mükemmel olan adaçayının gargarası ve kürünü öneririm.

KÜR TARİFİ :
Yaklaşık bir bardak suda bir tutam adaçayı (4-5 gr) 10 dakika kısık ateşte demlenir.
Kullanmı:
Akşam yatağa giderken, çocuklarınızı okula uğurlarken günde iki-üç kez gargara yapınız. Hazırladığınız gargarayı 48 saat rahatlıkla kullanabilirsiniz. Ancak adaçayının içiminde hamileler ilk 3 ay için çok dikkatli olmalıdır. Düşük yapma riskini artırabilir.

Mühim Not: Bir şikâyetiniz var ise  hekim kontrol ve önerilerini ihmal etmeyiniz. Buradaki bilgilerin herhangi bir hastalığı teşhis amacı yoktur, destekleyici ve yardımcı tedavi amaçlıdır.

SORU – CEVAP

Soru: Sayın hocam söylemiş olduğunuz değişik kürleri aynı anda mı uygulamamız lazım yoksa teker teker biri bitince öbürüne mi başlamamız lazım?

Cevap: Hiçbir kürü aynı anda uygulamayınız. Alışkanlık haline getirmeyiniz. Bir kür bittikten sonra ikinci bir küre geçebilmeniz için de en az üç gün ara vermeniz gerekir. Sağlıklı günler dilerim.

Soru: Benim iç guatr sorunum var, brokoli kürünün faydası olur mu?  Cevap: Brokoli kürü iç guatr şikâyetlerinde etkili değildir. Ayrıca, guatr ve tiroid hastalarının beyaz lahana, brokoli ve karnabaharı çiğ olarak tüketmemelerini öneririm.

Soru: Hocam ben 12 yaşındayım. Başımın ve vücudumun bazı yerlerinde kızarıklar çıktı ve doktorum sedef olduğunu söyledi, ilaç kullandım geçmedi. Annem TV’de sizi izlemiş, bol bol kuru üzüm çekirdeğini ezip bol bol yiyin demişsiniz bana bunu açıklar mısınız?
Cevap: Merhaba, siyah kuru üzüm çekirdeği sedefe bağlı kaşıntılarda etkilidir. Sedefin doğrudan tedavisinde etkili değildir. Sedef üzerine olan araştırmalarım devam etmektedir. İnşallah tamamlandığında açıklayacağım. Çekirdekli siyah kuru üzümün tüketimi günde 25-30 taneyi geçmemelidir. Bir hafta her gün kullanılır. Daha sonra ihtiyaca göre tekrarlanabilir.

Popularity: 1% [?]

POLİKİSTİK OVER SENDROMU

0

Adet düzensizliğini önemseyin!

Polikistik Over Sendromu (POS)

Polikistik Over Sendromu, problemi olan birçok yetişkin kadın kısırlık tedavisi için başvurana kadar bu probleminin farkında olmayabiliyor. Bu hastalık sadece kısırlık değil birçok yönden de diğer hastalıklarla bağlantılı.

Adet düzensizliğini önemseyin!Hayatın ilerleyen zamanlarında kronik hastalıkların (diyabet, kalp rahatsızlıkları, hipertansiyon, endometrial kanser gibi) gelişimini etkilediğinden ergenlikte tedavi edilmesi bu hastalıkları engellemek açısından kritiktir. Aksi takdirde daha sonra finansal ve manevi zorluklar yaşanıyor.

Polikistik Over Sendromu (POS), ilk olarak 1935’te fark edilmiş bir hastalıktır. Genellikle, küçük kistler (“poli kistler”) yumurtalıkların etrafını sarar ve ultrasonda bir dizi inci gibi görünürler. Kistler hormonal dengesizliğin sonucudur, bu hastalıkta testosteron gibi yüksek miktarda erkeklik hormonları artmıştır ve insülin direnciyle bağlantılıdır. Bu sebeple yüzde ve vücutta fazla tüy çıkması (hirsutizm), akne, cilt problemleri ve düzensiz âdet kanamaları oluşur.

Belirtiler : POS olan ve insülin direnci olan kadınların çoğu karın bölgesinde kilo alımı, kilo vermekte zorlanma, canlarının aşırı derecede karbonhidrat çekmesi ve kan şekerlerinde ani düşüşler yaşarlar.

Bu semptomların çoğu ergenlik sırasında yaşanan “normal” olaylardır ve bu yüzden kolaylıkla gözden kaçabilirler. Ailenin veya kişinin farkına varmaması nedeniyle de POS  teşhisi çok geç olabilir. Oysa erken teşhis önemlidir birçok kadın anne olmak konusunda bu yüzden zorluk yaşayabilmektedir.

Hormonal dengesizlik

Başka önemli bir nokta da, bu işaret ve semptomların bir gen kız için üzücü olabileceği ve duygusal sağlığını etkileyebileceği konusu. Aşırı yüz ve vücut kıllanması, “kirli görünümlü” yüz lekeleri ve akne kişisel imajının geliştiği ergenlik döneminde  duygusal sağlığı önemli derecede etkileyebilir.

POS olan ergen kızlarda hormonal dengesizliğe veya vücut imajıyla mücadeleye bağlı olarak depresyon yaygındır. Bundan da öte, kilo vermek için verilen çabalar çarpık beslenme alışkanlıklarına veya yeme bozukluklarına yol açabilir, genç kızlarımızın hızlı kilo verme girişimleri ve çabaları yerine sağlıklı beslenmeyi öğrenip hareketlerini artırmalı hepimizin en önemli hedefi olmalı. Araştırmalar gösteriyor ki hafif bir kilo kaybı (vücut ağırlığının yüzde 5 ila 7 kadarı) semptomları önemli derecede düzeltebilir ve âdet kanamalarının düzene girmesini sağlayabilir.

POS ve beslenme

POS problemi  olan ergenlerin nasıl beslenmesi gerektiğine dair yapılan çalışmalar oldukça kısıtlı, var olanlar ise çelişkili. POS problemi olan kadınların daha sıklıkla karbonhidrat arzuladıklarını biliyoruz. Çükü genelde POS ile birlikte insülin direnci oluşuyor ve bu yüzden şeker metabolizmasını düzenlemek gerekiyor. Bu nedenle bazı ergenler karbonhidrat tüketiminin ciddi şekilde kısıtlanmasını zorlayıcı bulabilirler. Düşük karbonhidratlı bir diyet önerilirken, insülin seviyesini kontrol etmek için düşük glisemik indeksli  (GI) bir diyet olması da önemli bir nokta.

Özetle POS problemi olanlar için en faydalı diyetin düşük doymuş yağlı ve yüksek lifli, daha çok düşük GI karbonhidrat içeren besinlerden oluşması gerekiyor. Sık yemek yemenin (3 -4 saatte bir) ve her öğünde protein almanın kan şekeri seviyesini dengede tutmaya ve hipoglisemiyi engellemedeki önemi de unutulmamalı. Birçok kişinin yaptığı gibi öğün atlamak bir sonraki öğünden daha fazla acıkmak ve daha fazla karbonhidrat almak anlamına gelebiliyor. Bu durumda fiziksel aktivite en önemli tedavi şekli. Çünkü insülin seviyesini düşürdüğü ve kilo vermeye yardımcı oluğu için mutlaka tedavi protokolünün içinde olmalı.

Protein unutulmamalı

Ara öğünlerde 3 saati geçirmemek önemli. Bu öğünlerde tüketilecek ufak seçimler aslında büyük ölçüde insülin ve şekeri dengelediğinden ana öğün kadar dikkate alınmalı. Mümkün olduğunca karbonhidrat ile birlikte mutlaka proteine de yer verilmeli örneğin elma tek başına değil süt veya yoğurt veya protein kaynağı olan fındık ile yenmeli. Kraker veya grisini yanına yine protein unutulmamalı, süt yoğurt ayran veya peynir eklenmeli.
POS şikâyeti olanlarda hekim ve diyetisyen önerisiyle bu destekler de tedavi içine eklenebilir
Chromium Picolinate: diyabet ve insülin direnci olan kişilerde glukozu ve insülin seviyelerini düşürmeye yarayabilir.
Tarçın: Yapılan bir araştırmada en az 40 gün boyunca 1 ila 6 gram arası tarçın tüketimi tip 2 diyabeti olan kişilerde serum glukozu, trigliseridi, LDL kolesterolü ve total kolesterolü düşürdü.
Omega 3 Yağ Asitleri: İnsülin ve trigliserid seviyelerini düşürmekte ve hormonları düzenlemekte kullanılabilir. Dilara Koçak

Popularity: 1% [?]

SOGAN MUCİZESİ

0

Prof.Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu
Kuru soğan mucizesi!

Sarımsak, pırasa ve soğan… Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır.
Soğan mucizesiDeğerli okuyucu, kuru soğan üzerine olan ilk çalışmalarıma seksenli yılların ortalarında başlamıştım. Aynı zamanda sarımsak ve pırasayı da inceliyordum. Çünkü üçü de aynı familyadandır.Topraktan henüz çıkmaya başlamış, bu üç bitkinin taze filizlerini kopartıp tadına baktığınızda damak tatları birbirinin aynıdır. Onları birbirlerinden ayırt etmek zordur. Ancak, bir-iki haftadan itibaren morfolojileri, kimyaları ve tatları giderek belirgin şekilde farklılaşır.

Her üçünde de antibakteriyel (antibiyotik) ve ağrı kesici (analjezik) özelliği olan etkin maddeler bulunmaktadır. Yetişkin dönemlerine gelindiğinde doğal antibiyotik güç, sarımsakta en fazladır. Soğanda bu güç orta derecede bulunurken, pırasada bu ölçü en minimum  düzeyde kalır. Yetişkin soğanın ağrı kesici gücü ise maksimum düzeye çıkar. İleri tarihlerde sarımsak ve pırasanın içeriğinde saklı olan etkin özelliklerini ayrı başlıklar altında sizlere tanıtmaya çalışacağım. Çünkü, aynı aileye (familya) ait bu üç sebze yetişkin evrelerinde kür olarak uygulandıklarında birbirlerinden tamamen farklı hastalıklara karşı potansiyel bir güç oluşturabilmektedirler. Pırasa, böbrekte oluşan litogen yapıya karşı etkili olurken, sarımsak ise vücudun bazı bölgelerinde oluşan plaklara karşı etkin rol oynayabilmektedir. Bu kısa girişten sonra bugünkü, sebzemize tekrar geri dönelim.

Onu doğrarken gözyaşlarını tutmak ne mümkün…  Gözlerden yaş gelmesine sebep olan yapısında kükürt bulunan propanthial-S-oksit  maddesidir. Eğer soğanı doğrarken gözyaşı dökmek istemiyorsanız, ağzınıza bir lokma ekmek alıp çiğneyerek doğrayınız.

KADINLAR İÇİN

Zaman zaman geçmişte araştırdığım bir bitkiye tekrar tekrar geri döner, yeni elde ettiğim deneyimlerimin ışığında onu tekrar araştırmaya başlarım. Kuru soğanın rahim ve yumurtalıklar üzerinde nedenli etkili olabildiğini fark ettim. Onu, 2009’un bitkisi olarak tanıtmayı düşünüyordum ki, yaşlılığa bağlı eklem kireçlenmesini ortadan kaldırıcı bitkiyi keşfettim. Bu nedenle 2008’in son aylarında kuru soğanın bu potansiyel gücünü erken açıklamayı daha uygun buldum.

Kuru soğan, Polikistik Over Sendromu (PCOS) yaşayan kadınların imdadına yetişen mükemmel bir destekleyici ve yardımcı tedavi imkânı sunmaktadır. Erken menopoza giren kadınların da imdadına yetişebilmektedir. Küçük ve orta çaplı miyomu olan kadınlar da kuru soğan küründen istifade edebilirler.

Polikistik over şikâyeti olanlar, büyük bir olasılıkla kürü uygulamaya başladıktan bir-iki gün sonra beyaz-sarı renkte bolca akıntı yaşamaya başlayabilirler. Uzun zamandan beri âdet (regl) görmüyorlar ise, âdet görmeye başlayabilirler. Aynı şekilde menopoza yeni girmiş kadınlar da tekrar düzenli adet görmeye başlayabilir. Rahim duvarı incelmesi olan kadınların  rahim duvarlarının kalınlaşmasında da etkilidir. Kuru soğan sanki, kadınların rahim ve yumurtalıkları için yaratılmış bir sebze…

Endometrioma, rahimin içini döşeyen zar tabakasının  yumurtalıklarda bulunması ve her adet döneminde kanayarak kistik yapı oluşturmasına denir. Bu kistin içi, kahverengi kıvamlı sıvı ile doludur bu nedenle çikolata kisti de denir. Hastalar hekimlerine kısırlık, sancılı veya ağrılı adet görme, ilişki esnasında ağrı görme  şikâyeti ile başvururlar. Başlangıç evresinde olan endometrioma tedavisinde de oldukça güçlü bir yardımcı tedavi imkânı sunar.

ERKEKLER İÇİN

Yıllar önce kuru soğanı araştırırken prostatite (prostat içi iltihaplanma) bağlı ağrı çeken erkeklerin imdadına yetişebileceğini bulmuştum. Prostatite bağlı ağrı çeken bazı hastalar için uygun bir ağrı kesici bulmak da çok zordur. Bilinen hiçbir ağrı kesici onlara derman olmaz. Almanya’da “Medizin Forum-Prostatitis” sitesine yazı yazan bir prostatit hastası, prostatite bağlı sürekli ağrı çektiğini ve bu durumun kendisini intiharın eşiğine getirdiğini yazmıştı. Bu hastaya soğan kürünü uygulamasını önermiştim. Aradan birkaç gün geçtikten sonra nasıl teşekkür ettiğini hâlâ unutamam.

GÜNÜN KÜRÜ -1
‘Polykistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı

İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız. Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir. Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.
Dikkat: Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir.

GÜNÜN KÜRÜ -2
Prostatit’e bağlı şiddetli ağrılara karşı

Bir hafta boyunca her gün iki öğün, sabah ve akşam ikişer adet orta boy kuru soğan preslenip yarım dilim ekmekle beraber tüketilir. Presleme esnasında çıkan soğanın suyunu ziyan etmeyiniz ve de kesinlikle tuzlamayınız. Soğanı presleme imkânı bulamıyorsanız, ağızda uzun uzun çiğneyerek beraberinde yarım dilim ekmekle beraber tüketebilirsiniz. Katı meyve sıkacakları, soğan suyunu çıkarmak için de mükemmel bir çözümdür. Kuru soğanın suda veya ateşte pişirilmeden çiğ olarak tüketilmesi gerekir.

Popularity: 1% [?]

SUNA DUMANKAYA İLE GRİBE DOĞAL DESTEK

0

Suna DUMANKAYA’ nın TRT Ekranlarında paylaştığıGribe Karşı Doğal Destek tarifi :

Gribe doğal destekMalzemeler :

  • 1 ölçek Kekik
  • 1 ölçek Nane
  • 1 ölçek Çörek Otu
  • 4 dilim limon
  • 1 Kahve fincanı elma sirkesi
  • 1 kahve fincanı pekmez
  • 3 adet aspirin

Gribe karşı doğal destek sağlayacak olan çayın hazırlanışı :

Bir tutam kekik, eşit miktarda nane, çörek otu, 4 dilim limonu 300 gr suda 5 dakika kaynatın. Çay gibi demleyin. Demlenen çaya bir kahve fincanı elma sirkesi, bir kahve fincanı pekmez ve üç dövülmüş aspirini katın, karıştırıp için.

Başka bir sağlık sorununuz yoksa etkili bir tariftir ama bir hastalığınız ve kullandığınız ilaçlar varsa doktorunuza danışmanızı öneririz.

Mide bulantısı olursa haşlanmış patates veya leblebi yiyebilirsiniz.

Burun tıkanıklığına karşı uygulanabilecek doğal yöntem :

1 bardak suya 1 çay kaşığı tuz koyup karıştırın ve burnunuza çekin.
Ya da aynı şekilde naneyi sıcak suda tutup burnunuza çekin.

Popularity: 1% [?]

KALP KRİZİ NEDİR

0

Kalp krizi nedir?

Enfarktüsün nedeni kısaca kolesterolle ve yağla dolu plak tarzında lezyonların damarı tıkamasıdır.

Tıkanma sonucu kan akımı tamamen kesilirse ölüme yolaçabilen kalp krizi (enfarktüs) ortaya çıkar.

Popularity: 1% [?]

İBRAHİM SARAÇOĞLU ANLATIYOR

0

İbrahim Adnan SARAÇOĞLU ile Söyleşi….

Hem hastalıkları önleyici hem de tıbbi tedaviyi destekleyici bitkisel kürleriyle tanınanProf. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu, 38 yıldır bitkilerin kimyasını araştırıyor. En önemli araştırmalarından biri ise prostata karşı iyi geldiğini söylediği “brokoli kürü”yle ilgili…

Prof. Dr. İbrahim Adnan Saraçoğlu aslında Ankara Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademisi’nden mezun bir kimyager. Rüzgar enerjisi ve biyolojik arıtma tesisleriyle ilgileniyor; çevre teknolojileri içerisine giren konularda danışmanlık hizmeti veriyor. Bitki konusu ise kendi deyimiyle aslında onun hobisi. Yaklaşık 38 yıldır bitkilerin kimyasını araştırdığını ve bu araştırma sonuçlarını insanlarla paylaştığını anlatıyor bize. 36 yılını yurtdışında geçiren Saraçoğlu, ağırlıklı olarak Avusturya’da yaşamış. Graz Teknik Üniversitesi’nde fizikokimya kürsüsünde doktorasını tamamladıktan sonra mikrobiyoloji ve biyoteknoloji kürsüsünde asistan olarak çalışmış. Ayrıca Çukurova Üniversitesi, Avusturya’daki Karl-Franzes Üniversitesi, Viyana Teknik Üniversitesinde de öğretim üyeliği yapmış olan Saraçoğlu, Avusturya’daki AVL Araştırma Merkezi’nde de araştırmalar yapmış.

Saraçoğlu bu sıralar “Bitkisel Sağlık Rehberi” adlı kitabıyla gündemde. Özellikle de “brokoli kürü” konusunda iddialı. Öyle ki prostata karşı çok yararlı olduğunu söylediği bu kür Amerika’daki St. John’s Üniversitesi’nin internet forumunda uluslararası tartışmalara bile yol açtı. Bitkisel tedaviler konusunda artık haftada iki gün Cafe Milliyet’te de yazacak olan Saraçoğlu ile bu ses getiren brokoli araştırmasını ve diyabet, yüksek tansiyon, kolesterol, kısırlık, tiroid gibi günümüzün en yaygın hastalıklarına karşı uygulanabilecek bitkisel kürleri konuştuk.

Seda Sayan’ın programına katıldığınızda program reyting rekoru kırmıştı. Nedir insanların özellikle merak ettikleri?
Özellikle erkeklerdeki sperm sayısı düşüklüğü, kadınların hamile kalamama sorunu, tüylenme, şeker hastalığı, romatizmal hastalıklar en çok merak edilen konular arasında. Bu konularda televizyonda çok soru soruluyor.

“Şunu ağzıma kesinlikle sürmem” dediğiniz bir besin var mı?
Türkiye’nin beslenme kültüründe olmayan besinleri tüketmek yanlış. Tadına bakabilirsiniz ama bunu kesinlikle alışkanlık haline getirmemelisiniz. Örneğin ananas, kivi, mango, papaya, yurtdışından ithal edilen muzlar bizim beslenme kültürümüzde yok. Ben de mesela bütün bunları tüketmemeye özen gösteriyorum.

En önemli araştırmalarınız hangileri?
En önemli araştırmalarımdan biri brokoli araştırması. Brokolinin özellikle prostat şikayetlerinde, iyi huylu prostat büyümesinde, prostat içi iltihaplanmasında mükemmel bir destekleyici tedavi olduğunu ortaya koydum. Bu araştırmanın sonuçlarını, yani brokolinin kür şeklinde nasıl kullanılması gerektiğini televizyonda ilk kez açıkladığımda bir profesör “Hocam iyi bir yemek tarifi verdiniz” demişti. Bunun üzerine 1999 yılında brokoli konusunu Amerika’daki St. John’s Üniversitesi’nde tartışmaya açtım. İnternet üzerinden üniversitenin uluslararası forumunda bu konu tartışıldı. Prostat hastaları da benim önerdiğim brokoli kürünü uygulamaya başladı ve olumlu sonuçlar elde ettiklerini aktardılar.

“Kanserin yayılmasını önleyici kürler üzerinde çalışıyorum” Tabii ki insanlar ilaç tedavilerini bırakıp brokoli yemeyecekler, değil mi?
Tabii. Hastalıkların tanısını mutlaka bir hekim koymalı, tedavi ise modern tıbbın uygun gördüğü şekilde olmalı. Benim önerdiğim bitkisel kürler sadece klasik tedaviye destek olarak uygulanmalı. Kişiler asla ilaçlarını bırakıp sadece bu kürleri uygulamamalı. “İlacın yerine bitki” diye bir şey kesinlikle söz konusu olamaz.

Bu sıralar ne tür araştırmalar yapıyorsunuz?
Kadınlarda polikistik over hastalığına karşı çalışmalarım var. Hastalar soğanlı salata yapıp üzerine bir tatlı kaşığı sumak ilave etmeli. Bunu yaklaşık 20-25 gün, günde bir kez yemeliler. Kuru soğan, kistlerin küçülmesinde mükemmel bir destekleyici. Tiroid hormonunun az (hipotiroid) ya da fazla çalışması (hipertiroid) durumunda da dereotu hormonun dengede olmasını sağlar. Bunu üç-dört ay kullanmalısınız. Sabah-öğle-akşam yemekten önce bir yemek kaşığı taze dereotu yemelisiniz. Bu arada ilaçlarınızı da almaya devam etmelisiniz. Hekiminizin, verdiği ilacın dozunu bir süre sonra azaltacağını göreceksiniz. Dereotu tiroid hastalarında nodüllerin de küçülmesinde yardımcı oluyor. Son çalışmalarımdan bir tanesi de kanserin yayılmasını önleyici bitkisel kürlerle ilgili. Ancak bu henüz tamamlanmadı.

Bu kürlere ne zaman başvurmalı? İnsanlar bitkisel kürleri genellikle son çare olarak görüyor…
Çok yanlış. Modern tıbbın yapamayacağı bir şeyde bitkiler mucize olarak gösterilmemeli. Bitkisel tedaviler tıbbi tedaviyi destekleyici olarak görülmeli. Ya da bu kürler hastalıkları önlemek amacıyla kullanılabilir. Mesela bir gribal enfeksiyonu önlemek için kutu kutu antibiyotik kullanamazsınız. Ancak adaçayı gargarası faranjite ve bademcik iltihaplanmasına karşı mükemmel bir koruyucudur. Bitkilerin hastalıkları önleyici gücünden yararlanmalısınız.

Bu kürleri siz de uyguluyor musunuz?
Tabii ki. Mesela beyaz lahana kürünü yılda iki-üç kez uygularım. Ayrıca tere ve tarçın kürlerini de sık uyguluyorum. Tere kürü solunum yolu enfeksiyonlarına karşı koruyor.

Gıda takviyeleri, haplar, vitaminler konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bunlar hakkında olumlu düşüncelerim yok.

“Çocuk sahibi olamayan çiftler için de tedaviyi destekleyici bitkisel kürler var, mesela keçiboynuzu”

Günümüzde çok yaygın olan şeker hastalığına karşı ne yapılabilir?
Ailesinde şeker hastası olan insanlar bu hastalığa daha yatkın. Bu insanların hasta olmamaları için uygulayabilecekleri kürler var. Şekeri kontrol altına almak için kabuk tarçın kullanılabilir. Haftada iki-üç kez bunun çayını içmelisiniz. Suyu kaynatıp bir çay bardağının içine kabuk tarçını atıp içebilirsiniz. Tarçın pankreası uyarır ve insülin hormonunun salgılanmasını sağlar.

Tansiyona karşı ne yapmalı?
Nar çok yararlı. Ancak düşük tansiyonlu insanlar nar suyunu kesinlikle içmemeli. Tansiyonu düşürür, hatta yerlerinden kalkamazlar. Yüksek tansiyon hastalarına ise taze sıkılmış nar suyu öneriyorum. Bu hastaların her gün bir su bardağı taze sıkılmış nar suyu içmelerinde yarar var. Bir de diş eti iltihabı olanlar ya da kanda iltihabı olanlar nar suyu içmeli. Kereviz ise tansiyonu yükselten bir sebze. Ancak kereviz, romatizmal hastalara çok iyi geliyor. Bitkileri nasıl kullanacağınızı bilmelisiniz. Onların da yan etkileri oluyor.

Kolesterol düşürücü ne var?
Yeşil mercimek ve enginar kolesterole karşı birebir. Özellikle de yeşil mercimek çorbası haftada üç-dört kez tüketilmeli.

Günümüzde pek çok çift çocuk sahibi olamıyor. Buna karşı da kür var mı?
Var. Çocuk sahibi olamamanın önemli nedenlerinden biri erkeklerdeki hareketli sperm sayısının düşüklüğü, kadınlarda ise adet düzensizliği, polikistik over sendromu ya da hormonal sorunlar. Bunlara karşı da uygulanabilecek kürler var. Mesela sperm hareketliliği ya da sperm sayısı düşüklüğüne karşı uygulanan keçiboynuzu kürü mükemmel sonuç verir.

Bu mevsim özellikle hangi kürleri öneriyorsunuz?
Öncelikle her türlü sebzeyi ve meyveyi mevsiminde tüketmelisiniz. Bu mevsimde bağışıklık sistemini güçlendirmeniz,  vücudunuzdaki toksinleri atmanız önemli. Hazır gıdalardaki katkı maddeleri yüzünden vücutta toksin birikiyor. Toksin atıcı kür olarak beyaz lahana kürünü öneriyorum.

Kür 1
Toksinlere karşı beyaz lahana
Yarım litre suda altı-yedi adet beyaz lahana yaprağını tüm olarak ağzı kapalı bir tencerede, kısık ateşte  haşlayın.
Bir bardak lahana suyunu sabah-akşam tok veya aç karnına için.
Bu işlemi beş gün uyguladıktan sonra üç gün ara verin ve tekrar beş gün uygulayın. Böylece toplam 10 günlük kür tamamlanmış olur.
10 günlük kür için ihtiyacınız olan miktarı tek bir defada değil, her gün taze hazırlayın.
Toksin atıcı ve bağırsak kanserini önleyici bu 10 günlük kürü bir yıl boyunca üç-dört kez yapabilirsiniz.

Kür 2
İyi huylu prostat büyümesine karşı brokoli
(Şikayeti bir-iki yıldan beri devam edenler için)
Kaynamakta olan 1 litre suya 200-250 gram brokoli atın. Hafif ateşte 4-5 dakika haşlayın.
Ilıdıktan sonra suyu süzerek brokolilerden ayırın. Suyun üçte birini sabah, üçte birini öğlen, son kalan üçte birini de akşam aç karnına için. Brokoli suyunu içtikten sonra 20 dakika su hariç hiçbir şey yiyip içmeyin.
Eğer çalışan bir insansanız suyun yarısını sabah, yarısını da akşam aç karnına içebilirsiniz. Bu durumda ise brokolileri 1 litrede değil, 500-600 ml. suda haşlayabilirsiniz. Brokolileri yemek zorunda değilsiniz. Önemli olan suyunu içmek. Suyu buzdolabında saklayabilirsiniz.
Her yedi günlük uygulamadan sonra üç gün ara verin. Kürü toplam 21 gün uygulayın (üç günlük aralar hariç).
Not: Hekiminizin verdiği ilaçları kesmeyin. Bu kürler ilaçların yanında, tedaviye destek amaçlı uygulanmalı.

Popularity: 1% [?]

İBRAHİM SARAÇOĞLU LAHANA KÜRÜ

0

İbrahim SARAÇOĞLU Beyaz Lahana Kürü

Lahana, brokoliden sonra üzerinde en çok araştırma ve çalışma yaptığım sebzeler arasındadır. İnsan vücudunun değişik organlarında ve yağ dokusunda ve de hücre zarında (membran) biriken toksinleri (zehirli kimyasallar) en iyi atan  beyaz lahana kürüdür. Toksinleri, yani zehirli maddeleri en çok depolama kapasitesine sahip üç organımız sırasıyla karaciğer, böbrek ve akciğerlerdir. Genel olarak toksinler yağda çözünen ve suda çözünmeyen zehirli ve protein yapılı maddelerdir. Toksinler yağda çözünme özelliği gösterdiklerinden, vücudumuzun yağ dokusunda depolanırlar. Eğer suda çözünme özellikleri olsa idi, böbrek üzerinden idrar yoluyla veya terleme yoluyla vücudumuzda depolanmadan atılmaları çok kolay olabilecekti. İşte beyaz lahanadaki bazı etkin maddeler vücudumuzdaki biyotransformasyon mekanizmasını aktive ederek (uyararak) toksinlere (zehirli maddelere) suda çözünme özelliğini kazandırmaktadırlar. Suda çözünme özelliği kazanan toksinler, terleme yoluyla veya böbreklerimiz üzerinden idrar yoluyla veya safra kesesi yoluyla da bağırsak sistemi- miz üzerinden dışkıyla dışarı atılırlar. Biyotransformasyon ne demektir? Biyotransfor masyon, yağda çözünen yabancı maddelere suda çözünme özelliğini kazandırmak demektir.

Beyaz lahana en iyi toksin atıcıdır (detoxification = detoksifikasyon). Toksin atıcı olması bir başka ifade tarzıyla, vücudu arındırmak anlamına gelir. Yeri gelmişken hemen belirtmekte fayda görüyorum, toksin atmak ile antioksidan özellikler birbirlerinden tamamen farklı şeylerdir. Vücuda alınan zehirli kimyasalların (toksin) veya birikmiş zehirli kimyasalların uzaklaştırılmasında beyaz lahana kürü ideal bir toksin atıcıdır. Bu toksinlerin kaynağı nedir şeklinde bir soru sorulduğu zaman cevabı oldukça basittir. Tükettiğimiz sebze ve meyveler zirai ilaç içermektedir. Tükettiğimiz et veya süt gibi maddeler ağır metaller içermektedir. Soluduğumuz hava, araçların egsoz gazlarında bulunan zehirli gazları içermektedir. Yaşadığımız çevrede bulunan fabrika bacalarından solunum yoluyla aldığımız toksinlerdir. Tüm bu zehirli maddeler zamanla vücudumuzda birikmekte ve organlarımıza zarar verebilmektedir. İşte, beyaz lahana kürü bu zehirli maddelerin vücudumuzdan atılmalarında önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle, beyaz lahana toksin atıcıdır veya arındırıcıdır diyoruz. Vücudumuzda oluşan biyokimyasal reaksiyonlar esnasında serbest radikal adı verilen çok hızlı reaksiyona girerek özellikle hücre zarına veya hücre içindeki DNA ya zarar veren (mutasyon) maddeler oluşmaktadır. İşte, hücreye zarar verebilen bu serbest radikallerin, zararsız hale getirilmesinde etkin rol oynayan maddelere antioksidan madde veya kısaca antioksidan denir.

Yeri gelmişken hemen hatırlatmakta fayda görüyorum, taze beyaz üzüm bilinen tüm meyveler ve sebzeler içerisinde hiç biri ile mukayese edilemiyecek kadar güçlü antioksidan özelliklidir. Unutmayınız, her sebze ve her meyvede bir kaç değişik antioksidan madde bulunmaktadır. Ancak, taze beyaz üzüm ile bu konuda hiç bir meyve veya sebze boy ölçüşemez. Eğer, taze beyaz üzümün bu antioksidan gücünden istifade etmek istiyorsanız, mevsiminde ve günde bir salkımdan (200-250 gram) fazlasını tüketmemek şartıyla maksimum antioksidan gücünden faydalana bilirsiniz.

Antioksidanlar üzerine bir çok spekülasyonlar yapılmaktadır. Eczanelerin vitrinleri bu tür ithal tabletler ile dolu… Unutmayınızki, vücudumuzun kendisi de çok güçlü doğal antioksidanlar üretmektedir. Vücudumuzun kendi ürettiği en güçlü antioksidanlardan bir tanesi frataxin’dir. Hekiminize danışmadan antioksidan tabletlerini kullanmayınız.

Kür 1: Toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici
Beyaz lahananın toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici özelliğinden istifade edebilmek için, kaynamakta olan yarım litre suda 6-7 adet beyaz lahana yaprağı parçalamadan (tüm olarak), on dakika ağzı kapalı olarak hafif ateşte haşlanır, sabah ve akşam olmak üzere aç veya tok karına birer su bardağı içilir. Bu işleme toplam beş gün devam edilir. Beş gün uyguladıktan sonra üç gün ara verilir ve tekrar beş gün uygulanır. Böylece toplam on günlük kür tamamlanmış olur. Kısaca: 5x2U+3A

5 gün uygulama + 3 gün ara +  5 gün uygulama = Toplam 10 günlük kür

Toksin atıcı ve kolon kanserini önleyici bu on günlük kürü, bir  yıl boyunca üç veya dört defa yapmak en doğrusudur. Bu kürü uygulamaya başladığınızın ikinci veya üçüncü gününden sonra vücudunuzun terlediğini ve özellikle de yüz kısmınızda yağlı yağlı terlediğinizi görürsünüz. Aynı zamanda dışkıda da belirgin şekilde yağ oranının artığı gözlenebilmektedir. Bu da yağla beraber toksinlerin atıldığını gösterir. Bu kürü uyguladığınız dönemlerde daha sık banyo veya duş yapmanız sizi hem daha çok rahatlatacak hem de deri gözenekleri açıldığından daha rahat toksinli-yağ atmanıza yardımcı olmuş olacaktır. Unutmayınız ki, toksin atan vücut kendini yeniler.

Not: Kesinlikle on günlük kür için ihtiyacınız olan miktarı tek bir defada hazırlamayınız. Her gün taze olarak hazırlamanız şarttır.

Popularity: 1% [?]

ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU İLTİHABI

0

Çocuklarda İdrar yolu iltihabı

İdrar yolu iltihabı; mesanenin, bazen de böbreklerin iltihabıdır. Mesanenin iltihabına sistit, böbreklerinkine pyelonefrit denir. İdrar yolu iltihabını tedavi etmek, böbrekleri korumak açısından önemlidir. Sık idrar yapma, gece ve gündüz idrar kaçırma, ateş, karın ağrıları (genellikle alt batında) ve kusma gibi değişik belirtiler verebilir.

İdrar Yolu İltihabı Neden olur?

İdrar yolu iltihaplarının etkeni bakterilerdir. Bakteri mesaneye, üretra denilen idrar yollarının dış girişinden girer. Genelde üretra girişini tahriş eden etkenler, bakterilerin buradan içeri girmesini de kolaylaştırır. Bilinen tahriş edici maddeler, banyo köpükleri ve şampuanlardır. İdrar yolları iltihaplarının ender görülen bir nedeni de, yollarda idrarın akışına bir engel olmasına bağlı olarak mesanenin tam boşalamamasıdır.

İdrar Yolu İltihabı Nasıl seyreder?

Tedavi ile, bebeğinizin ateşi ve şikayetleri antibiyotik başladıktan 48 saat sonra geçecektir. Bir kez daha üriner enfeksiyon geçirme riski %50′ ye inecektir. Çocuğunuzun bu riskini önlemeye yönelik tedbirleri okuyun. Antibiyotikler :Çocuğunuzun iyileştiğini düşünürseniz bile idrar yolu iltihabının tekrarlamasını önlemek için antibiyotiği en az 10 gün (ya da doktorunuzun önerdiği sure kadar) kullanın.
Fazla sıvı alımı : Çocuğunuzun iltihabını temizlemek için çocuğunuzu bol su içmeye teşvik edin.
Ağrı ve ateş profili : Ağrılı işeme veya 38,5 derece ateş için ağrı kesici kullanın.
Tıbbi Takip : Çocuğunuz antibiyotiğe başladıktan 2 gün sonra hekiminizi arayıp, idrar kültürü sonucunu öğrenmeniz ve çocuğunuzun şikayetlerinin antibiyotiğe cevap verdiğinden emin olmanız gerekmektedir. İlk ziyaretinizden 2 hafta sonra doktorunuz çocuğunuzdan yeni idrar kültürü isteyecektir.

İdrar testi yaptırmak için orta akım idrarı nasıl alınmalı?

* Eğer çocuğunuz için idrar örneği istenmişse, sabah ilk idrarını toplamaya çalışın.
* 10 dakika kaynamış kapaklı bir kap kullanın. Genital bölgeyi bir çok kez sıcak su ile ıslanmış pamuk parçaları ile temizleyin.
* Çocuğunuz tuvalette bacaklarını geniş olarak açıp olabildiğince geri oturmalıdır.
* İdrarını yapmaya başlayınca, temiz kapı direkt olarak akımın önüne koyun. İdrar akımı bitmeden steril kabı doldurup kaldırın (Mesaneden gelen ilk ve son damlalar bakteri ile mikroplanmış olabilir.)
* İdrarı verinceye kadar, buzdolabında tutun ve tahlile getirirken steril kabı taşıdığınız lastik torbaya bir miktar buz koyun.

İdrar yolu iltihaplarından korunmak için ne yapmalı?

-Çocuğunuz yıkandığında, genital bölgesini sabunla değil suyla yıkayın.
-Ergenlikten önce köpüklü sabun kullanmayın. Tahriş edici özelliği vardır.
-Şampuan ve diğer sabunları, banyo suyuna katmayın.
-Küvetin etrafında sabun bırakmayın.
-Banyo süresini 15 dakikadan az tutun.
-Çocuğunuz banyodan sonra idrar yapmalıdır.
-Kız çocuğunuza genital bölgesini, önden arkaya doğru, özellikle dışkısını yaptıktan sonra temizlemesini öğretin.
-Çocuğunuzun kabız olmasını önlemeye çalışın.
-Çocuğunuzun idrarını açık renk olmasını sağlayacak şekilde yeterli sıvı almasını teşvik edin.
-Çocuğunuzu, idrarını günde 3-4 kere yapmak üzere teşvik edin.
-Kız çocuğunuz, bol iç çamaşırları giymelidir.

Popularity: 1% [?]

İBRAHİM SARAÇOĞLU SOĞAN SUYU KÜRÜ

0

Prof.Dr. İbrahim SARAÇOĞLU’dan Polikistik over’e, erken menopoza ve miyomlara karşı KURU SOĞAN KÜRÜ


İki bardak klorsuz suyu (yaklaşık 250-300 ml) kaynatınız.

Orta boy yemeklik kuru soğanın en dış açık kahverengi ince kabuğunu soyduktan sonra dörde veya altıya bölüp kaynamakta olan suyun içerisine atınız. Ağzı kapalı olarak beş dakika kaynattıktan sonra ocaktan indirip ılımaya bırakınız. Ilıyınca, süzülür ve ılık olarak bir su bardağı öğle yemeğinden on dakika önce içilir. Aynı şekilde akşam yemeğinden önce tekrar taze olarak hazırlanıp on dakika önce içilir.

Bu küre onbeş gün devam edilir ve kür sonlandırılır.

Dikkat: Kırmızı veya mor soğan amaca uygun değildir. Uygulanacak olan soğan kürünün taze hazırlanması ve ılık olarak içilmesi şarttır. Soğuk olarak veya beklemiş haşlama suyu içilmemelidir. İbrahim SARAÇOĞLU’nun Diğer Kuru Soğan Kürleri

Popularity: 1% [?]

Page 4 of 67« First...23456...102030...Last »
sayaç
Go to Top