Bambu Blög
Sağlık
Gülsuyu ile Cilt Bakımı
24 Ağu
Güzel,taze ve capcanlı bir cilt istiyorsanız, ciltteki kırışıklıklar için doğal çözümler arıyorsanız, ya da cilt lekelerinden şikayetçi iseniz sizlere doğal önerimiz, gülsuyu. Gül suyu ciltte mucizeler yaracak bir çözüm. Cildinize taelik ve canlılık kazandırdığı gibi, ciltteki lekerin yok edilmes ve kırışıklıkların azaltılmasında da oldukça faydalı. Şimdi sırayla cilt lekeleri,kırışıklıklar ve göz altı morlukları için gül suyunun faydalarını görelim.
CİLT LEKELERİ İÇİN GÜL SUYU : Her gün yüzünüzü gül suyu ile temizlerseniz, cildinizdeki lekelerin zamanlakaybolduğunu göreceksiniz. Ayrıca kayısı yağı ve gül yağını karıştırıp, cildinize kullandığınız zaman, cildinjiz gün boyu zararlı etkilerden de korunmuş olacaktır.
CİLT KIRIŞIKLIKLARI İÇİN GÜL SUYU : Yaşınız ilerledi ve zamanla ciltte kırışıklıklar oluşmaya başladı diye sakın üzülmeyin. Çaresi var elbette. Gül suyu mucizesine tanık olun ve tarifimizi dikkatle okuyun.
GEREKLİ MALZEMELER :
* 2 yemek kaşığı kil,
* 1 çay kaşığı gül yağı
* , 1 çay kaşığı kayısı yağı,
* 1 çay kayığı avokado yağı,
* 1 çay kaşığı buğday yağı,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Kilin içine diğer malzemleri katarak çamur haline gelene kadar karıştırın. Elde eetiğiniz maskeyi, göz ve dudak çevresi hariç, tüm yüzünüze sürün ve 20 dakika bekletilip yıkayın. Daha sonra cildinizi gül suyu ile temizleyin
GÖZ ALTI MORLUKLARI İÇİN GÜL SUYU : Göz altlarını gül suyu ile temizlemek, göz altında oluşmuş yağ bezeleri, yorgunluk ve morlukların giderilmesine yardımcı oluyor.
ÖNEMLİ UYARI : Saf gül suyu kullanmayın. Cildinizde tahrişe neden olabilir.
Popularity: 6% [?]
Ramazan’da kilo almamak için öneriler
24 Ağu
Ramazan’da kilo almamak için öneriler
Genellikle herkesin kilo aldığı Ramazan’da bu sorundan kurtulmanın birinci yolu, iftar ve sahur arasındaki zamanı iyi değerlendirmekten geçiyor.
1- İftardan sonra öğün sayısını 4 veya 5′e yükseltin. Bunlar; sahur öğünü, iftar öğünü, iftardan 1 saat sonrasında bir ara öğün, yatmadan 1 saat önce yapılacak bir ara öğün şeklinde olmalıdır.
2- Posa gün içerisinde kan şekerini dengeler ve tok tutma özelliği vardır. Bu yüzden tükettiğiniz besinlerin posa miktarının yüksek olmasına dikkat edin. Örneğin;
Tam tahıllı, çavdar, yulaflı veya kepekli ekmekleri alın.
Makarna, pilav gibi besinler tüketecekseniz kepekli olanlarını tercih edin.
Sahurda ve iftarda bol miktarda yağsız salata tüketin.
Günlük en az 3-5 porsiyon meyve yiyin.
İftar menüsünde mutlaka az yağlı bir sebze yemeği olsun.
Kabuklu sebze ve meyveleri kabuğunu soymadan tüketin.
3- Açlık süresini aşağıya çekmek adına sahur öğününüzü mutlaka yapın. Sahurda süt, peynir, yumurta, zeytin, domates, salatalık, yeşillik, tam tahıllı ekmekten oluşan sağlıklı bir kahvaltı iyi bir seçenek olacaktır. Veya çorba, etli sebze yemeği, yoğurt ve tam tahıllı ekmekten oluşan bir menü de hazırlayabilirsiniz. Bu örnekler çoğaltılabilir. Miktarlar kişiye göre değişim gösterdiği için diyetisyen kontrolünde ayarlanmalıdır.
4- İftarı bir bardak su ve yanında bir 1-2 zeytin veya 1 hurma ile açtıktan sonra küçük bir kâse çorba içilip tercihen 15-20 dakika kadar yemeğe ara verilmelidir. Bu süreç içerisinde kişinin aşırı açlık hissi azalacak, yiyeceklere saldırma isteği ortadan kalkacaktır. 15-20 dakika sonra normal bir akşam yemeği yenebilir. Izgara et, köfte, tavuk, balık, kurubaklagil, sebze yemekleri, bol yeşillikli salata, tam tahıllı/çavdar ekmeği, yoğurt, ayran, cacık gibi besinleri içeren bir menü hazırlanmalıdır.
5- İftarda çok tuzlu, çok şekerli ve çok yağlı hazır besinler, sakatatlar (beyin, karaciğer vb.), salam, sucuk, sosis, kavurma gibi işlenmiş ve fazla miktarlarda doymuş yağ içeren besinlerden uzak durulmalıdır. Kızartma gibi sağlık açısından zararlı olan pişirme yöntemleri kullanılmamalı; yemeklerin haşlama, kendi buharında, fırında ya da ızgara şeklinde pişirilmesine özen gösterilmelidir.
6- İftar yemeğinin hemen arkasından meyve ve tatlı tüketmeyin. Bunları 1-2 saat sonra ara öğünlerde yiyebilirsiniz. Akşam ara öğünlerinde tüketeceğiniz meyve miktarına dikkat edin. 1-2 porsiyonu geçmesin. 1 avuç içine sığacak kadar meyve ortalama 1 porsiyondur.
7- İftardan ortalama 1,5 saat sonra bir ara öğün yapılabilir. Bu öğünde 1-2 porsiyon meyve veya 1 küçük kâse sütlü tatlı tercih edilebilir. Haftada 2 kez tatlı hakkınızı burada kullanabilirsiniz; ama diğer günler bu öğünün meyve olmasına dikkat edin. Ramazan ayının tatlısı olan güllaç oldukça sağlıklı bir seçim olacaktır. Meyveli tatlılar, sütlaç veya dondurma da sağlıklı alternatiflerdir. Ama tabii miktarına dikkat ederek!
8- Bu ara öğünden yine ortalama 1-1,5 saat sonra bir ara öğün daha yapılabilir. Yatmadan 1,5 saat önce olacak şekilde. Bu son ara öğünde meyve tüketilmesi önemlidir.
9- Oruç tutan kişi normalden çok daha fazla miktarda ve daha hızlı yemek yer. Bu noktaya dikkat edilmeli ve öğünler yavaş yenmelidir. Sağlıklı bir sindirim sistemi için besinler iyi çiğnenmelidir.
10- Su tüketimine dikkat. Sahurda, iftarda, iftar sonrasında yeterli miktarda (ortalama 1,5-2 lt.) su içilmelidir. Sıvı alımı diğer içecekler vb. sıvı besinlerin tüketimi ile birlikte artırılmalıdır. Çorbalar, taze meyve suları, ayran, şekersiz kompostolar vb.
Cildinizin şimdi daha çok neme ihtiyacı var
Yaz aylarının bu son günlerinde güneş ışınlarının zararlı etkilerine maruz kalmış cildimiz, Ramazan ayı ile birlikte yanlış beslenme ile daha da yıpranıp cansızlaşabilir. Güneş ışıkları, cildimizde kuruma, kalınlaşma ve matlaşmaya neden olur. Aslında temel bazı beslenme yanlışları yapılmadığında ve bakıma dikkat edildiğinde oruç ile cildimize bir anlamda detoks sağlayabiliriz. Bol su içilmeli, antioksidan gıda tüketmeli, lifli gıdaları soframızdan eksik etmemeliyiz. Su, canlı ve sağlıklı bir cilt için son derece önemlidir. Sonbaharın ilk günlerinde olduğumuz göz önünde bulundurulduğunda cildimizin nemlendirici ihtiyacı da artmaktadır. Cilt temizleme işleminde tahriş edecek ve kurumayı artıracak deterjan içeren temizleyiciler kullanılmamalıdır. En doğrusu bir uzmanın önereceği cilt tipimize uygun nemlendiricilerdir. Sadece yüz değil, eller, ayaklar ve tüm vücut doğru şekilde nemlendirilmelidir.
Diğer Konulara da Göz Atabilirsin
- 10 Ağustos 2010 — Tok tutan ve kilo aldırmayan ramazan menüsü (0)
- 03 Ağustos 2010 — Ramazan Diyeti Hem Oruç Tut Hem Kilo Ver (0)
Popularity: 7% [?]
Hormonlu yiyecekler nasıl anlaşılır ?
22 Ağu
Tarım ürünlerinin büyümelerini hızlandırarak verimi ve kazancı artırmak için bilinçsizce kullanılan ilaçlar, insan sağlığı açısından önemli bir risk oluşturuyor. Hormonlu yiyecekleri fark edin. Nasıl mı?
Hormonlu ürünleri doğallarından ayırmak için dış görünüşlerine dikkat etmek yeterli.
Meyve ve sebzelerin hormonlu olduğunu nasıl anlayabilirsiniz?
Domates: Domates kesildiğinde içi fazlaca boşsa, meyvenin ucunda sivri memeler ve anormal bir şekle sahipse hormonlu olduğundan şüphelenebilirsiniz. Ayrıca hormonlu domateslerde dik kesildiğinde ortasında beyaz ve sert bir tabaka görülür.
Salatalık: Şekilsiz, bir ucu kalın, bir ucu ince veya yan yana yapışık meyvelere dikkat edin. İçleri adeta sünger gibi, çekirdek evi de kof bir yapıya sahiptir. Yenildiği zaman tat vermez.
Biber: Aşırı büyük ve etli bir görünüme sahiptir. Çekirdek evi boş, etli kısımda domatesteki gibi beyaz ve sert bir doku hakimdir.
Patlıcan: Şekli bozuktur. Kenarında meme gibi şişlikler görülür. Yan yana yapışıktır. Etli kısmı sünger gibi kof olur.
Patates: Şekilsiz ve yumruları birbirine yapışıktır. Patateste aşırı gübre ve hormon kullanılırsa içinde kararmalar görülür.
Çilek: Aşırı büyük, çift yapışık ve içleri boştur.
Karpuz: Hormonlu karpuzların çekirdek evleri boştur. Yendiği zaman aşırı nişasta kokusu veri
Popularity: 11% [?]
Armut’un Sağlığımıza Yararları
21 Ağu
Armut’un Sağlığımıza Yararları
Armut Doğada yetişen ve sarı bir renge sahip olan meyve çeşididir.tüketmek doymak amacıyla tükettiğimiz bu meyvenin ne yararları
var ne yararları anlatamam.insanın en önemli metabolizması olan böbreklere faydasını hemen aşağıda bir kaç madde ile belirtelim.
-armut tüketildiği takdirde Böbreklerin düzenli çalışmasını sağlamakta ve böbreklere direnç vermekte.
-Böbrekte herhangi kum veya taşların rahat düşmesi kaybolmasını sağlarki birçok insanımız bunun için uğraşmakta.
-İdrar yollarınada yararlarından birtanesi idrarı boşaltır.
sesinizi duyar gibi oldum sanki.”vaybe bu armut neymiş ne faydaları varmış” diyorsunuz bencede öyle armutun sağlığımıza olan yararları
çok faydalıdır.armut bulabildiğimiz veya durumumuz iyi ise tüketebilirsek böbreklerimizin sağlığı için faydalı olur
Popularity: 7% [?]
STRESE KARŞI ÇORAP ÜRETTİLER
16 Ağu
Denizli’de bir tekstilci, insandaki stresi ve vücuttaki negatif enerjiyi alacak, gümüş lifli ‘stres çorabı’ üretti. İnsanları günlük hayatta yoğun olarak yaşadıkları stresten bir nebze de olsun kurtarmak için gümüş iplikle dokunmuş, stresten uzaklaştıran çorap üreten işadamı Ali Taşevli yaptığı açıklamada, bu çorabın sadece stresten uzaklaşmak isteyenlerin değil, ayağında mantar, egzama hastalıkları olanların da tercihi olacağını söyledi.
“İnsan vücudunda oluşan elektriği nasıl atabiliriz?” konusunda Ar-Ge çalışmaları başlattıklarını ifade eden işadamı Taşevli, g ümüş iyonlu çorapların insan vücudunda oluşan elektriği, stresini aldığını belirtti.
Taşevli Tekstil Genel Müdürü Ali Taşevli, insan vücudunda oluşan elektrostatik enerjiyi çekmesi için geliştirdikleri bu çoraplarla gün içerisindeki kullanılan elektrikli aletler ve pilli aletlerin yanında vücutta oluşan elektrostik enerjiyi insan vücudundan almayı amaçladıklarını kaydetti.
Gümüş iyonlu çorapların özellikle ayaktaki terlemeyi, vücutta olu şan yorgunluk ve stresi alması açısından çok önemli olduğuna dikkati çeken Taşevli, “Ayaktaki terlemeyi buharlaştırdığından dolayı, ayaktaki mantar oluşumunu engelliyor, kan dolaşımında rahatlama sağlıyor. Diyabet hastaları için ideal bir çözüm sunuyor” dedi.
Üretimi yapılan çorapların ağır koşullar altında ç alışan birçok insanın sağlığı açısından daha faydalı olduğuna inandıklarını vurgulayan Taşevli, bu çorapların polisin, kamu çalışanlarının, ağır koşullarda çalışan insanların daha sağlıklı koşullarda çalışmasını sağlayacağını düşündüklerini bildirdi.
Daha farklı üretimler gerçekleştirme konusunda düşüncelerinin olduğunu açıklayan Taşevli, şöyle konuştu: “(Daha farklı neler yapabiliriz?) düşüncesi aşamasında gümüş ipliğiyle tanıştık. Gümüş, topraklama etkisi yapıyor. Özellikle gün içerisinde insan vücudunda oluşan olumsuz tüm enerjiyi çekmesi için paratoner görevi yapıyor. Paratoner, nasıl olumsuz olan elektriği toprağa veriyorsa, gümüş çoraplar da oluşan bütün olumsuz enerjiyi kendinde hapsediyor. Fiyatlarımız afaki rakamlar değil, kullanılan gümüş ipliğin oranına göre değişiyor. Bir çorapta yüzde 2 ila yüzde 7 arasında kullanılan gümüş ortalama yüzde 80-90′lara çıkabilir. Bu tamamen ekonomiyle alakalı bir nokta. Küçüğünden yaşlısına herkes bunu kullanabilir.”
Gümüş iyonlu çoraplara halkın ilgisinin yoğun olduğunun altını çizen Taşevli, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsanlar stresli bulundukları ortamdan daha rahat kurtulabilmek için stres çoraplarını tercih ediyor. Çoraplara doktorlardan, kamu çalışanlarından, polislerden, askerlerden yoğun talep var. Ürettiğimiz çoraplarla insanların daha sağlıklı ayaklara kavuşacağına inanıyoruz. İnsan sağlığına katk ı sağlayacak, doğallığı daha ön plana çıkarmak için araştırmalarımız, Ar-Ge çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz. İleri ki aşamalarda farklı ipliklerden bir çok ürün elde etmeyi planlıyoruz.”

Popularity: 12% [?]
Kanserden korunmak için 30 YOL
6 Ağu
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tahminlerine göre her yıl dünya çapında 10 milyon hastaya kanser teşhisi konuyor.
Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre bu rakam, önlem alınmazsa 2020’de yüzde 50’lik artışla 15 milyonu bulacak. Pek çok kanser tipi durduk yerde veya bir gecede ortaya çıkmıyor ve büyük oranda öngörülebiliyor. Günlük yaşamınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik, riski gözle görünür oranda azaltabilir…
Lahana turşusu yiyin: Fermentasyon sürecinde kanser savaşçısı bileşenler ortaya çıkıyor.
Haşlanmış brokoli yiyin: Haşlayın çünkü araştırmaya göre brokoliyi mikrodalgaya koymak, kanserden koruyan bileşenlerin yüzde 97’sini yok ediyor.
Salatanıza Brezilya fıstığı koyun: Brezilya fıstığındaki selenyum, kanser hücrelerini öldürerek hücrelerin DNA’larını tamir etmelerine yardımcı oluyor.
Kalsiyum ve D vitamini alın: ABD’deki Dartmouth Tıp Okulu’nun araştırmasına göre bu bileşim, kolon kanserine yol açan kolon poliplerini azaltıyor.
Her şeye sarmısak koyun: Sarmısaktaki sülfür bileşikleri, bağışıklık sisteminin kansere karşı doğal savunmasını harekete geçiriyor.
Her sabah biraz kavun yiyin: Kavundaki karotenoidler akciğer kanseri riskini azaltıyor.
Kahvaltıya yarım bardak yabanmersini ekleyin: Yabanmersini bir numaralı antioksidan.
Enginar yemeye alışın: Enginardaki antioksidanlar cilt kanserini önlemeye yardımcı oluyor.
Mangal etini terbiyeleyin: Eti bolca marine etmek pişirirken ateşle direkt teması önleyerek kimyasalların oluşumunu azaltıyor.
Bol su için: Her gün sekiz bardak su içen erkeklerde mesane, kadınlarda kolon kanseri riski yarı yarıya azalıyor.
Yeşil çay için: Yeşil çaydaki EGCC adlı kimyasalın bugüne dek keşfedilmiş en güçlü kanser karşıtı bileşen olduğuna inanılıyor.
Bira için ama abartmayın: Bira, ülser ve mide kanserine yol açan helikobaktere karşı koruma sağlıyor. Ama günde iki taneden fazlası kanser riskini artırıyor.
Düzenli balık tüketin: Haftada en az dört kere balık yiyenlerde kan kanseri riski üçte bir oranında azalıyor.
Her sabah bir multivitamin: İdeal oranlarda vitamin ve mineralin bağışıklık sistemini güçlendirdiğine dair çok kanıt var.
Her gün 15 dakika güneşe çıkın: D vitamini eksikliği meme, kolon, prostat, yumurtalık ve mide kanseri riskini artırmanın yanı sıra osteoporoz, yüksek kan basıncı, MS gibi sorunlara yol açıyor.
İki saatte bir güneş kremi: Bir likör bardağının aldığı kadar güneş kremi dermatologlara göre kansere yol açan UV ışınlarından korunmak için yeterli miktar.
Kivi yiyin: Yüksek oranda C ve E vitamini, lutein ve bakır içeren kivi değerli bir antioksidan.
Kondom kullanın, tekeşli olun: Kadınlar ne kadar çok kişiyle cinsel ilişkiye girerse rahim ağzı kanserine yol açan HPV’yi (human papilloma virus) kapma oranı da o kadar yükseliyor.
Yüksek yağlı hayvansal proteinleri kesin: Et yerine balık veya tavuğu tercih edin. Tereyağı yerine zeytinyağı kullanın.
Üzümle beslenin: Şarapta bulunan kanserden koruyucu resveratrol üzümde bol miktarda var.
Salataya taze soğan koyun: Çiğ veya az pişmiş yenilmesi tavsiye edilen taze soğan prostat kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
Taze limonata için: Avustralyalı uzmanlara göre her gün biraz narenciye ağız, gırtlak ve mide kanseri riskini yarı yarıya azaltıyor.
Düzenli yürüyüş: Akşam yemekten sonra 30 dakika yürüyüş meme kanseri riskini azaltıyor.
Organik gıdalar: Organik olmayan gıdalardaki hormon ve tarım ilaçlarının hücrelere verdiği zarar, kansere yol açabiliyor.
Karahindiba yiyin: Çin’de yüzyıllardır kanser tedavisinde kullanılan bitki, A vitamini ve potasyum açısından inanılmaz zengin.
Kurutemizleme gerektirmeyen giysi seçin: İşlem sırasında kullanılan kimyasallar böbrek ve karaciğer kanserine yol açıyor.
Turşu yerine salatalık, somon füme yerine tazesi: Araştırmalar füme gıda ve turşuların kanserojen içerdiğini gösteriyor.
Cips veya kızarmış patates yerine haşlanmış patates: Kızaran gıdalarda oluşan kimyasal değişimler kansere davetiye çıkarıyor.
Sprey bronzlaştırıcıları tercih edin: Solaryumun aksine deri kanseri riskini artırdıklarına dair hiçbir bulgu yok.
Sosyal çevreyi genişletin: Arkadaşlarıyla tatminkâr ilişkisi olmayan erkeklerde prostat kanseri oranı yüksek.
Popularity: 5% [?]
Floridalı mikrobiyolog Dr. Christina Wo’nun yaptığı bir araştırmaya göre çay ağız hijyenini bozan zararlı bakterilerle savaşarak dişeti hastalıkları ve çürüğün oluşumunu azaltıyor.
Edirneli şekerlemeci Arif Meriç, oruç tutanlara özel kurabiye üretti.